elder - Turco Inglés Diccionario

elder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

elder — Definition

Significado:
yaşça büyük, ihtiyar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɛldər/ – BrE /ˈɛldə/)
Categoría gramatical:
Sıfat/İsim: elder (elders)
Sinónimo:
senior
Antónimos:
junior

Significados de "elder" en diccionario turco inglés : 31 resultado(s)

Inglés Turco
General
elder n. mürver
It is believed that the elder has an effect against evil forces.
Mürverin kötü güçlere karşı etkisi olduğuna inanılır.

More Sentences
elder n. yaşlı
The village elders will act as a referee to solve the conflict.
Anlaşmazlığın çözümünde köyün yaşlıları hakemlik yapacak.

More Sentences
elder n. ihtiyar
That elder died of hunger.
O ihtiyar açlıktan öldü.

More Sentences
elder adj. yaşça büyük
His elder sister died due to heart disease.
Yaşça büyük kız kardeşi kalp rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.

More Sentences
elder adj. ihtiyar
That elder died of hunger.
O ihtiyar açlıktan öldü.

More Sentences
elder adj. büyük
My elder daughter Magdalena is like an angel.
Büyük kızım Magdalena bir melek gibidir.

More Sentences
Botanic
elder n. mürver
It is believed that the elder has an effect against evil forces.
Mürverin kötü güçlere karşı etkisi olduğuna inanılır.

More Sentences
Religious
elder n. papaz
The elder of the church preached to the crowd.
Kilisenin papazı kalabalığa vaaz verdi.

More Sentences
General
elder n. kıdemli kimse
elder n. ata
elder n. yaşlı kimse
elder n. itibarlı kişi
elder n. yaşça büyük kimse
elder n. mürver ağacı
elder adj. kıdemli
elder adj. eski
elder adj. daha yaşlı
elder adj. (yaşça) büyük
elder adj. iki kişiden büyük olanı
Botanic
elder n. yivdin
elder n. beyaz çiçekleri ve böğürtlenimsi meyveleri olan çalı ve küçük ağaçlara verilen ad
Social Sciences
elder n. kabilede sözü geçen veya otoritesi olan yaşlı kimse
Religious
elder n. mormon kilisesi'nde yüksek papazlık
elder n. (protestanlıkta) öğretmenlik, çobanlık veya yönetimsel görevlere sahip, ruhban sınıfa ait olmayan memuriyet türü
elder n. piskopostan sonra gelen papaz
elder n. presbiter
elder n. tam yetkili metodist papaz
elder n. presbiteryan cemaati tarafından seçilmiş, ayinde hizmet etmek ve dini törende papaza yardımcı olmakla görevlendirilmiş kalıcı yetkili
elder n. mormon kilisesi'nde melkisetek rahibi unvanı almış kimse
Card
elder adj. mecburcu ile ilgili
elder adj. mecburcuya ait

Significados de "elder" con otros términos en diccionario inglés turco: 87 resultado(s)

Inglés Turco
General
elder brother n. ağabey
dwarf elder n. yaban mürveri
elder sister n. bacı
being an elder brother n. ağabeylik
elder in need of nursing n. bakıma muhtaç yaşlı
being an elder sister n. ablalık
elder in a community n. aksakal
elder sister n. abla
elder of the family n. ailenin büyüğü
family elder n. aile büyüğü
village elder n. köy ağası
elder statesman n. fikir danışılan çok deneyimli eski devlet adamı
elder stateswoman n. fikir danışılan çok deneyimli eski politikacı kadın
bastard elder n. sonradan evlenen ve meşru bir oğulları olan ebeveynlerin evlilikten önce doğan oğlu
surpass one's elder v. boynuz kulağı geçmek
Idioms
an elder statesman n. kıdemli kimse
an elder statesman n. fikir danışılan çok deneyimli eski devlet adamı
elder statesman n. fikir danışılan deneyimli eski çalışan
elder statesman n. bir alanda deneyimli ve başarılı kimse
an elder statesman n. tavsiyesine güvenilen deneyimli kimse
an elder statesman n. işine güvenilen/saygı duyulan deneyimli kimse
elder statesman n. artık çalışmayan fakat meslekte bilgisine/deneyimine başvurulan kimse
Speaking
she is my elder sister expr. o benim ablam
you are my elder expr. benim büyüğümsün
you are my elder expr. benim büyüğümsünüz
Trade/Economic
elder title n. daha üstün hukuki istihkak
Marine
elder brethren n. londra denizcilik dairesi'ndeki kıdemli üyelere verilen ad
Botanic
black elder n. siyah mürver ağacı
dwarf elder n. yaban mürveri
dwarf elder n. bodur mürver
black elder n. avrupa mürver ağacı
common elder n. avrupa mürver ağacı
european dwarf elder n. azı otu
european elder n. avrupa mürver ağacı
european dwarf elder n. bodur mürver
dwarf elder n. azı otu
california box elder (acer negundo californicum) n. abd'nin pasifik kıyılarında yetişen bir akçaağaç
european red elder n. avrasya'da yetişen bir çalı
red-berried elder (sambucus racemosa) n. avrasya'da yetişen bir çalı
european red elder n. kırmızı mürver
stinking elder n. kuzey amerika'da yetişen çalı veya küçük ağaç
red-berried elder (sambucus pubens) n. kuzey amerika'da yetişen çalı veya küçük ağaç
red-berried elder (sambucus racemosa) n. kırmızı mürver
american red elder n. kuzey amerika'da yetişen çalı veya küçük ağaç
yellow elder n. kedi tırmığı çalısı
sweet elder n. kuzey amerika'nın orta ve doğu kesimlerine özgü, mor-siyah renkli meyveleri şarap ve reçel yapımında kullanılan yaygın bir mürver ağacı
american elder (sambucus canadensis) n. kuzey amerika'nın orta ve doğu kesimlerine özgü, mor-siyah renkli meyveleri şarap ve reçel yapımında kullanılan yaygın bir mürver ağacı
prickly elder n. abd'nin doğusunda yetişen küçük yaprak döken bir ağaç
dwarf elder (aralia hispida) n. kuzey amerika'nın doğu ve orta kesimlerinde yetişen, siyah meyveleri ve tıbbi kullanıma sahip kabuğu olan tüylü bir ot
box elder n. abd'nin doğu ve orta kesimlerinde yaygın bir gölge ağacı
ground elder n. keçi ayağı
box elder n. asya akçaağacı
box elder n. dişbudak yapraklı akçaağaç
elder tree n. beyaz çiçekleri ve böğürtlenimsi meyveleri olan çalı ve küçük ağaçlara verilen ad
elder tree n. yivdin
elder tree n. mürver
prickly elder (aralia spinosa) n. abd'nin doğusunda yetişen dikenli bodur bir ağaç
box elder (acer negundo) n. orta ve doğu abd'de yaygın yetişen bir akçaağaç; dişbudak yapraklı akçaağaç
poison elder (rhus vernix) n. zehirli sumak
european elder n. siyah mürver
blue elder n. abd'ye özgü beyaz çiçekli bir çalı veya küçük ağaç
common elder n. siyah mürver
sweet elder n. amerikan mürveri
black elder n. siyah mürver
poison elder n. amerika'nın bataklık bölgelerine özgü, yakıcı bir yağ üreten, tüy yapraklı ve yeşil çiçekli bir çalı
marsh elder (iva frutescens) n. abd'nin tuzlu bataklıklarında yetişen çiçekli bir bitki
marsh elder (iva frutescens) n. bataklık mürveri
blue elder n. abd'ye özgü, beyaz çiçekli ve mavi yemişli bir çalı veya küçük ağaç
burweed marsh elder n. kuzey amerika'da görülen, uzun, tek yıllık bir bitki
dwarf elder n. kuzey amerika'nın doğu ve orta kesimlerinde yetişen tüylü bir ot
dwarf elder n. keçi ayağı
burweed marsh elder n. kuzey amerika'nın zengin nemli topraklarında yaygın görülen tek yıllık uzun bir bitki
pepper elder n. batı hint adası'nda biber familyasına ait çeşitli bitkilere verilen ad
rose elder n. kartopu çiçeği
rose elder n. gilaburu
Religious
ruling elder n. (protestanlık'ta) yönetimsel görevlere sahip olup ruhban sınıfının dışında bulunan kimselere verilen onursal unvan
ruling elder n. presbiteryen kilisesi kurulu üyesi
ruling elder n. presbiter
presiding elder n. (metodist kilisesi'nde) piskoposun belirli bir bölgedeki kilise ve vaizlerin gözetimi için görevlendirdiği papaz
Geography
glen elder n. kansas eyaletinde şehir
box elder n. güney dakota eyaletinde şehir
Card
elder hand n. mecburcu
Art
elder edda n. eski nors dilindeki şiirlerden oluşan bir koleksiyon
elder edda n. manzum edda
Star Wars
elder rakatan settlement n. mürver rakatan yerleşkesi
gardulla the elder's criminal empire n. yaşlı gardulla'nın suç imparatorluğu
the elder n. kadim