electro - Turco Inglés Diccionario

electro

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "electro" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
electro n. elektro
Electro mechanic barriers do not need maintenance in short term.
Elektro mekanik bariyerler kısa vadede bakım gerektirmez.

More Sentences
Technical
electro adj. elektriğe ait

Significados de "electro" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
electro-thermancy n. elektrotermansi
electro-thermancy n. elektrik akımının kondükter ısısı üzerindeki etkisini inceleyen elektrik bilimi dalı
electro magnetic compatibility directive n. elektro-manyetik uyumluluk yönergesi
electro-stereotype n. galvanize klişe
electro-stereotype n. elektrotip
electro-stereotype n. elektrikli klişe
Trade/Economic
electro cheque n. elektro çek
Politics
european electro-technical standardisation committee n. avrupa elektroteknik standardizasyon komitesi
european electro-technical standardization committee n. avrupa elektroteknik standardizasyon komitesi
committee for the adaptation to technical progress of legislation to remove technical barriers to trade in electro-medical equipment used in human or veterinary medicine n. tıpta ve veterinerlikte kullanılan elektro-medikal cihazların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin mevzuatın teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
Institutes
european electro-technical standardisation committee n. avrupa elektroteknik standardlar komitesi
Technical
electro slag remelting n. elektro cüruf ergitme
electro flux remelting n. elektro curuf ergitme
electro biology n. elektrobiyoloji
electro ballistics n. elektrobalistik
electro power steering n. elektrik motorlu hidrolik direksiyon sistemi
electro valve n. mıknatıs ventili
electro myogram n. elektromiyogram
electro-feeder n. elektrikli besleyici
electro-ultrafutration n. elektriksel incesüzme
electro-hydraulic governor n. elektrohidrolik regülatör
electro-ultrafutration n. elektroultrafıltrasyon
electro-hydraulic system n. elektrikli hidrolik sistem
electro-chemical consolidation n. elektro kimyasal konsolidasyon
electro-osmotic drainage n. elektro-osmoz ile drenaj
electro-optical transistor n. elektro-optik transistör
electro-acoustic transducer n. elektro akustik güç çevirici
electro-osmosis n. elektro-osmoz
electro-optical effect n. elektro-optik etki
electro-valve for fuel feed n. yakıt mıknatıs ventili
electro-deposited coating n. elektrikli bırakıntı
electro-hydraulic pump n. elektrohidrolik pompa
electro-extractor n. elektro çıkartıcı
electro-silverplating n. elektrikli gümüş kaplama
high-pressure electro-valve n. yüksek basınç mıknatıs ventili
electro discharge machining n. elektro erozyonla işleme
electro optics n. elektro optik
electro-acoustical characteristics n. elektroakustik karakteristikler
electro-optical modulation n. elektrikli-optik kiplenim
electro-discharge texturing n. elektrik boşaltımlı dokulandırması
electro-osmosis n. elektrikli geçişim
electro extraction n. elektrikli özütleme
electro-osmotic pumping n. elektrikli geçişimsel pompalama
electro- percussion welding n. elektrikli çarpmalı kaynaklama
electro-osmotic flow n. elektrikli geçişimsel akış
electro-cast refractory n. elektrikli döküm refrakteri
electro forming n. elektrikli biçimleme
electro winning n. elektrikli özütleme
fluoboric acid electro brightening n. floborik asitle elektrikli parlaklaştırma
assessing fire hazard of electro technical products n. elektroteknik ürünlerin yangın tehlikesinin değerlendirilmesi
electro-sensitive protective equipment n. elektriğe duyarlı koruyucu donanım
industrial electro-heating installation n. elektrikle endüstriyel ısıtma tesisatı
electro discharge machine n. elektro deşarj makinesi
electro-sensitive protective equipment n. elektro duyarlı koruyucu donanım
electro-optical x-ray image intensifier n. elektro-optik x-ışını görüntü netleştiricisi
electro-optical x-ray image intensifier n. elektrikli -x ışın görüntü şiddetlendirici
electro-optical devices n. elektrooptik cihazları
electro-hydraulic drive n. elektrohidrolik tahrik düzeneği
electro-hydraulic turbine governing system n. elektrohidrolik türbin reglaj sistemi
electro-hydraulic actuator n. elektrohidrolik tahrik düzeneği
electro-hydraulic positioner drive n. elektrohidrolik ayar düzeneği
electro-chemically machined blade n. elektrokimyasal olarak işlenmiş kanat
electro-hydraulic converter n. elektrohidrolik konvertör
hand-operated electro-static spray gun n. elektrostatik püskürtme tabancası
electro-magnetism n. elektromanyetik kuvvet
electro-kinetics n. elektrokinetik
electro-gilding n. elektrik akımıyla bakır, demir vb. kaplama sanatı
electro-metallurgy n. elektrometalurji
electro-magnetism n. elektromanyetizma
electro-pneumatic adj. elektro-pnömatik
electro-plated adj. elektrikli kaplanmış
electro-osmotic adj. elektrikli geçişimsel
electro-metric adj. elektrometrik
electro-metric adj. elektrometriye ait
electro-metric adj. elektrometri ile ilgili
electro-gilt adj. elektrik akımıyla kaplanmış
electro-metric adj. elektrometre ile yapılmış
Informatics
electro-optic adj. elektrooptik
Telecom
electro-static discharge n. elektrostatik boşalma
electro-optic detector n. elektro-optik algılayıcı
electro-telegraphy n. elektrikli telgrafçılık
electro-telegraphic adj. elektro-telgrafa ilişkin
electro-telegraphic adj. elektrikli telgraf ile ilgili
Electric
electro kinetic energy n. elektrokinetik enerji
electro refining n. elektrolitik arıtma
electro-acoustics n. elektro-akustik
electro-optical transistor n. elektro-optik transistor
electro-lifting magnet n. elektromıknatıslı vinç
electro-acoustical characteristic n. elektroakustik karakteristik
electric and electro-hydraulic steering gear n. elektrikli ve elektrohidrolik dümen donanımı
european committee for electro-technical standardization n. avrupa elektro-teknik standardizasyon komitesi
electro-motive force n. elektromotiv kuvvet
electro-optic ceramics n. elektriksel optik seramikleri
electro-optic materials n. elektriksel optik gereçleri
electro-magnetic theory of light n. elektromanyetik teori
electro-magnetic engine n. elektromanyetik motor
electro-motion n. elektrikle meydana gelen mekanik hareket
electro-dynamics n. elektrodinamik
electro-magnetic induction n. elektromanyetik endüksiyon
electro-motion n. galvanik devrede bir metalden diğerine elektrik geçişi
electro-magnetic n. elektromanyetik teori
electro-dynamics n. elektrik akımlarının özellikleriyle ilgilenen bilim dalı
electro-magnet n. elektromagnet
electro-dynamic induction n. elektrodinamik endüksiyon
electro-magnet n. elektromıknatıs
electro-static induction n. duruk yük endüksiyonu
electro-static induction n. elektrostatik endüksiyon
electro-mechanical adj. elektromekanik
electro-magnetic adj. elektromanyetizma ile ilgili
electro-motive adj. elektriksel etkinliğe yol açan
electro-motive adj. elektrikle mekanik hareket üreten
electro-dynamic adj. elektrik kuvvetine bağlı
electro-magnetic adj. elektromanyetizmaya ait
electro- pref. elektro-
Construction
electro mechanic compression n. elektro mekanik basınç test cihazı
Lighting
electro-luminescent n. elektro-ışılışıyıcı
Automotive
electro galvanizing n. elektrolizli galvaniz kaplama
electro-magnetic interference n. elektro manyetik karışım
electro picker n. elektromaymuncuk
Transportation
electro mobility n. elektrikli ulaşım
Aeronautic
electro-chemical machining n. elektro-kimyasal işleme
electro-decantation n. elektroliz yoluyla şekillendirme
electro-forming n. elektriksel şekillendirme
electro-gas welding n. elektro gaz kaynağı
Medical
electro diagnosis n. elektrodiyagnoz
electro-osmotic flow n. elektro-ozmotik akış
electro-endoosmotic flow n. elektro-endoozmotik akış
electro-osmotic mobility n. elektro-ozmotik hareketlilik
electro-osmotic velocity n. elektro-ozmotik hız
electro-surgical apparatus n. elektrikli cerrahi aletler
electro-puncture n. elektropunktur
electro-puncturation n. elektropunktur
electro-puncturation n. elektro-akupunktur
electro-therapeutics n. elektroterapi
electro-puncture n. elektro-akupunktur
electro-puncture n. akupunktur noktalarına batırılan iğnelere elektrik akımı verilerek yapılan işlemin adı
Physiology
electro-vitalism n. elektro-canlıcılık
electro-physiology n. elektrofizyoloji
electro muscular adj. elektromüsküler
electro-muscular adj. elektromüsküler
electro-muscular adj. elektrik verilen kasların kasılması ile ilgili
electro-physiological adj. elektrofizyolojik
Printing
electro-etching n. elektrikle metal oyma yöntemi
electro-etching n. elektrikli dağlama
electro-engraving n. elektrikle gravür yapma sanatı
electro-tint n. galvanik elektrikle rölyef oyma tekniği
Physics
electro-ultrafiltration n. elektriksel incesüzme
electro-ultrafiltration n. elektroultrafiltrasyon
electro-dynamometer n. elektrodinamometre
electro-capillarity n. elektrokapilarite