envies - Turco Inglés Diccionario

envies

envies — Definition

Significado:
kıskançlık, haset, imrenmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɛnvi/ – BrE /ˈenvi/)
Categoría gramatical:
İsim: envy (uncountable); Fiil: envy (envies – envied – envying)
Sinónimo:
jealousy, begrudge
Antónimos:
contentment, admiration

Significados de "envies" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
envy n. kıskançlık
Envy and disparagement are the enemy of success and of a successful enterprise economy.
Kıskançlık ve küçümseme, başarının ve başarılı bir girişim ekonomisinin düşmanıdır.

More Sentences
envy v. imrenmek
She has always envied my good luck.
O her zaman bendeki şansa imrenmiştir.

More Sentences
General
envy n. kıskançlık
Envy and disparagement are the enemy of success and of a successful enterprise economy.
Kıskançlık ve küçümseme, başarının ve başarılı bir girişim ekonomisinin düşmanıdır.

More Sentences
envy n. gıpta
She stared with envy at Jane's new car.
Jane'in yeni arabasına gıpta ile baktı.

More Sentences
envy v. haset etmek
Don't envy others for their good luck.
Bahtları açık diye başkalarına haset etmeyiniz.

More Sentences
envy v. kıskanmak
I do not envy you your travel schedule.
Seyahat programınızı kıskanmıyorum.

More Sentences
envy n. imrenme
envy n. haset
envy n. çekememezlik
envy n. günü
envy n. hasetlik
envy n. gıpta edilen şey
envy n. imren
envy n. imrenti
envy n. çekemezlik
envy n. kıskanılan şey
envy v. hasetlenmek
envy v. gözü kalmak
envy v. gıpta etmek
envy v. çekememek
Colloquial
envy v. günümek

Significados de "envies" con otros términos en diccionario inglés turco: 45 resultado(s)

Inglés Turco
General
penis envy n. penis hasedi
envy [obsolete] n. art niyet
envy [obsolete] n. husumet
envy [obsolete] n. garez
envy [obsolete] n. kötü niyet
make green with envy v. imrendirmek
make green with envy v. düşman çatlatmak
envy someone for something v. birine bir konuda imrenmek
envy [obsolete] v. kıskançlığa maruz kalmak
envy [obsolete] v. kıskançlıktan etkilenmek
green with Envy v. kıskançlıktan çatlamak
Phrasals
envy (one) for (something) v. (birini bir şey) yüzünden kıskanmak
envy someone for someone or something v. birine biri/bir şey yüzünden gıpta etmek
envy (one) for (something) v. (birinin bir şeyine) imrenmek/gıpta etmek
envy for v. -i kıskanmak
envy someone for someone or something v. birine biri/bir şey yüzünden imrenmek
envy (one) for (something) v. (birinin bir şeyini) kıskanmak
envy someone for someone or something v. birini biri/bir şey yüzünden kıskanmak
envy for v. yüzünden kıskanmak
envy for v. -e imrenmek/gıpta etmek
envy (one) for (something) v. (birine bir şey) yüzünden imrenmek
envy for v. yüzünden imrenmek/gıpta etmek
envy (one) for (something) v. (birine bir şey) yüzünden gıpta etmek
Proverb
envy is the sincerest form of flattery kıskançlık en samimi övgüdür
Colloquial
be green with envy v. kıskançlıktan çatlamak
be green with envy v. gıpta etmek
be green with envy v. hasetten çatlamak
be green with envy v. çok kıskanmak
be green with envy v. aşırı derecede kıskanmak
green with envy v. kıskançlıktan çatlayacak gibi olmak
be the envy of (someone or something) v. (birinin, mahallenin, şehrin) kıskançlığına maruz kalmak
be the envy of (someone or something) v. (birinin, mahallenin, şehrin) kıskandığı kişi olmak
green with envy adj. kıskançlıktan çatlamış
I don't envy you expr. yerinde olmak istemem
I don't envy you expr. yerinde olmak istemezdim
Idioms
turn green with envy v. kıskançlıktan çatlamak
be green with envy v. kıskançlıktan çatlamak
be the envy of somebody/something v. gıpta edilen biri/bir şey olmak
be the envy of somebody/something v. kıskanılan biri/bir şey olmak
be the envy of somebody/something v. imrenilen biri/bir şey olmak
green with envy adj. kıskançlıktan kuduran
green with envy adj. hasedinden çatlayan
Speaking
I envy you for it expr. bunun için sana imreniyorum
Psychology
penis envy n. penise imrenme
penis envy n. kadında dile getirilemeyen erkek olma isteği