expertises - Turco Inglés Diccionario

expertises

expertises — Definition

Significado:
uzmanlık, yetkinlik, ihtisas
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌɛkspɝːˈtiːz/ – BrE /ˌekspɜːˈtiːz/)
Categoría gramatical:
İsim: expertise (uncountable)

Significados de "expertises" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
expertise n. uzmanlık
What James is bringing to the team is technical expertise.
James'in ekibe getirdiği şey teknik uzmanlık.

More Sentences
Politics
expertise n. uzmanlık
What James is bringing to the team is technical expertise.
James'in ekibe getirdiği şey teknik uzmanlık.

More Sentences
General
expertise n. ustalık
expertise n. belirli bir alandaki bilgi
expertise n. ekspertiz raporu
expertise n. bilirkişi
expertise n. bilgi (belirli bir alandaki)
expertise n. ehliyet
expertise n. uzluk
expertise n. ihtisas
expertise n. bilirkişilik
expertise n. bilirkişi incelemesi
expertise n. belirli bir konu ya da dalda uzmanlık bilgisi
expertise n. ekspertiz
expertise n. bilirkişi raporu
expertise n. bilirkişi görüşü
expertise n. yetenek ve deneyim
expertise n. meleke
expertise n. hüner
expertise v. uzman görüşü sunmak
expertise N. yetkinlik
Trade/Economic
expertise n. bilirkişi raporu
expertise n. ekspertiz

Significados de "expertises" con otros términos en diccionario inglés turco: 35 resultado(s)

Inglés Turco
General
expertise field n. ihtisas konusu
expertise area n. ihtisas konusu
area of expertise n. uzmanlık alanı
requiring expertise n. uzmanlık gerektirme
area of expertise n. uzlanım alanı
area of expertise n. uzlanım dalı
horticultural expertise n. bahçıvanlık bilgisi/uzmanlığı
domain expertise n. alan uzmanlığı
area of expertise n. uzmanlık alanı
require expertise v. uzmanlık gerektirmek
require expertise v. uzmanlık istemek
need expertise v. uzmanlık istemek
gain expertise v. uzmanlık kazanmak
need expertise v. uzmanlık gerektirmek
require expertise v. ustalık gerektirmek
doesn't come within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmemek
come within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmek
fall within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmek
doesn't fall within one's area of expertise v. uzmanlık alanına girmemek
Speaking
this matter doesn't come within my area of expertise expr. bu konu benim uzmanlık alanıma girmiyor
this matter doesn't fall within my area of expertise expr. bu konu benim uzmanlık alanıma girmiyor
it's my area of expertise expr. benim uzmanlık alanımdır
Trade/Economic
standard for professional training and expertise n. mesleki eğitim ve uzmanlık standardı
metrological expertise n. metroloji bilirkişiliği
metrological expertise certificate n. metrolojik bilirkişi belgesi
certificate of expertise n. uzmanlık belgesi
investment expertise n. yatırım uzmanlığı
cross-industry expertise n. sektörler arası uzmanlık
lack of in-house expertise n. şirket içi uzmanlığın eksikliği
Politics
areas of core expertise n. temel uzmanlık alanları
expertise commission n. ihtisas komisyonu
civil defence expertise n. sivil savunma uzmanlığı
Insurance
underwriting expertise n. sigorta uzmanlığı
underwriting expertise n. sigorta/aracılık eksperliği
Education
expertise in teaching n. eğitimde uzmanlık