finds - Turco Inglés Diccionario

finds

Significados de "finds" con otros términos en diccionario inglés turco: 38 resultado(s)

Inglés Turco
General
person who finds excuses n. bahaneci
Phrases
I hope this email finds you well expr. e-postamı aldığınızda sağlık ve afiyette olacağınızı umarım
I hope this email finds you well expr. umarım bu e-posta size ulaştığında sağlık ve esenlik içindesinizdir
I hope this email finds you well expr. umarım iyisinizdir
i hope this email finds you well expr. umarım her şey yolundadır
when the devil walks the earth and finds his first love evil shall be released expr. şeytan dünyaya gelip ilk aşkını bulduğunda kötülük serbest kalacak
Proverb
the devil finds works for idle hands boş duranın ayağına şeytan takılır
the devil finds work for idle hands boş durana şeytan iş bulur
he who earnestly seeks good finds favor iyilik yapan iyilik bulur
he who earnestly seeks good finds favor iyilik yap iyilik bul
devil finds work for idle hands to do boş durana şeytan güler
even a blind hog finds an acorn every now and then bozuk/durmuş saat bile günde iki defa/kere doğruyu gösterir
even a blind squirrel finds a nut once in a while bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir
Colloquial
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase expr. antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase expr. antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase expr. antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase expr. antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
life finds a way expr. hayat bir yolunu buluyor
life finds a way expr. yaşam bir şekilde gelişiyor
Idioms
speak as (one) finds v. ağzına geldiği gibi konuşmak
take (someone) as (one) finds them v. birini olduğu gibi kabul etmek
speak as (one) finds v. kaba veya patavatsız denecek kadar açık/samimi/dürüstçe konuşmak
take (someone) as (one) finds them v. (birini) olduğu gibi kabul etmek
speak as (one) finds v. dürüstçe konuşmak
take (someone) as (one) finds them v. (birini) nasılsa öyle kabul etmek
speak as (one) finds v. dobra dobra konuşmak
speak as (one) finds v. çekinmeden söylemek
speak as (one) finds v. şeffaf iletişim kurmak
take (someone) as (one) finds them v. (birini) sorgusuz sualsiz kabul etmek
speak as (one) finds v. şeffaf olmak
take (someone) as (one) finds them v. (birini) hatalarını/tuhaflıklarını eleştirmeden kabul etmek
speak as (one) finds v. içi dışında olmak
speak as (one) finds v. açık yüreklilikle konuşmak
speak as (one) finds v. olduğu gibi konuşmak
take (someone) as (one) finds them v. (birini) yargılamadan kabul etmek
speak as (one) finds v. içi dışı bir olmak
the devil finds works for idle hands expr. boş duranın ayağına şeytan takılır
Speaking
he that seeks finds expr. arayan mevlasını da bulur, belasını da