frantic - Turco Inglés Diccionario

frantic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

frantic — Definition

Significado:
çılgınca, panik hâlinde
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfræntɪk/ – BrE /ˈfræntɪk/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
desperate
Antónimos:
calm

Significados de "frantic" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
General
frantic adj. çılgınca
I had a frantic rush to finish the project in time.
Projeyi zamanında bitirmek konusunda çılgınca bir telaş yaşadım.

More Sentences
frantic adj. çıldırmış
I know Tom is frantic.
Tom'un çıldırdığını biliyorum.

More Sentences
frantic adj. çılgın
I got frantic as you didn't call me.
Beni aramadığın için çılgına döndüm.

More Sentences
frantic adj. çılgına dönmüş
When the hunters come, the monkey becomes frantic but cannot get away.
Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama kaçamaz.

More Sentences
frantic adj. ümitsiz
frantic adj. zıvanadan çıkmış
frantic adj. aşırı heyecanlanmış
frantic adj. öfkeli
frantic adj. çılgınca heyecanlanmış
frantic adj. çok acele ve telaşlı
frantic adj. hummalı
frantic adj. boşuna
frantic adj. panik hâlinde

Significados de "frantic" con otros términos en diccionario inglés turco: 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
be frantic with sorrow v. dövünmek
be frantic while waiting for something v. dokuz doğurmak