fruits - Turco Inglés Diccionario

fruits

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "fruits" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
fruits n. meyveler
Such foods include dried fruits, cereals, chicken, offal, egg white and gum arabic.
Bu gıdalar arasında kurutulmuş meyveler, tahıllar, tavuk, sakatat, yumurta akı ve arap zamkı yer almaktadır.

More Sentences
Law
fruits n. ürünler
And it came to pass after many days, that Cain offered, of the fruits of the earth, gifts to the Lord.
Aradan günler geçtikten sonra, Kabil Rabbe yeryüzünün ürünlerinden armağanlar sundu.

More Sentences

Significados de "fruits" con otros términos en diccionario inglés turco: 79 resultado(s)

Inglés Turco
General
string of fruits n. hevenk
standardization of dry and dried fruits n. kuru ve kurutulmuş meyvelerin standardizasyonu
first fruits n. semere
dried fruits n. kuruyemiş
citrus fruits n. turunçgiller
dried fruits n. kuru yemiş
fruits of the season n. mevsim meyveleri
dried fruits and vegetables n. kurutulmuş meyve ve sebzeler
all fruits n. tüm meyveler
exotic fruits n. egzotik meyveler
tropical fruits n. tropikal meyveler
reap the fruits of victory v. zafer meyvelerini toplamak
consume fruits and vegetables v. meyve ve sebze tüketmek
sell vegetables and fruits v. meyve sebze satmak
Proverb
deeds are fruits, words are leaves lafla peynir gemisi yürümez
deeds are fruits, words are leaves ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz
Idioms
fruits of one's labors n. emeklerinin meyveleri
fruits of one's labors n. çalışmasının meyveleri
the bitter fruits n. acı sonuçlar
the bitter fruits n. nahoş sonuçlar
the bitter fruits n. kötü sonuçlar
fruits of one's labor(s) n. emeklerinin meyvesi
the fruits of (something) n. (bir şeyin) meyveleri
the fruits of (something) n. bir faaliyet/çaba sonucu ortaya çıkan ürünler/meyveler
the fruits of (something) n. (bir şeyin) beklenen/istenen ürünleri veya sonuçları
the fruits of (something) n. bir çabanın sonuçları/meyveleri
fruits of labor n. emeklerinin meyvesi
fruits of labor n. emeğin karşılığı
the fruits of (one's) labor n. (birinin) çalışmasının meyveleri
the fruits of (one's) labor n. emeğinin meyveleri/karşılığı
receive the fruits of one's labor v. yaptığı işin meyvesini almak
receive the fruits of one's labor v. yaptıklarının meyvesini almak
have the fruits of one's labor v. yaptıklarının meyvesini almak
have the fruits of one's labor v. yaptığı işin meyvesini almak
reap the fruits of v. meyvesini toplamak
reap the fruits of v. semeresini görmek
reap the fruits of v. meyvesini toplamak
reap the fruits of v. yaptıklarının sonuçlarına katlanmak
reap the fruits of v. ektiğini biçmek
Speaking
I love eating fruits expr. meyve yemeyi severim
I like eating fruits expr. meyve yemeyi severim
Trade/Economic
first fruits n. ilk sonuçlar
first fruits n. ilk ürün
first fruits n. semere
canned fruits and vegetables industry n. meyve ve sebze konserve endüstrisi
wholesale markets for fresh fruits and vegetables n. yaş meyve ve sebze toptancı halleri
first fruits n. yılın ilk maaşı
first fruits n. yılın ilk getirisi
Law
civil fruits n. medeni semereler
fruits of a crime n. haksız biçimde kazanılan şeyler
fruits of a crime n. suç işleyerek elde edilmiş şeyler
civil fruits n. hukuki ürünler
natural fruits n. doğal ürünler
other fruits n. diğer verimler
Politics
assorted fruits n. meyve çeşitleri
Technical
citrus fruits n. narenciye
Medical
cellulose-rich fruits and vegetables n. sellüloz yönünden zengin meyve ve sebzeler
Food Engineering
berry fruits n. üzümsü meyveler
Gastronomy
assorted fruits n. çeşitli meyveler
assorted fruits n. karışık meyve
fresh fruits n. taze meyve
noah’s pudding, wheat pudding with dried nuts and fruits n. aşure
dried fruits and nuts n. yemiş
seller of dried nuts and fruits n. kuruyemişçi
fruits in season n. mevsim meyveleri
stewed fruits n. komposto
dried nuts and fruits n. kuruyemiş
mixed fruits n. karışık meyve
concentrated fruits and vegetables n. meyve ve sebze konsantreleri
Botanic
small fruits n. bodur bitkilerin verdiği yenebilir meyve
Agriculture
citrus fruits n. turunçgil meyveleri
first fruits n. alınan ilk ürün
stone fruits n. sert çekirdekli meyveler
pome fruits n. yumuşak çekirdekliler
fruits of the sweet cherry n. kiraz ağacı meyveleri
first fruits n. turfanda
Religious
first fruits n. sezonun ilk meyve hasadı
first fruits n. sezonun ilk meyveleri
first fruits n. tanrıya sunulan meyveler