futbol - Turco Inglés Diccionario

futbol

Significados de "futbol" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
futbol soccer n.
Soccer is quite popular in England.
Futbol, İngiltere'de oldukça popülerdir.

More Sentences
futbol football n.
I enjoy playing football with my friends on weekends.
Hafta sonları arkadaşlarımla futbol oynamayı seviyorum.

More Sentences
General
futbol football game n.
The football game is now being broadcast.
Futbol maçı şu anda yayınlanıyor.

More Sentences
futbol association football n.
The history of American football can be traced to early versions of rugby football and association football.
Amerikan futbolunun tarihi, rugby futbolu ve dernek futbolunun ilk versiyonlarına kadar izlenebilir.

More Sentences
Football
futbol football n.
I enjoy playing football with my friends on weekends.
Hafta sonları arkadaşlarımla futbol oynamayı seviyorum.

More Sentences
Slang
futbol footy n.
This topic gives you the exact meaning of the most popular footy bets.
Bu konu size en popüler futbol bahislerinin tam anlamını verir.

More Sentences
British Slang
futbol footy n.
This topic gives you the exact meaning of the most popular footy bets.
Bu konu size en popüler futbol bahislerinin tam anlamını verir.

More Sentences
General
futbol footer n.
Slang
futbol footie n.
British Slang
futbol fitba (scottish) n.
futbol togger n.

Significados de "futbol" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
futbol takımı football team n.
futbol skoru football score n.
futbol karşılaşması football match n.
futbol hastası a soccer freak n.
futbol oyunu football play n.
futbol korner vuruşu corner kick n.
futbol alanı football field n.
futbol sahası football field n.
futbol sahası football ground n.
futbol ligi football league n.
futbol korner corner n.
futbol sezonu football season n.
futbol maçı football match n.
futbol topu soccer ball n.
futbol takımı soccer team n.
futbol antrenmanı soccer practice n.
çocuklar için futbol soccer for children n.
futbol topu football n.
futbol stadyumu football stadium n.
futbol alanı football ground n.
futbol camiası soccer world n.
futbol dünyası soccer world n.
futbol becerileri footballing skills n.
(futbol) başlama vuruşu kickoff n.
futbol heyecanı soccer fever n.
futbol heyecanı football excitement n.
futbol heyecanı soccer excitement n.
futbol terörü football terror n.
futbol maçları football matches n.
futbol maçları soccer matches n.
futbol yıldızı football star n.
futbol sever football lover n.
futbol sever soccer lover n.
türk futbol tarihi turkish football history n.
türk futbol tarihi history of turkish football n.
(futbol) başlama vuruşu kick-off n.
futbol menajeri football manager n.
futbol haberleri soccer news n.
futbol haberleri football news n.
futbol tişörtü football shirt n.
futbol taraftarı soccer fan n.
futbol severler soccer fans n.
futbol taraftarları football fans n.
futbol taraftarları soccer fans n.
futbol severler football fans n.
futbol kalesi goal post n.
kitap cildi, futbol topu, ayakkabı vb. bağlayan işçi lacer n.
futbol taraftarı gridder n.
(futbol) topa hakim oyuncunun yatay yönde ilerlediği oyun alanı slope n.
(ingiliz futbol takımlarında) seçme kurulu üyesi selector n.
(futbol takımı) crystal palace palace n.
futbol sahasının uç bölgesi pay dirt n.
(futbol) tekme atmak boot v.
(futbol) maça başlamak kick off v.
futbol oynamak play soccer v.
futbol oynamak play football v.
futbol maçı yapmak play a football/soccer match v.
futbol maçı izlemek watch a football match v.
futbol maçı izlemek watch a soccer match v.
futbol maçı football game v.
(futbol veya buz hokeyinde) pas atmak pass v.
(futbol takımlarında) united united adj.
Phrasals
geri pas vermek (futbol ve ragbide) lay back v.
Proverb
(futbol maçında) ikinci yarıda her şey değişebilir football's a game of two halves
Colloquial
futbol delisi soccer-crazy n.
fantezi/kurmaca futbol fantasy football n.
futbol topu oval n.
lig sıralamasında benzer durumdaki iki takım arasında gerçekleştirilen futbol maçı six-pointer n.
futbol veya hokeyde son saniyelerde kaleciyi de atağa dahil etmek pull the goalie v.
tenis, futbol vb. delisi olmak be nutty about (someone or something) v.
tenis, futbol vb. hastası olmak be nutty about (someone or something) v.
(futbol) uzun atış yapmak hoof v.
(futbol) topa vurmak hoof v.
fanatik olmayan (futbol seyircisi) prawn-sandwich adj.
davet üzerine maça giden (futbol seyircisi) prawn-sandwich adj.
(futbol) premier lig prem pron.
Idioms
ekran başında oturup tuttuğu futbol takımını eleştiren taraftar armchair quarterback [uk] n.
oturduğu yerden tuttuğu futbol takımını eleştiren taraftar armchair quarterback [uk] n.
ekran başından/oturduğu yerden futbol takımını yöneten taraftar armchair quarterback [uk] n.
(bir futbol takımı vb) oyun kalitesini geliştirmek raise one's game v.
(basketbol, futbol) kolay sayı kazanmak için rakip sahada topu beklemek cherry-pick v.
(futbol) maçın devreleri bambaşka karakterde oynanmak be a game of two halves v.
(futbol) takımların bir devrede iyi diğerinde kötü oynadığı maç olmak be a game of two halves v.
tenis, futbol vb. hastası olmak be mad about (someone or something) v.
tenis, futbol vb. delisi olmak be mad about (someone or something) v.
(basketbol, futbol) sayıya/gole yaklaşmak advance the ball v.
(basketbol, futbol) topu sürmek advance the ball v.
(basketbol, futbol) topu potaya, kaleye yaklaştırmak advance the ball v.
(basketbol, futbol) topu sürmek advance the ball v.
(basketbol, futbol) sayıya/gole yaklaşmak advance the ball v.
(basketbol, futbol) topu potaya, kaleye yaklaştırmak advance the ball v.
oyunda (futbol gibi ayakla oynanan oyunlarda) çok kötü/berbat wouldn't get a kick in a horsebox expr.
Speaking
ben futbol oynamayı severim I love playing soccer expr.
ben futbol oynamayı severim I like playing soccer expr.
ikimizin de futbol seviyor olmamız çok hoşuma gitti I just like the fact that we both share a love for soccer expr.
futbol oynamaya ne dersin? how about playing football? expr.
hangi futbol takımını tutuyorsun? what football/soccer team do you support? expr.
kimse futbol konusunda onunla ölçüşemez no one rivals him in soccer expr.
her hafta sonu futbol oynarız we play football every weekend expr.
dün futbol oynadım I played football yesterday expr.
iyi futbol oynarım I am good at playing football expr.
futbol oynamakta iyiyim I am good at playing football expr.
futbol oynamada iyiyim I am good at playing football expr.
Hobilerim arasında kitap okumak müzik dinlemek ve futbol oynamak var my hobbies include reading, listening to music and playing soccer expr.
okuldan önce asla futbol oynamam I never play football before school expr.
Trade/Economic
futbol transferi football transfer n.
Politics
sportif karşılaşmalarda ve özellikle futbol maçlarında seyircilerin şiddet gösterilerine ve taşkınlıklarına dair avrupa sözleşmesi european convention on spectator violence and misbehaviour at sports events and in particular at football matches n.
Institutes
türkiye futbol federasyonu turkish football federation n.
avrupa futbol federasyonları birliği united european football association n.
Media
(gazete) futbol maç sonucu içeren classified [uk] adj.
Medical
futbol yaralanmaları football injuries n.
Botanic
grimsi yeşil futbol topu şeklinde pürüzlü kabuklu büyük meyveler veren çeşitli balkabaklarına verilen ad hubbard squash n.
Education
(kolej ve liselerde) futbol maçı, geçit töreni ve mezuniyet kraliçesinin taç giyme töreninden oluşan bir gelenek homecoming [us] n.
Sport
futbol camiası football world n.
futbol camiası football community n.
futbol camiası soccer community n.
futbol kuralları football rules n.
futbol meraklıları soccer devotees n.
avrupa futbol federasyonları birliği union of european football associations n.
avrupa futbol federasyonları birliği uefa n.
amerikan milli futbol ligi national football league (nfl) n.
futbol birliği football association (fa ) n.
amatör futbol birliği amateur football association (afa) n.
amerikan futbol ligi american soccer league (asl) n.
uluslararası futbol tarihi ve istatistikleri federasyonu international federation of football history and statistics (iffhs) n.
ulusal futbol ligi national football league (nfl) n.
güney amerika futbol federasyonu confederacion sudamerican de futbol (conmebol) n.
avrupa futbol birlikleri(federasyonları) union of european football association (uefa) n.
okyanusya futbol federasyonu oceania football confederation (ofc) n.
futbol birliği football association (fa) n.
futbol kulüpleri birliği association of football clubs (afc) n.
uluslararası futbol federasyonları birliği federation international de football association (fifa) n.
futbol kulübü football club (fc) n.
birleşik devletler futbol federasyonu united states soccer federation (ussf) n.
kuzey amerikan futbol ligi north american soccer league (nasl) n.
amerikan futbol topu football n.
(golf, futbol, vb.) topa hafifçe dokunarak kolayca yapılan sayı tap-in n.
futbol seyircisi terrace n.
futbol sahası etrafında, izleyicilerin üzerinde durduğu üstü açık oturma alanı terrace n.
futbol seyircisi terracing n.
futbol sahası etrafında, izleyicilerin üzerinde durduğu üstü açık oturma alanı terracing n.
ingiltere'deki eton koleji'ne özgü bir futbol oyunu behind n.
uefa avrupa futbol şampiyonası euro n.
futbol sahasında ayakta izleyiciler için ayrılmış tribün kop [uk] n.
notts county futbol kulübü ile ilişiği bulunan kimse magpie n.
newcastle united futbol kulübü ile taraftar, oyuncu, koç olarak ilişiği bulunan kimse magpie n.
collingwood futbol kulübü ile ilişiği bulunan kimse magpie n.
oyun kurucunun hücum hattında oynadığı futbol oyunu quarterback sneak n.
yeni zelanda'nın uluslararası kadın futbol takımı black ferns n.
(futbol) elle oynama handball n.