futbolcu - Turco Inglés Diccionario

futbolcu

Significados de "futbolcu" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
General
futbolcu football player n.
Chikayuki Mochizuki (born May 20, 1972) is a former Japanese football player.
Chikayuki Mochizuki (d. 20 Mayıs 1972) eski bir Japon futbolcudur.

More Sentences
futbolcu footballer n.
We would not prevent professional footballers from playing in excess of 45 minutes per week, would we?
Profesyonel futbolcuların haftada 45 dakikadan fazla oynamalarını engellemeyiz, değil mi?

More Sentences
Sport
futbolcu soccer player n.
Zizou is one of the best French soccer players in history.
Zizou tarihin en iyi Fransız futbolcularından biridir.

More Sentences
Football
futbolcu football player n.
Chikayuki Mochizuki (born May 20, 1972) is a former Japanese football player.
Chikayuki Mochizuki (d. 20 Mayıs 1972) eski bir Japon futbolcudur.

More Sentences
futbolcu football player n.
Chikayuki Mochizuki (born May 20, 1972) is a former Japanese football player.
Chikayuki Mochizuki (d. 20 Mayıs 1972) eski bir Japon futbolcudur.

More Sentences
futbolcu footballer n.
We would not prevent professional footballers from playing in excess of 45 minutes per week, would we?
Profesyonel futbolcuların haftada 45 dakikadan fazla oynamalarını engellemeyiz, değil mi?

More Sentences
General
futbolcu gridder n.

Significados de "futbolcu" con otros términos en diccionario inglés turco: 30 resultado(s)

Turco Inglés
General
ofansif oynayan futbolcu striker n.
solak (futbolcu) left-footer n.
topa hakim futbolcu runner n.
Colloquial
futbolcu üniforması kit [uk] n.
ünlü ve çok kazanan futbolcu galactico n.
sürekli faul yapan futbolcu clogger [uk] n.
Idioms
(iki futbolcu arasında) ağız dalaşı handbags at dawn [uk] n.
Speaking
futbolcu olmak istiyorum I want to be a soccer player expr.
Sport
halihazırda görev yaptığı takımda daha fazla oynamak istemeyen futbolcu wantaway n.
amatör futbolcu amateur player n.
lisanslı futbolcu certified player n.
Football
gol yollarında etkili olan futbolcu goal poacher n.
gol yollarında fırsatçı olan futbolcu goal poacher n.
görevi oyun kurup gol atmak olan futbolcu mevkisi trequartista n.
futbolcu çıkış tüneli player exit tunnel n.
şut çekmesi için takıma alınmış futbolcu toe n.
koşma, şut çekme ve ileri pas atmada yetenekli futbolcu triple threat n.
hücum hattını bozan bir amerikan futbolcu oyuncusu bucker n.
green bay packers takımında oynayan futbolcu packer n.
oyuna birlikte sokulan veya oyundan birlikte çıkarılan bir grup futbolcu platoon n.
sahanın sağ açığında oynayan futbolcu outside-right n.
sahanın sol açığında oynayan futbolcu outside-left n.
asist yapan futbolcu supplier n.
futbolcu olmak be a footballer v.
futbolcu olmak be a football player v.
futbolcu olmak be a soccer player v.
(futbolcu) sahada alan kazanma becerisine sahip oyuncu open-field adj.
Slang
teneke futbolcu donkey [uk] n.
yeteneksiz futbolcu donkey [uk] n.
British Slang
futbolcu eşi ve kız arkadası wag n.