gentleman - Turco Inglés Diccionario

gentleman

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gentleman — Definition

Significado:
centilmen
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈdʒɛntəlmən/ – BrE /ˈdʒɛntəlmən/)
Categoría gramatical:
İsim: gentleman (gentlemen)
Sinónimo:
sir
Antónimos:
brute

Significados de "gentleman" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gentleman n. centilmen
A gentleman would not do such a thing.
Bir centilmen böyle bir şey yapmaz.

More Sentences
gentleman n. beyefendi
A young gentleman helped me to cross the street.
Genç bir beyefendi karşıdan karşıya geçmeme yardım etti.

More Sentences
General
gentleman n. beyefendi
A young gentleman helped me to cross the street.
Genç bir beyefendi karşıdan karşıya geçmeme yardım etti.

More Sentences
gentleman n. efendi
He's a fine gentleman.
Çok temiz, efendi biri.

More Sentences
gentleman n. soylu erkek
The gentleman was killed by a slave in revolt.
Soylu erkek isyanda bir köle tarafından öldürüldü.

More Sentences
gentleman n. beyzade
We hired a land near London from a country gentleman.
Taşrada yaşayan bir beyzadeden Londra yakınlarında bir arazi kiraladık.

More Sentences
gentleman n. beyzade
We hired a land near London from a country gentleman.
Taşrada yaşayan bir beyzadeden Londra yakınlarında bir arazi kiraladık.

More Sentences
gentleman n. çelebi
gentleman n. kibar kimse
gentleman n. bay
gentleman n. bey
gentleman n. para kazanmak için herhangi bir meslek icra etmeyen, zengin bir erkek
gentleman n. varlıklı erkek
gentleman n. para kazanmak için vücut gücü kullanmayan bir erkek
gentleman n. uşak
gentleman n. bir soylunun kendisi de soylu olan hizmetkarı
gentleman n. beyefendi olarak hitap edilen düşük tabakadan erkek
gentleman n. temsili bir yasama organının üyesi olan bir erkek
gentleman n. amatör kriket oyuncusu
gentleman n. zorlu veya tehlikeli rakip
gentleman n. amatör
gentleman interj. beyler

Significados de "gentleman" con otros términos en diccionario inglés turco: 68 resultado(s)

Inglés Turco
General
walking gentleman n. figüran
gentleman at arms n. kral muhafızı
gentleman's gentleman n. centilmenlerin centilmeni
a gentleman n. adam gibi adam
gentleman-farmer n. zevk için çiftçilik yapan kimse
gentleman-at-arms n. kral muhafızı
gentleman-farmer n. zengin çiftçi
gentleman of rank n. ünvanı olan centilmen
gentleman of rank n. makamı olan centilmen
gentleman of rank n. yüksek tabakadan centilmen
english gentleman n. ingiliz beyefendisi
gentleman's gentleman n. uşak
gentleman’s club n. kadın dansçıları veya striptizcileri olan erkeklere özel gece kulübü
gentleman farmer n. çiftlikten elde ettiği kazanç sayesinde kas gücüne dayanan işler yapması gerekmeyen erkek
gentleman farmer n. para kazanmaktan ziyade keyif için çiftçilik yapan zengin erkek
gentleman's n. erkek tuvaleti
gentleman usher n. soylulara ziyaretçileri takdim eden uşak
gentlemans gentleman n. uşak
gentleman's agreement n. seçkin bir grubun belirli din, ırk, uluslara mensup kişileri gruba kabul etmemek üzere yaptıkları yazısız anlaşma
gentlemans gentleman n. hizmetçi
papal gentleman n. papanın hizmetkarlığını yapan kimse
country gentleman n. ingiltere'de toprak sahibi zenginler
country gentleman n. toprak sahibi köylü
country gentleman n. zengin köylü
first gentleman n. kadın devlet başkanının eşi
first gentleman n. en önemli adam
first gentleman n. mesleğinde öne çıkan adam
live like a gentleman v. efendi gibi yaşamak
Colloquial
a gentleman's sport n. bir centilmen sporu
a gentleman's sport n. bir centilmen oyunu
gentleman of the four outs n. sonradan görme
gentleman of the four outs n. birden zengin olan
gentleman of the four outs n. ne oldum delisi
Idioms
the little gentleman in the velvet coat [obsolete] n. güve
gentleman's pact n. karşılıklı güven üzerine kurulu anlaşma
gentleman's pact n. sözlü anlaşma
gentleman's pact n. erkek sözü
a gentleman's agreement n. karşılıklı güvene dayalı anlaşma
a gentleman and a scholar [cliché] n. takdire şayan bir kişi
a gentleman's agreement n. centilmen anlaşması
a gentleman and a scholar [cliché] n. beyefendi bir insan
a gentleman's agreement n. centilmenlik anlaşması
a gentleman and a scholar [cliché] n. saygıdeğer bir kişi
a gentleman's agreement n. sözlü anlaşma
a gentleman's agreement n. yasal açıdan bir bağlayıcılığı olmayan güven üzerine kurulu anlaşma
a scholar and a gentleman n. beyefendi bir insan
a scholar and a gentleman n. takdire şayan bir kişi
a scholar and a gentleman n. saygıdeğer bir kişi
a scholar and a gentleman n. tam bir centilmen
Speaking
you are scholar and a gentleman expr. birisine (yapmış olduğu iyilik/yardımdan dolayı) iltifatta bulunmak amacıyla söylenen söz
Trade/Economic
gentleman's agreement n. centilmenlik anlaşması
gentleman's agreement n. centilmen anlaşması
gentleman's agreement n. sözlü anlaşma
gentleman’s agreement n. karşılıklı güvene dayalı anlaşma
Law
private gentleman n. özel kişi
Politics
gentleman-in-waiting n. kendisi de soylu olup kraliyete bağlı olan erkek
gentleman-usher of the black rod n. meclis başkanı
gentleman usher of the black rod n. ana görevi lordlar kamarasına ulaklık yapmak olan şövalye
Botanic
gentleman's-cane n. kırmızı amarant
gentleman's-cane n. amerika'da yetişen, tüylü sapları ve mor yapraklı kırmızı çiçekleri olan uzun ve gösterişli tropikal tek yıllık bir bitki
gentleman's-cane n. hanımsallandı
History
gentleman [uk] n. soylu erkek
gentleman [uk] n. kaçakçı
gentleman commoner n. eskiden oxford ve cambridge üniversitelerine normal halktan daha fazla ücret ödemesi gereken ayrıcalıklı bir sınıf
Military
gentleman-pensioner n. devlet seremonilerinde ingiliz kraliyetine eşlik eden kırk erkekten oluşan askeri birlik
Modern Slang
african american gentleman n. afrikalı amerikalı beyefendi
african american gentleman n. afro-amerikalı beyefendi
african american gentleman n. siyahi amerikalı beyefendi