havan - Turco Inglés Diccionario

havan

Significados de "havan" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
havan mortar n.
Alice bought a marble mortar for his mother as a birthday gift.
Alice annesine doğum günü hediyesi olarak mermer bir havan aldı.

More Sentences
Technical
havan mortar n.
Alice bought a marble mortar for his mother as a birthday gift.
Alice annesine doğum günü hediyesi olarak mermer bir havan aldı.

More Sentences
Military
havan mortar n.
Alice bought a marble mortar for his mother as a birthday gift.
Alice annesine doğum günü hediyesi olarak mermer bir havan aldı.

More Sentences
General
havan mortar piece n.
havan pilum n.
Gastronomy
havan garlic press n.
Military
havan mortar bomb n.

Significados de "havan" con otros términos en diccionario inglés turco: 63 resultado(s)

Turco Inglés
General
havan topu howitzer n.
havan mermisi mortar shell n.
taştan top atışı için kullanılan eski bir tür havan bombard n.
havan ateşleyen asker mortarman n.
(asya'da kullanılan ve içinde katılaşmış mürekkebin öğütüldüğü) taş havan inkstone n.
havan topu perrier n.
topta havan kısmını tutan levha howk [dialect] [uk] n.
havan kullanmak pestle v.
Idioms
havan dövücünün hınk deyicisi rubber stamp n.
havan dövücünün hınk deyicisi time-server n.
havan dövücünün hınk deyicisi yes-man n.
Technical
porselen havan porcelain mortar n.
akik havan agate mortar n.
havan eli pestle n.
havan ve tokmak mortar and pestle n.
havan topu howitzer n.
(havanlı maden öğütücüde kullanılan) havan tokmağı stamp battery n.
(eskiden) küçük taş kitlelerini kısa mesafeye fırlatmada kullanılan havan stone-mortar n.
havan topu how (howitzer) abrev.
Construction
havan eli pestle n.
Marine
içerisinde havan toplarının yer aldığı kalın çerçeveli hazne shot locker n.
Dentistry
havan ve tokmak ile diş amalgamı yapma trituration n.
Gastronomy
havan tokmağı pestle n.
barda kullanılan havan muddler n.
Chemistry
sert maddeleri toz haline getirmede kullanılan küçük çelik havan diamond mortar n.
Geology
agat havan agate mortar n.
Military
zırhlı havan aracı armoured mortar vehicle n.
esas havan base mortar n.
geliştirilmiş havan sistemi advanced mortar system n.
havan takımı mortar team n.
havan ateşi barrage fire n.
havan taşıma aracı mortar carrier n.
havan raporu mortar report n.
havan mermisi mortar shell n.
havan kundağı mortar carriage n.
havan tespit radarı mortar acquisition radar n.
havan mermisi mortar projectile n.
havan mangası mortar squad n.
havan bombardıman raporu mortar bombardment report n.
havan mühimmatı mortar ammunition n.
havan topu mortar n.
havan topu howitzer n.
havan aracı mortar carrier n.
havan çukuru mortar pit n.
havan yan düzeltme levhası mortar deflection board n.
havan aracı mortar vehicle n.
havan mesafe düzeltme levhası mortar range board n.
havan bombası mortar bomb n.
havan ateşi mortar fire n.
bomba, ağır silah, havan topu veya roket mermisindeki fünyeyi çıkartma rearming n.
bombardıman için havan taşımak üzere uyarlanmış tekne mortar boat n.
yivli namlusu bulunan büyük havan rifle n.
hafif mermiler atarken kullanılan bir tür bronz havan coehorn n.
hafif mermiler atarken kullanılan bir tür bronz havan cohorn n.
küçük bir tür havan topu cohorn n.
ikinci dünya savaşı döneminde kullanılan bir çeşit ingiliz havan topu flying dustbin n.
ikinci dünya savaşı döneminde kullanılan bir çeşit ingiliz havan topu petard n.
havan topu howitz [obsolete] n.
havan ateşini üzerine yönlendirmek mortar v.
havan toplarını atmak mortar v.
havan mermileriyle vurmak mortar v.
Hunting
silah, havan, obüs veya top arabasında bulunan plaka trunnion plate n.
havan tıkacı mushroom n.