hazelnut - Turco Inglés Diccionario

hazelnut

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hazelnut — Definition

Significado:
fındık
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈheɪzəlˌnʌt/ – BrE /ˈheɪzəlˌnʌt/)
Categoría gramatical:
İsim: hazelnut (hazelnuts)
Sinónimo:
filbert

Significados de "hazelnut" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hazelnut n. fındık
Turkey is one of the biggest hazelnut producers.
Türkiye, en büyük fındık üreticilerinden biri.

More Sentences
Gastronomy
hazelnut n. fındık
Turkey is one of the biggest hazelnut producers.
Türkiye, en büyük fındık üreticilerinden biri.

More Sentences
Botanic
hazelnut n. fındık
Turkey is one of the biggest hazelnut producers.
Türkiye, en büyük fındık üreticilerinden biri.

More Sentences
Dyeing
hazelnut n. fındık rengi

Significados de "hazelnut" con otros términos en diccionario inglés turco: 34 resultado(s)

Inglés Turco
General
hazelnut grove n. fındıklık
american hazelnut n. amerikan fındığı
hazelnut oil n. fındık yağı
hazelnut paste n. fındık ezmesi
roasted hazelnut n. kavrulmuş fındık
hazelnut roasting oven n. fındık kavurma fırını
shelled hazelnut n. ayıklanmış fındık
unshelled hazelnut n. kabuklu fındık
hazelnut spread n. fındık ezmesi
hazelnut land n. fındık diyarı
Institutes
hazelnut research institute n. fındık araştırma enstitüsü
hazelnut research institute n. fındık araştırma enstitüsü
Food Engineering
edible refined hazelnut oil n. yemeklik rafine fındık yağı
hazelnut croquant n. fındık krokanı
hazelnut puree n. fındık püresi
hazelnut meal n. fındık unu
Gastronomy
soup made with yoghurt, hazelnut, rice, egg and mint n. toyga çorbası
hazelnut cream n. fındıklı krema
hazelnut-ice cream n. fındıklı dondurma
chocolate hazelnut cream n. çikolata fındık krema
with hazelnut adj. fındıklı
Botanic
american hazelnut n. kuzey amerika'nın doğusunda yetişen fındık veren bir çalı
beaked hazelnut (corylus cornuta) n. gagalı fındık
california hazelnut (corylus cornuta) n. gagalı fındık
chilean hazelnut n. fındığa benzeyen yenilebilir tohumları olan bir şili çalısı
hazelnut tree n. fındık ağacı
Agriculture
shelled hazelnut n. kabuksuz fındık
ground hazelnut n. öğütülmüş fındık
hazelnut skin n. fındık zarı
hazelnut kernels n. iç fındık
hazelnut thresher n. fındık harman makinesi
hazelnut kernel meal n. fındık küspesi
edible refined hazelnut oil n. yemeklik rafine fındık yağı
beaked hazelnut n. sivri fındık