helal - Turco Inglés Diccionario

helal

Significados de "helal" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
helal halal adj.
Halal and vegetarian options can also be requested.
Helal ve vejetaryen seçenekler de talep edilebilir.

More Sentences
General
helal lawful adj.
The spoils of war were made lawful unto me.
Savaş ganimetleri bana helal kılındı.

More Sentences
helal lawful spouse n.
helal permissible adj.
helal legitimate adj.
helal canonical adj.
helal canonically adv.
Slang
helal work it exclam.

Significados de "helal" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Turco Inglés
General
(musevilikte) helal gıda kosher n.
helal para money that's been honestly earned n.
helal kazanç halal earning n.
helal kazanç honest earnings n.
helal kazanç halal/lawful/legitimate/licit profit (earnings/ income) n.
helal belgesi halal certificate n.
helal yiyecek halal food n.
helal gıda halal food n.
helal etmek give up something to somebody v.
hakkını helal etmek give one's blessing v.
helal kesim slaughtered halal adj.
musevilere helal gıda sunan kosher adj.
(musevilikte) helal gıda olan kosher adj.
helal! good job interj.
helal (informal) attaboy interj.
Colloquial
helal süt emmiş kimse good egg n.
helal sütü emmiş genç erkek choirboy n.
helal sana/ona/onlara bully for you/him/her/them interj.
helal! bully for! interj.
helal olsun! bully for! interj.
sana/ona/onlara helal olsun bully for you/him/her/them interj.
helal olsun sana! bully for you! expr.
helal be nicely done expr.
helal olsun sana fair play to you [uk] expr.
helal sana kızım attagal expr.
Idioms
helal para/iş an honest buck n.
helal süt emmiş kimse a good egg [old-fashioned] n.
helal süt emmemiş kimse a rotten egg n.
helal para kazanmak/kazanç sağlamak earn (or turn) an honest penny v.
helal para kazanmak/kazanç sağlamak earn an honest buck v.
helal para kazanmak/kazanç sağlamak earn an honest penny v.
helal süt emmiş olmak be as straight as a die [uk/australia] v.
helal süt emmiş as straight as a die expr.
Speaking
helal sana well done expr.
helal sana you rock expr.
helal size well done expr.
helal size you rock expr.
helal olsun, iyi iş çıkardın well done, you did a great job expr.
helal olsun sana! well done! expr.
hakkını helal et god bless you exclam.
Religious
islam dini yönünden helal veya haram olup olmadığı belli olmayan yiyecek mushbooh n.
helal et halal n.
hacca giden kimseye normalde yapması helal olan bazı davranışların hac tamamlanıncaya dek haram kılınması durumu ihram n.
helal kesim hayvanın postu cutthroat n.
yahudilikte helal kesim uygulaması shehitah n.
yahudilikte helal kesim uygulaması shechita n.
yahudilikte helal kesim uygulaması shehita n.
(katolik kilisesinde) etsiz olup dini perhiz günlerinde tüketilmesi helal olan maigre adj.
helal olmayan et ile ilgili haram adj.
helal olmayan haram adj.
(hayvan, kuş ve balık) helal clean adj.
Slang
mahkumum cezaevinden tahliyesi sırasında kapıdaki ceza evi görevlilerine verdiği hakkınız helal edin parası gate money n.
helal sana props to you exclam.
helal olsun props to you exclam.