hepatic - Turco Inglés Diccionario

hepatic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "hepatic" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Medical
hepatic adj. hepatik
The other types of porphyrias are considered hepatic porphyrias.
Diğer porfiri türleri hepatik porfiri olarak kabul edilir.

More Sentences
hepatic adj. karaciğer (ile ilgili)
The hepatic enzymes also start working well.
Karaciğer enzimleri de iyi çalışmaya başlar.

More Sentences
General
hepatic adj. karaciğer renginde olan
Medical
hepatic n. karaciğere etki eden bileşik
hepatic n. karaciğeri etkileyen bileşik
hepatic adj. karaciğere ait
hepatic adj. karaciğere etki eden
hepatic adj. karaciğerde gerçekleşen
Pharmaceutics
hepatic n. karaciğere etki eden ilaç
Botanic
hepatic n. ciğerotu
hepatic n. kızılyaprak
hepatic adj. ciğerotlarına ait
hepatic adj. ciğerotları ile ilgili
hepatic adj. kızılyapraklara ait
hepatic adj. kızılyapraklar ile ilgili
Archaic
hepatic adj. karaciğere benzeyen
hepatic adj. karaciğeri andıran

Significados de "hepatic" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Inglés Turco
Technical
hepatic pyrites n. sekizgenli piritler
Mining
hepatic mercury n. hepatik cıva
hepatic mercurial ore n. cıvanın ana cevheri olan ağır kırmızımsı renkli bir merkürik sülfit
Medical
hepatic lobe n. karaciğer lobu
hepatic cirrhosis n. karaciğer sirozu
hepatic artery n. hepatik arter
hepatic impairment n. karaciğer bozukluğu
fulminant hepatic failure n. bir tür karaciğer rahatsızlığı
hepatic metabolism n. karaciğer metabolizma
hepatic metastases n. karaciğer metastazları
hepatic encephalopathy n. hepatik koma
hepatic artery infusion chemotherapy n. hepatik arter içine infüzyonla kemoterapi
hepatic transplantation n. karaciğer transplantasyonu
hepatic duct n. karaciğer kanalı
hepatic artery embolization n. hepatik arter embolizasyonu
hepatic vein n. karaciğer damarı
hepatic abscess n. karaciğer apsesi
hepatic docimasia n. karaciğer dosimazisi
hepatic infarction n. karaciğer enfarktüsü
hepatic portal vein n. kapı toplardamarı
hepatic vein thrombosis n. hepatik ven trombozu
fulminant hepatic failure n. fulminant hepatik yetmezliği
hepatic rupture n. karaciğer rüptürü
renal and hepatic anomalies n. renal ve hepatik anomaliler
hepatic ultrasonography n. hepatik ultrasonografi
hepatic toxicity n. karaciğer toksisitesi
transient hepatic and renal dysfunctions n. karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında geçici bozulmalar
hepatic blood flow n. hepatik kan akımı
fulminant hepatic failure n. fulminan hepatik yetmezlik
hepatic and renal anomalies n. hepatik ve renal anomaliler
hepatic cyst n. karaciğer kisti
hepatic encephalopathy n. hepatik ensefalopati
grade of hepatic steatosis n. hepatik steatoz derecesi
hepatic phosphorylase system n. karaciğer fosforilaz sistemi
elevated hepatic enzyme levels n. yüksek karaciğer enzim düzeyleri
congenital hepatic fibrosis n. konjenital hepatik fibroz
hepatic hydatid disease n. karaciğer kist hidatiği
hepatic lipidosis n. karaciğer yağlanması
hepatic lipidosis n. yağlı karaciğer hastalığı
hepatic ischemia-reperfusion injury n. karaciğer iskemi-reperfüzyon hasarı
subclinic hepatic encephalopathy n. subklinik hepatik ensefalopati
hepatic osteodystrophy n. hepatik osteodistrofi
obstruction of hepatic veins at the level of junction n. hepatik venlerin açılım seviyesinde tıkanması
fulminant hepatic failure n. fulminan karaciğer yetmezliği
located in hepatic vein n. portal venlerde lokalize
induction of hepatic enzyme synthesis n. hepatik enzim sentezinin uyarılması
hepatic fibrosis n. karaciğer fibrozisi
hepatic ischemic preconditioning n. hepatik iskemik önkoşullama
hepatic stellate cells n. karaciğer yıldızsı hücreleri
hepatic tumor n. karaciğer tümörü
hepatic tumour n. hepatik tümör
hepatic tumour n. karaciğer tümörü
hepatic tumor n. hepatik tümör
Anatomy
hepatic canal n. karaciğer kanalı
hepatic plexus n. karaciğer sinir ağı
hepatic lobule n. karaciğer lobcuğu
Pathology
hepatic barrier n. karaciğer pekent
hepatic colic n. safra taşının safra kanalı yoluyla karaciğer veya safra kesesinden geçmesiyle oluşan şiddetli ağrı
hepatic coma n. şiddetli karaciğer hastalığı vakalarında meydana gelebilen koma
Parasitology
hepatic distomatosis n. karaciğer kelebek hastalığı
Chemistry
hepatic gas [obsolete] n. kükürtlenmiş hidrojen gazı
hepatic gas [obsolete] n. kükürtlü hidrojen gazı
Biology
hepatic artery n. karaciğer atardamarı
Geology
hepatic cinnabar n. karaciğer renginde olup yarımetalik parıltısı olan bir katışık zincifre
Ornithology
hepatic tanager (piranga flava hepatica) n. abd'nin güneybatısına ve meksika'ya özgü bayağı tangara