hone - Turco Inglés Diccionario

hone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hone — Definition

Significado:
bilemek, geliştirmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /hoʊn/ – BrE /həʊn/)
Categoría gramatical:
Fiil: hone (hones – honed – honing)
Sinónimo:
sharpen, refine
Antónimos:
dull

Significados de "hone" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hone v. bilemek
The butcher was honing the knife before cutting.
Kasap, kesime başlamadan önce bıçağını biledi.

More Sentences
General
hone v. (beceriyi) geliştirmek
She set about honing her skills as a musician.
Bir müzisyen olarak yeteneklerini geliştirmeye başladı.

More Sentences
hone v. (beceriyi) geliştirmek
She set about honing her skills as a musician.
Bir müzisyen olarak yeteneklerini geliştirmeye başladı.

More Sentences
hone n. bileği
hone n. kılağı taşı
hone n. bileğitaşı
hone n. bileği taşı
hone n. yanakta bir tür şişlik
hone v. kılağılamak
hone v. honlamak
hone v. mükemmelleştirmek
hone v. daha yoğun ve etkili hale getirmek
hone v. hassas delik oluşturmak için bileme taşı kullanmak
hone v. (beceride) ustalaşmak
hone v. (beceriyi) iyileştirmek
hone v. geliştirmek
Technical
hone n. bileme taşı
hone n. delikleri hassas boyutlarda genişletmek için döner aşındırıcı ucu olan bir alet
hone v. (deliği) bileme taşıyla büyütmek
hone v. (deliği) bileme taşıyla son haline getirmek
Construction
hone n. yol yüzeyini keskinleştirip yumuşatmak için kullanılan bir bileme aracı
Automotive
hone n. honlama
Archaic
hone v. inlemek
hone v. sızlamak

Significados de "hone" con otros términos en diccionario inglés turco: 27 resultado(s)

Inglés Turco
General
hone the edge of v. bir şeyin ağzını bilemek
hone the edge of v. bir şeyin ucunu bilemek
hone one's skills v. yeteneklerini geliştirmek
hone [uk] [us] v. özlem duymak
hone [uk] [us] v. özlemek
hone [uk] [us] v. hasret çekmek
Phrasals
hone in on v. odaklanmak
hone for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) özlemini duymak
hone in v. -e odaklanmak
hone for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) özlemek
hone for (someone or something) v. (biri/bir şey) burnunda tütmek
hone in on (something) v. (bir şeye) odaklanmak
hone in on (something) v. (bir şeye) konsantre olmak
hone in v. -e doğru yaklaşmak/ilerlemek
hone for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) hasretini çekmek
hone for v. -in hasretini çekmek
hone for v. '-i özlemek
hone for v. '-in özlemini duymak
hone in v. '-e konsantre olmak
hone for (someone or something) v. (birine/bir şeye) hasret olmak/kalmak
Idioms
hone for someone v. birini özlemek
hone for someone v. birinin özlemini duymak
hone for someone v. birinin hasretini çekmek
Technical
hone stone n. bileme yapmaya uygun taş
Automotive
cylinder hone n. silindir taşlama
align hone n. ana yatak yuvası honlaması
Mining
hone slate n. bohemya ve auvergne bölgelerinde bulunup cam, mermer ve metalleri cilalamak için kullanılan gri veya sarı bir arduaz