ilk defa - Turco Inglés Diccionario

ilk defa

Significados de "ilk defa" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
ilk defa for the first time adv.
Music
ilk defa prima adv.
ilk defa prima volta adv.

Significados de "ilk defa" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Turco Inglés
General
sosyeteye ilk defa giren kız debutante n.
ilk defa sahne alma debuting n.
bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi debut n.
sosyeteye ilk defa çıkan kız debutante n.
bir şeyi ilk defa yapan kişi first timer n.
birisinin topluma ilk defa tanıtılması debut n.
(sergilenecek bir şeyi) ilk defa gösterme unveiling n.
(heykelin) ilk defa göstermek unveiling n.
ilk defa piyasaya sürme first appearance n.
ilk defa bir işe girişmek break the ice v.
(bir göreve vb) ilk defa atanmak be appointed for the first time v.
(müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak debut v.
ilk defa sahne almak debut v.
ilk ve son defa olarak once for all adv.
haftalar sonra ilk defa for the first time in weeks adv.
yıllar sonra ilk defa first time in years adv.
yıllardan sonra ilk defa for the first time in years adv.
aylar sonra ilk defa first time in months adv.
yıllardan sonra ilk defa first time in years adv.
günler sonra ilk defa first time in days adv.
aylardan sonra ilk defa for the first time in months adv.
haftalar sonra ilk defa first time in weeks adv.
aylardan sonra ilk defa first time in months adv.
günlerden sonra ilk defa for the first time in days adv.
günler sonra ilk defa for the first time in days adv.
günlerden sonra ilk defa first time in days adv.
yıllar sonra ilk defa for the first time in years adv.
aylar sonra ilk defa for the first time in months adv.
hayatında ilk defa for the first time in his life adv.
Phrasals
ilk defa sahneye sunmak bring out v.
Colloquial
ilk defa kullanmak christen v.
hayatımda ilk defa for the first time in my life expr.
tarihinde ilk defa for the first time in one's history expr.
tarihinde ilk defa for the first time in its history expr.
sanki ilk defa başarıyormuş gibi davranma act like you've been there before expr.
(biri) ilk defa böyle bir şey duyuyor (one) (has) never heard (of) such a thing expr.
Idioms
bir savaş sırasında ilk defa çöle gelmiş asker desert cherry n.
bir şeyi ilk defa denemek get feet wet v.
ilk defa denemek have a bash v.
bu ilk defa başıma gelmiyor it's not my first rodeo expr.
Speaking
ilk defa duydum I heard it for the first time expr.
ilk defa kendimi yapayalnız hissediyorum for the first time I feel like I am alone expr.
böyle bir şeyi ilk defa yaptığını söyledi he said it's the first time he's ever done this expr.
buraya ilk defa mı geldin? is this your first time here? expr.
ilk defa başıma gelmiyor it's not my first expr.
Law
ilk defa suç işleyen kimse first offender n.
Marine
ingilizce'de gemiye ilk defa binmiş kişiler için kullanılan alaycı ifade landlubber n.
Medical
müstahzar olarak dünyada ilk defa geliştirilen ve pazarlama hakkı ilgili resmi kuruluştan alınan ilaç innovator drug n.
Pathology
ilk defa ve birdenbire ortaya çıkan primary adj.
Gastronomy
ilk defa 1800 civarında rouen'de üretilen, bademle süslenmiş küçük turta veya bisküvi mirliton n.
Agriculture
ilk defa temizlenip ekilen alan new land n.
Music
ilk defa olan prima adj.
ilk defa olan prima volta adj.
Slang
(ilk defa) kafa yapıcı madde kullanmak turn on v.