implicate - Turco Inglés Diccionario

implicate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

implicate — Definition

Significado:
ilişkilendirmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪmplɪkeɪt/ – BrE /ˈɪmplɪkeɪt/)
Categoría gramatical:
Fiil: implicate (implicates – implicated – implicating)
Sinónimo:
involve
Antónimos:
exonerate

Significados de "implicate" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
implicate v. töhmet altında bırakmak
Since I have been personally implicated by certain speakers, I must ask to take the floor for personal reasons.
Bazı konuşmacılar tarafından kişisel olarak töhmet altında bırakıldığım için kişisel nedenlerle söz almak zorundayım.

More Sentences
implicate v. adını karıştırmak (olumsuz bir şeye)
The president was implicated in the scandal.
Başkanın adı skandala karıştı.

More Sentences
implicate n. (önerme) ima edilen şey
implicate n. kast edilen şey
implicate n. üstü kapalı öne sürülen şey
implicate v. sokmak
implicate v. içine almak
implicate v. kapsamak
implicate v. bulaştırmak
implicate v. sezdirmek
implicate v. karıştırmak
implicate v. içermek
implicate v. ima etmek
implicate v. ilişiğini ortaya koymak
implicate v. ilişkilendirmek
implicate adj. ima edilmiş
implicate adj. kast edilen
implicate adj. anlaşılan
implicate adj. zımni
implicate adj. üstü kapalı
Archaic
implicate v. birbirine dolamak
implicate v. birbirine geçirmek
implicate v. etrafını sarmak

Significados de "implicate" con otros términos en diccionario inglés turco: 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
implicate in v. içermek
implicate in v. dahil etmek
implicate [obsolete] adj. birbirine dolaşmış
implicate [obsolete] adj. birbirine dolanmış
implicate [obsolete] adj. sarılan
implicate [obsolete] adj. karman çorman
implicate [obsolete] adj. sarılmış
implicate [obsolete] adj. birbirine girmiş
implicate [obsolete] adj. karmakarışık
implicate [obsolete] adj. karışık
Phrasals
implicate (someone) in (something) v. (birini bir şeye) karıştırmak/bulaştırmak
implicate (someone) in (something) v. (birini bir olayın, suçun) içine sokmak/dahil etmek
implicate (someone) in (something) v. (birinin bir şeyle) ilişiği/alakası olduğunu göstermek
implicate (someone) in (something) v. (birini bir şeyle) ilgili töhmet altında bırakmak