inatla - Turco Inglés Diccionario

inatla

Significados de "inatla" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
General
inatla stubbornly adv.
Washington stubbornly refuses to allow poor countries free access to generic medicines.
Washington, yoksul ülkelerin jenerik ilaçlara serbest erişimine izin vermeyi inatla reddediyor.

More Sentences
inatla obstinately adv.
They can see that the authorities are sticking obstinately to their dogmatic positions.
Yetkililerin dogmatik tutumlarına inatla bağlı kaldıklarını görebiliyorlar.

More Sentences
Colloquial
inatla stubbornly adv.
Washington stubbornly refuses to allow poor countries free access to generic medicines.
Washington, yoksul ülkelerin jenerik ilaçlara serbest erişimine izin vermeyi inatla reddediyor.

More Sentences
inatla obstinately adv.
They can see that the authorities are sticking obstinately to their dogmatic positions.
Yetkililerin dogmatik tutumlarına inatla bağlı kaldıklarını görebiliyorlar.

More Sentences
General
inatla adamantly adv.
inatla perseveringly adv.
inatla doggedly adv.
inatla persistently adv.
inatla mulishly adv.
inatla tenaciously adv.
inatla woodenly adv.
inatla sedulously adv.
inatla refractorily adv.
inatla obdurately adv.
inatla unrelentingly adv.
inatla relentlessly adv.
inatla contrarily adv.
inatla willfully adv.
inatla grumly adv.
Colloquial
inatla pig-headedly adv.
inatla obdurately adv.
inatla cussedly adv.

Significados de "inatla" con otros términos en diccionario inglés turco: 43 resultado(s)

Turco Inglés
General
inatla tutuculuğunu sürdüren kimse diehard n.
inatla takip eden tagalong n.
fikri inatla savunma obstinacy n.
inatla yapışan kimse rock barnacle n.
davranış veya düşünce kurallarına inatla bağlılık rubricism n.
inatla yürümemek baulk v.
inatla yürümemek balk v.
inatla geri geri gitmek jib v.
inatla uğraşmak threap v.
(at) inatla yürümemek reest v.
(at) inatla yürümemek reast v.
inatla uğraşmak threep v.
inatla reddetmek bauk v.
inatla devam ettirmek opiniate v.
inatla sürdürmek opiniatre [obsolete] v.
inatla ilerlemek soldier v.
yanlış bir fikre inatla bağlı olan wrongheaded adj.
inatla pişman olmayan obdure adj.
daima ve inatla consistently and stubbornly adv.
Phrasals
inatla bir duruma bağlı/takılı kalmak hunker down v.
inatla bir inancı sürdürmek hunker down v.
inatla devam etmek/ilerlemek press forward v.
inatla devam etmek/ilerlemek push forward v.
inatla devam etmek/ilerlemek push forward v.
inatla tutunmak dig in v.
(bir şeyi) inatla sürdürmek stick with (something) v.
inatla ilerlemek press onward v.
inatla/ısrarla (bir şey yapmayı) sürdürmek go on (doing something) v.
Idioms
kaçınılmaz olmasına rağmen inatla değişim ve reformlara direnen kişi dame partington and her mop n.
tartışmayı/münakaşayı inatla sürdürmek argue the toss v.
inatla karşı çıkmaya devam etmek argue the toss v.
duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek take a firm stand on something v.
inatla karşı gelmek put one's back up v.
inatla direnmek bid defiance v.
(birine/bir şeye) inatla karşı durmak make a dead set upon (someone or something) [obsolete] v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) duruşunu inatla sürdürmek take a firm line/stand (on/against something) v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) duruşunu inatla sürdürmek take a firm line (on or against something) v.
(birine/bir şeye) inatla karşı durmak make a dead set at (someone or something) [obsolete] v.
(bir konuda) duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek take a stand on (something) v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) duruşunu inatla sürdürmek take a firm stand (on or against something) v.
Religious
roma katolik kilisesi'nin açık olan bir gerçeği kasten ve inatla reddeden vaftiz edilmiş bir üyesi heretic n.
roma katolik kilisesi'nde vaftiz olmuş birinin açık bir gerçeği kasten ve inatla inkar etmesi heresy n.
Military
inatla savunma defence in place n.