| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | injustice n. | adaletsizlik | ||
|
These injustices are intolerable, especially when the victims are children. Bu adaletsizlikler, özellikle de kurbanların çocuk olduğu durumlarda kabul edilemez. More Sentences |
||||
| Common Usage | injustice n. | haksızlık | ||
|
In my view, an injustice has been done to them. Benim görüşüme göre, onlara bir haksızlık yapılmıştır. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | injustice n. | haksızlık | ||
|
In my view, an injustice has been done to them. Benim görüşüme göre, onlara bir haksızlık yapılmıştır. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | injustice n. | adaletsizlik | ||
|
These injustices are intolerable, especially when the victims are children. Bu adaletsizlikler, özellikle de kurbanların çocuk olduğu durumlarda kabul edilemez. More Sentences |
||||
| Law | ||||
| Law | injustice n. | adaletsizlik | ||
|
These injustices are intolerable, especially when the victims are children. Bu adaletsizlikler, özellikle de kurbanların çocuk olduğu durumlarda kabul edilemez. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | injustice n. | insafsızlık | ||
| General | injustice n. | kıygı | ||
| General | injustice n. | kıyım | ||
| General | injustice n. | hayıf | ||
| General | injustice n. | adil olmayan yaklaşım | ||
| General | injustice n. | adaletsiz uygulama | ||
| General | injustice n. | haksız uygulama | ||
| Law | ||||
| Law | injustice n. | adalete aykırılık | ||
| Ottoman Turkish | ||||
| Ottoman Turkish | injustice n. | itisaf | ||