interests - Turco Inglés Diccionario

interests

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "interests" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
interests n. ilgi alanları
Services of general interest also need to be mentioned in this particular respect.
Genel ilgi alanındaki hizmetlerin de bu bağlamda belirtilmesi gerekmektedir.

More Sentences
Trade/Economic
interests n. çıkarlar
We know that there are antagonisms and conflicting interests and priorities in political life.
Siyasi hayatta karşıtlıklar, çatışan çıkarlar ve öncelikler olduğunu biliyoruz.

More Sentences
interests n. menfaatler
These have strengthened the report to the best interests of the industry and those involved in it.
Bunlar raporu sektörün ve sektörde yer alanların menfaatleri doğrultusunda güçlendirmiştir.

More Sentences

Significados de "interests" con otros términos en diccionario inglés turco: 116 resultado(s)

Inglés Turco
General
conflict of interests n. menfaatlerin ihtilafı
conflict of interests n. çıkar çekişmesi
area of interests n. ilgi alanı
entailed interests n. menkul veya gayrimenkul bir şeyi veya bir malı başkasına ferağ edilememe koşuluyla bir kimseye veya mirasçılarına tesis yoluyla bağışlama
fundamental interests n. temel çıkarlar
man of wide interests n. birçok şeye ilgi duyan adam
national interests n. ülke çıkarları
legitimate interests n. meşru menfaatler
competing interests n. yarışan/çakışan çıkarlar
relationship based on mutual interests n. karşılıklı çıkar ilişkisi
clash of interests n. çıkar çatışması
conflicting interests n. çıkar çatışması
competing interests n. rekabet
conflict with one's interests v. çıkarlarına ters düşmek
look out for one's own interests v. çıkarlarını gözetmek
safeguard somebody's interests v. başkalarının çıkarlarını gözetmek
serve one's own interests v. kendi çıkarlarına hizmet etmek
protect somebody's interests v. başkalarının çıkarlarını gözetmek
look after one's own interests v. çıkarlarını gözetmek
look after one's interests v. çıkar gözetmek
look out for one's own interests v. çıkar gözetmek
protect one's interests v. birisinin çıkarlarını korumak
defend one's interests v. çıkarlarını savunmak
have the same interests v. aynı ilgi alanlarına sahip olmak
have common interests v. ortak ilgi alanlarına sahip olmak
thinking only of one's own interests adj. yalnızca kendi çıkarlarını düşünen
Idioms
have someone's best interests at heart v. (bir karar verirken) birinin iyiliğini/çıkarını düşünmek
have somebody's (best) interests at heart v. (birinin) iyiliğini istemek/düşünmek
have (one's) (best) interests at heart v. (bir karar verirken birinin) iyiliğini/çıkarını düşünmek
have somebody's (best) interests at heart v. (bir karar verirken) birinin iyiliğini/çıkarını düşünmek
in one's own interests expr. kendi yararına
in one's own best interests expr. kendi yararına
in one's best interests expr. kendi yararına
in one's own interests expr. kendi iyiliğine
in one's own best interests expr. kendi iyiliğine
in one's best interests expr. kendi iyiliğine
Speaking
what interests you most in life? expr. hayatta ilgini en çok ne çekiyor?
Trade/Economic
conflict of interests n. çıkar çelişkisi
interests received from margin trading n. kredili menkul kıymet işlemlerinden faiz gelirleri
redeemable preferred shares minority interests in subsidiaries n. itfa imtiyazlı hisse senetleri bağlı şirketler azınlık kar payları
repay installments and interests payable on long term loans n. uzun vadeli kredi anapara borç taksitleri ve faizleri
impairment of trade interests n. ticari menfaatlerin zarar görmesi
interests and commissions from short selling n. ödünç menkul kıymet işlemlerinden gelirler
personal interests n. kişisel çıkar
other interests received from customers n. müşterilerden alınan diğer faiz gelirleri
uniting of interests n. çıkarların birleştirilmesi
interests received from customers n. müşterilerden alınan faiz gelirleri
pooling of interests n. alacak ve borçların toplanması
interests from loans n. kredilerden alınan faizler
conflict of interests n. çıkarlar arasında çelişki bulunması
personal interests n. kişisel menfaat
vested interests n. kazanılmış haklar
computation of the interests n. faiz hesabı
national interests n. ulusal çıkarlar
real rate of interests n. reel faiz oranları
amount of unaccured liabilities of interests for future periods related to short and long-term credits and bonds payable (including redeemed shares) n. kısa ve uzun vadeli kredilerle ilgili olarak alınan kredilerin ve çıkarılmış menkul kıymetlerin (katılma intifa senedi dahil) kredi ve menkul kıymet türleri itibarıyla tahakkuk etmemiş gelecek döneme ilişkin faiz borçları tutarları
principal installments and interests of long-term loans n. uzun vadeli kredilerin anapara taksitleri ve faizleri
minority interests n. azınlık kar payları
protection of interests n. çıkarların korunması
minority interests n. azınlık hisseleri
computation of the interests n. faizlerin hesaplanması
commercial interests n. ticari çıkarlar
interests of the bank n. bankanın çıkarları
outstanding interests n. ödenmemiş faizler
principal and interests n. anapara ve faizler
principal and interests n. kapital ve faizler
interests commissions and charges relating to debt n. faizler komisyonlar ve borca ilişkin giderler
investments in other enterprises linked by participating interests n. iştirak menfaatleriyle bağlantılı diğer kuruluşlardaki yatırımlar
amounts receivable from other enterprises linked by participating interests n. iştirak menfaatleriyle bağlantılı diğer kuruluşlardaki alacak hesapları
mutual interests n. karşılıklı çıkarlar
mutual interests n. karşılıklı menfaatler
financial reporting of interests in joint ventures n. iş ortaklıklarındaki katılım paylarının finansal raporlaması
interests paid/earned n. ödenen/tahsil edilen faizler
Law
right, title and interests n. hak ve menfaatler
bank interests n. banka faizi
vested interests n. kazanılmış haklar
vested interests n. tanınmış haklar
equitable interests n. yasal yararlanma hakları
equitable interests n. yasal olarak sahibi olmasa da ilgili mülkten yararlanan şahsın sahip olduğu yararlanma hakları
personal interests n. kişisel çıkarlar
personal interests n. şahsi menfaatler
minor interests n. küçük menfaatler
minor interests n. önemsiz olup hüküm ifade eden haklar
minor interests n. küçük haklar
overriding interests n. mükellefiyetsiz çıkarlar
overriding interests n. tapu siciline geçirilmemiş çıkarlar
overriding interests n. tapu siciline kaydolunmamış haklar
declaration of interests n. menfaat deklarasyonu
the best interests of the child n. çocuğun yüksek yararı
the best interests of the child n. çocuğun yüksek menfaati
balancing of legally protected interests n. yasal olarak korunan çıkarların dengelenmesi
without prejudice to the legitimate interests of the right holder expr. hak sahibinin meşru menfaatlerine halel getirmeksizin
Politics
adverse interests n. çatışan çıkarlar
identity of interests n. ortak çıkarlar
interests of foreign countries n. yabancı ülke cıkarları
common interests n. müşterek menfaatlar
safeguard the interests of the community n. topluluk çıkarlarının korunması
common interests n. ortak çıkarlar
prejudiced interests n. zarara uğrayan çıkarlar
articulation of interests n. çıkar eklemlenmesi
furthermore, they may identify their personal interests with the political designs of the invaders n. hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler
imperial interests n. ingiliz imparatorluğu'nun çıkarları
the interests of the member states n. üye devletlerin çıkarları
mutual interests n. karşılıklı çıkarlar
personal interests n. kişisel çıkarlar
general interests n. genel menfaatler
vested interests n. çıkar grupları
be compatible with the interests v. çıkarlarla uygun olmak
be compatible with the interests v. çıkarlara uymak
be compatible with the interests v. çıkarlarla bağdaşmak
be compatible with the interests v. çıkarlarla örtüşmek
Social Sciences
class interests n. sınıfsal çıkarlar
community of interests n. menfaatlerin birliği
Education
research interests n. araştırma alanları
research interests n. çalışma alanları
Military
national security interests n. ulusal güvenlik çıkarları