| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | interview n. | görüşme | ||
|
The survey is unique in that it combines interviews and physical examinations. Anket, görüşmeleri ve fiziksel muayeneleri birleştirmesi bakımından benzersizdir. More Sentences |
||||
| Common Usage | interview n. | mülakat | ||
|
She had an interview for a position at a reputable university. Saygın üniversitelerden birinde bir pozisyon için mülakata girdi. More Sentences |
||||
| Common Usage | interview n. | röportaj | ||
|
He managed to get an interview with that famous movie star. O ünlü film yıldızıyla bir röportaj yapmayı başardı. More Sentences |
||||
| Common Usage | interview v. | görüşmek | ||
|
We have interviewed many experts and made many visits. Pek çok uzmanla görüştük ve pek çok ziyaret gerçekleştirdik. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | interview n. | röportaj | ||
|
He managed to get an interview with that famous movie star. O ünlü film yıldızıyla bir röportaj yapmayı başardı. More Sentences |
||||
| General | interview n. | sorgu | ||
|
Chris was called in for a police interview. Chris polis sorgusu için çağrılmıştı. More Sentences |
||||
| General | interview v. | görüşmek | ||
|
We have interviewed many experts and made many visits. Pek çok uzmanla görüştük ve pek çok ziyaret gerçekleştirdik. More Sentences |
||||
| General | interview v. | ile röportaj yapmak | ||
|
Tom is interviewing Mary. Tom, Mary ile röportaj yapıyor. More Sentences |
||||
| General | interview v. | görüşme yapmak | ||
|
Can we interview him? Biz onunla görüşme yapabilir miyiz? More Sentences |
||||
| General | interview v. | röportaj yapmak | ||
|
We wanted to interview them, but we couldn't find them. Onlarla röportaj yapmak istedik ama bulamadık. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | interview n. | mülakat | ||
|
She had an interview for a position at a reputable university. Saygın üniversitelerden birinde bir pozisyon için mülakata girdi. More Sentences |
||||
| Law | ||||
| Law | interview v. | mülakat yapmak | ||
|
They interviewed several candidates, none of which impressed them. Birkaç adayla mülakat yapmışlar ama hiçbiri onları etkilememiş. More Sentences |
||||
| Politics | ||||
| Politics | interview n. | mülakat | ||
|
She had an interview for a position at a reputable university. Saygın üniversitelerden birinde bir pozisyon için mülakata girdi. More Sentences |
||||
| Psychology | ||||
| Psychology | interview n. | görüşme | ||
|
The survey is unique in that it combines interviews and physical examinations. Anket, görüşmeleri ve fiziksel muayeneleri birleştirmesi bakımından benzersizdir. More Sentences |
||||
| Linguistics | ||||
| Linguistics | interview n. | görüşme | ||
|
The survey is unique in that it combines interviews and physical examinations. Anket, görüşmeleri ve fiziksel muayeneleri birleştirmesi bakımından benzersizdir. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | interview n. | görüşüm | ||
| General | interview n. | kaçamak sevgili buluşması | ||
| General | interview n. | öğrenci-öğretmen görüşmesi | ||
| General | interview n. | görüşme yapılan kimse | ||
| General | interview n. | iş görüşmesi | ||
| General | interview n. | söyleşi | ||
| General | interview v. | ile görüşme yapmak | ||
| General | interview v. | söyleşi yapmak | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | interview n. | karşılıklı görüşme | ||
| Psychology | ||||
| Psychology | interview n. | anket | ||