kasap - Turco Inglés Diccionario

kasap

Significados de "kasap" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kasap butcher n.
I asked my butcher for lean lamb ribs.
Kasabımdan yağsız kuzu kaburgası istedim.

More Sentences
General
kasap butcher's shop n.
We do have large slaughterhouses in Europe, but we also have a host of small butcher's shops.
Avrupa'da büyük mezbahalarımız var ama aynı zamanda çok sayıda küçük kasap dükkânımız da var.

More Sentences
kasap butcher n.
I asked my butcher for lean lamb ribs.
Kasabımdan yağsız kuzu kaburgası istedim.

More Sentences
Gastronomy
kasap butcher n.
I asked my butcher for lean lamb ribs.
Kasabımdan yağsız kuzu kaburgası istedim.

More Sentences
General
kasap rump roast n.
kasap cutlet n.
kasap sweetbread n.
kasap butcherer n.
kasap flesher [scotland] n.
kasap fleshmonger [obsolete] n.
Industry
kasap meatman n.

Significados de "kasap" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Turco Inglés
General
toptan kasap işi meat packing n.
kasap (mezbaha) slaughterer n.
kasap (mezbaha) sticker n.
kasap tezgahı shambles n.
kasap bıçağı butcher knife n.
kasap baltası (tokmaklı) poleax n.
kümes hayvanlarının etini satan kasap poulterer n.
kasap baltası (tokmaklı) poleaxe n.
kasap satırı cleaver n.
normal kasap bıçağıyla alanımayıp özel yöntemlerle alınan et recovered meat n.
kasap dükkanı butcher n.
kasap kağıdı butcher paper n.
kasap satırı meat axe n.
kasap testeresi butcher's saw n.
kasap baltası (tokmaklı) pole-axe n.
kasap tarafından rulo haline getirilen iç yağı tallow catch n.
kasap çengeli cambrel n.
kasap çengeli gambrel n.
kasap çengeli chambrel n.
işkembe satan kasap tripeman n.
kasap satırı meat–ax n.
kasap tezgahı laniary n.
karkasların bacakları üzerinde çalışan kasap legger n.
kasap havası hasapikos n.
kasap askısı gamble n.
kasap çengeli gambrel stick n.
kasap gibi katleden kimse butcher n.
büyük bıçak (kasap bıçağı, et bıçağı) gully knife [dialect] [uk] n.
büyük bıçak (kasap bıçağı, et bıçağı) gully [dialect] [uk] n.
kasap baltası pollax n.
kasap baltası pollaxe n.
(kırkıldıktan sonra satılan) kasap koyunu shorn n.
(özellikle ingiltere'de) besili kasap öküzü beast [uk] n.
kasap çengeli spreader n.
kasap tezgâhı butcher’s stall n.
kasap kancası stend n.
(kasap dükkanında) et askısı stend n.
kasap çengeliyle asmak gambrel v.
kasap çengeline takmak gambrel v.
kasap baltası pollaxe v.
yüzeyi kasap kütüğüne benzeyen butcher block adj.
kasap tahtasına benzeyen butcher-block adj.
kasap gibi butcherly adj.
Idioms
ayvaz kasap hep bir hesap as broad as it is long expr.
ayvaz kasap hep bir hesap all (the) one expr.
ayvaz kasap hep bir hesap it's as broad as it's long expr.
ayvaz kasap hep bir hesap it's as broad as it is long [uk] expr.
Speaking
ayvaz kasap hep bir hesap it makes no difference expr.
Technical
kasap bezi butcher linen n.
kasap satırı meataxe n.
kasap kancası gaff n.
kasap kütüğü butcher block n.
renk ve desen bakımından kasap kütüğüne benzetilmiş vinil malzeme butcher block n.
kasap tahtası butcher board n.
Medical
kasap doktor horse-doctor n.
kasap doktor horse doctor n.
Food Engineering
normal kasap bıçağıyla alınmayan ancak bazı mekanik yöntemlerle alınan et mechanically recovered meat n.
Gastronomy
kasap dükkanı butcher shop n.
kasap satırı meat cleaver n.
kasap köfte butcher's meatball n.
koşer kurallarına uygun kesim yapan kasap shochet n.
koşer kurallarına uygun kesim yapan kasap shohet n.
Zoology
kasap kuşu butcherbird n.
Archaic
kasap dükkanı shambles n.
Star Wars
kasap böceği butcherbug n.
kasap'ın sokağı butcher's alley n.