kimseler - Turco Inglés Diccionario

kimseler

Significados de "kimseler" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
kimseler folks n.

Significados de "kimseler" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
aynı sınıftan kimseler tribe n.
dinci/meslekten olmayan kimseler laymen n.
ölmüş kimseler hakkında yazı yazan kimse necrologist n.
hukukçu olmayan kimseler layman n.
işitme engelli kimseler persons having impaired hearing n.
işitme özürlü kimseler persons having impaired hearing n.
suç işleyen kimseler underworld n.
istihdam edilmemiş kimseler unemployed people n.
işsiz kimseler unemployed people n.
toplumdan dışlanan kimseler untouchables n.
hiçbir sosyal sınıfa ait olmayan kimseler untouchables n.
en değerli, yetenekli veya ünlü kimseler best n.
olağanüstü bölgeden tahliye edilen kimseler evacuees n.
(ingiltere'de) dokumacı kimseler için kullanılan mesleki bir soyadı webster n.
topluluk, sektör, meslek gibi bir grupta bulunan önemli veya nüfuzlu kimseler whos who n.
işlenmemiş topraklarda yaşayan kimseler için kullanılan bir soyadı wild n.
medenileşmemiş kimseler için kullanılan bir soyadı wild n.
geveze kimseler windies n.
kulağı ağır işiten kimseler hard of hearing n.
çaresiz kimseler hard core n.
çaresiz kimseler hard-core n.
inatçı kimseler hardheads n.
çaresiz kimseler hardcore n.
dik kafalı kimseler hardheads n.
belirli bir dönemde göç eden kimseler migration n.
göçe katılan kimseler migration n.
uyumlu kimseler harmonious n.
değersiz kimseler hinderlings [dialect] [uk] n.
soysuz kimseler hinderlings [dialect] [uk] n.
yozlaşmış kimseler hinderlings [dialect] [uk] n.
korkak kimseler hinderlings [dialect] [uk] n.
yüksek sosyal statülü kimseler hoi polloi n.
elit kimseler hoi polloi n.
seçkin kimseler hoi polloi n.
varlıklı kimseler hoi polloi n.
evsiz kimseler homeless n.
evdeki kimseler homefolk n.
çok komik kimseler hoots n.
itibarsız kimseler riffraff n.
itibarsız kimseler riff-raff n.
avam kimseler clanjamfray n.
avam kimseler clanjamfrie n.
avam kimseler clamjamfry n.
ahlaksız kimseler demi monde n.
ahlaksız kimseler demimonde n.
aşırı doz uyuşturucu almış kimseler ods n.
değersiz kimseler offal n.
itibarsız kimseler roughscuff n.
itibarsız kimseler rough-scruff n.
alt sınıf mensubu kimseler rout n.
yardım edip etkili olabilecek kimseler connections n.
at yarışıyla bağlantılı kimseler connection [uk] n.
muhalif kimseler dissidents n.
karşıt görüşlü kimseler dissidents n.
mutabık kimseler dittoheads n.
bedava giriş yapan kimseler paper n.
topluma mal olmuş kimseler pantheon n.
aynı zamanda yaşayan kimseler coevals n.
yakın yaştaki kimseler coevals n.
davranış ilişki kurulan kimseler conversation [obsolete] n.
başıboş kimseler flotsam n.
sırada oturan kimseler pew n.
kırmızı elbise giyen kimseler scarlet n.
belirli türden kimseler ile ünlü yer seminary n.
fransız kökenli kimseler french n.
kötü niyetli kimseler bad actors n.
kötü kimseler bad actors n.
birinin soyundan gelen kimseler stirps n.
diğer kimseler ile ortak malı/payı olan malik part-owner n.
birbirine uygun olmayan (kimseler) unsuited adj.
aynı cinsiyetten olan kimseler arasındaki sosyal ilişkilerle ilgili homosocial adj.
aynı cinsiyetten olan kimseler arasındaki sosyal ilişkilere ait homosocial adj.
mississippi nehri bölgesinde yaşayan kimseler ile ilişkili mississippian adj.
mississippi'de yaşayan kimseler ile ilişkili mississippian adj.
ahlaksız kimseler ile ilgili demimondaine adj.
şartlı tahliye edilmiş kimseler ile ilişkili parole adj.
az tanınmış kimseler arasında below the salt adv.
bahsedilen kimse veya kimseler who pron.
ilgili kimse veya kimseler who pron.
kastedilen kimse veya kimseler who pron.
Colloquial
vasıfsız, sıradan kimseler lay people n.
tıbbi tedaviye ihtiyacı olmayıp güven duymak için veya duygusal sorunlar nedeniyle doktora giden kimseler worried well n.
sıradan kimseler odds and sods [uk] n.
histerik kimseler meemies n.
Idioms
önemsiz kimseler small fry n.
ağzı süt kokan kimseler babes in the woods n.
deneyimsiz kimseler babes in the wood n.
seçkin kimseler the beautiful people n.
seçkin kimseler beautiful people n.
yüksek tabakadan kimseler the beautiful people n.
kalburüstü kimseler the beautiful people n.
yüksek tabakadan kimseler beautiful people n.
kalburüstü kimseler beautiful people n.
istenmeyen/zor/tehlikeli işlerin yaptırıldığı kimseler cannon fodder n.
ateşe atılan kimseler cannon fodder n.
istenmeyen/zor/tehlikeli işlere koşulan kimseler cannon fodder n.
önden yem olarak öne sürülen kimseler cannon fodder n.
yem olarak kullanılan kimseler cannon fodder n.
üst düzey kimseler higher-ups n.
yüksek konumdaki kimseler higher-ups n.
yüksek konumdaki kimseler high-ups n.
yüksek rütbeli kimseler high-ups n.
üst düzey kimseler high-ups n.
yüksek rütbeli kimseler higher-ups n.
jet sosyeteden kimseler jet-set n.
jet sosyete mensubu kimseler jet-setters n.
jet sosyeteden kimseler jet-setters n.
jet sosyete mensubu kimseler jet-set n.
sert/zalim/huysuz kimseler meanies n.
cimri kimseler meanies n.
bir başarıda emeği geçmiş olduğu halde adı zikredilmeyen kimseler unsung heroes n.
hak ettiği değeri görmeyen kimseler unsung heroes n.
ortalığı karıştıran kimseler waggers n.
kışkırtan kimseler waggers n.
kimseler duymasın mum is the word expr.
aman kimseler duymasın mum is the word expr.
kimseler duymasın ama between you and me and the gatepost expr.
kimseler duymasın ama between you and me and the bed post expr.
kimseler duymasın ama between you and me and the wall expr.
Speaking
etrafta kimseler yoktu there was nobody around expr.
Trade/Economic
teknolojik gelişmenin ortaya çıkarttığı işsiz kimseler technologically displaced worker n.
otomasyonun ortaya çıkarttığı işsiz kimseler technologically displaced worker n.
acil durumda ulaşılacak kimseler emergency contact names n.
varlıklı, çocuksuz ve evli kimseler için tasarlanmış dinkie adj.
Law
kanunen bakılmakla yükümlü olan kimseler legal dependents n.
yargıçlar, belediye başkanları ve diğer bazı yüksek mevkili kimseler için kullanılan bir hitap şekli worship [uk] n.
farklı kimseler veya organlarca tayin edilebilir görüşlere veya hususlara sahip olan mixed adj.
farklı milletlerden olan kimseler arasında adaleti sağlamak için yerli ve yabancı hakimlerden oluşan (mahkeme) mixed adj.
farklı kimseler veya organlarca saptanabilir görüşlere veya hususlara sahip olan mixed adj.
farklı kimseler veya organlarca belirlenebilir görüşlere veya hususlara sahip olan mixed adj.
Politics
ülke içinde göç etmek zorunda kalmış kimseler internally displaced persons n.
mandingo halkına mensup kimseler mandingos n.
kasaba veya ilçelerindeki yoksullara yardım etmeyi amaçlayan kurula atanan veya seçilen kimseler guardians of the poor n.
(güney ve orta amerika'da) gizlice tutuklanıp muhtemelen hapsedilmiş veya öldürülmüş kimseler the disappeared n.
(ingiliz iç savaşı'nda) kral karşıtı meclise destek veren kimseler parliamentarians n.
(islam ülkelerinde) asil soydan gelen veya siyasi açıdan önemli kimseler ile ilişkili shereefian adj.
Insurance
sigortası olmayan kimseler the uninsured n.
Medical
aynı türe mensup kimseler arasında kan nakli homohemotherapy n.
yatalak veya iyileşme döneminde olan kimseler için verilen diyet light diet n.
Social Sciences
70-80 yaş grubu arasında olan kimseler super-ager n.
70-80 yaş grubu arasında olan kimseler superager n.
abd'de karavan parklarında yaşayan fakir kimseler trailer trash n.
wichita halkından olan kimseler wichitas n.
ritim ve blues müzik dinleyip motosiklet kullanan kimseler mods n.
sahra altı afrika halklarının soyundan gelip batı yarımkürede yaşayan kimseler diaspora n.
(italya ve ispanyol asıllı kimseler arasında) hemşehri paesan n.
(italya ve ispanyol asıllı kimseler arasında) hemşehri paesano n.
History
(antik yunan'da) atina’da yaşayan hür kimseler arasında en alt tabakada yer alan kimse thete n.
yahudi gelenekleri, hukuku veya ahlakını bilmeyen kimseler ame haarez n.
orta çağ'da yaşamış kimseler mediaevals n.