knock together - Turco Inglés Diccionario

knock together

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "knock together" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
knock together v. bir araya getirmek
knock together v. birbirine çarpmak
knock together v. çarpışmak

Significados de "knock together" con otros términos en diccionario inglés turco: 31 resultado(s)

Inglés Turco
Idioms
knock one's heads together v. kafalarını birbirine vurmak
knock one's heads together v. cezalandırmak
knock one's heads together v. kafalarını birbirine tokuşturmak
knock one's heads together v. kulaklarını çekmek
one's knees knock together v. eli ayağı birbirine dolaşmak
knock some heads together v. birilerini hizaya getirmek
knock some heads together v. (birilerinin) canına okumak
knock some heads together v. birilerini haşlamak
knock one's knees together v. (korkudan) dizlerinin bağı çözülmek
knock one's knees together v. (korkudan) dizleri titremek
knock people's heads together v. (birilerinin) aklını başına getirmek
knock people's heads together v. (birilerinin) kafasına vura vura gerekeni yaptırmak
knock people's heads together v. (birilerine) aklını başına toplamasını söylemek
knock people's heads together v. birilerini hizaya getirmek
knock people's heads together v. birilerinin aklını başına getirmek
knock people's heads together v. birilerinin kafasına vura vura gerekeni yaptırmak
knock people's heads together v. birilerini paylamak
knock people's heads together v. birilerinin canına okumak
knock people's heads together v. birilerine ders vermek
knock people's heads together v. birilerini haşlamak
knock people's heads together v. birilerinin kulağını çekmek
knock people's heads together v. birilerinin kafalarını birbirine vurmak
knock people's heads together v. birilerine gününü göstermek
knock something together v. son anda bir şeyleri bir araya getirmek
knock something together v. acele/telaş ile bir şey ortaya çıkarmak
knock knees together v. (korkudan) dizleri titremek
knock something together v. hızlıca bir şeyleri birleştirip bir şey ortaya çıkarmak/yapmak
knock something together v. son anda bir şeyler yapmak
knock knees together v. eli ayağı birbirine dolaşmak
knock knees together v. (korkudan) dizlerinin bağı çözülmek
knock something together v. yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/ hazırlamak