lack (of) - Turco Inglés Diccionario

lack (of)

Significados de "lack (of)" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lack of confidence n. güvensizlik
lack of attention n. dikkatsizlik
lack of work n. çok az iş/çalışma/emek
lack of water n. susuzluk
lack of thought n. fikirsizlik
General
lack of workers n. adamsızlık
lack of courage n. cesaretsizlik
lack of n. yokluk
lack of harmony n. geçimsizlik
lack of grounds for legal action n. takipsizlik
lack of inspection n. denetimsizlik
lack of n. yoksunluk
lack of food n. beslenme yetersizliği
lack of interest n. alakasızlık
lack of continuity n. devamsızlık
lack of education n. eğitimsizlik
lack of condition n. hamlık
lack of communication n. iletişim kopukluğu
lack of experience n. tecrübesizlik
lack of appetite for sex n. cinsel isteksizlik
lack of purpose n. amaçsızlık
lack of manners n. görgüsüzlük
lack of understanding n. anlamazlık
lack of money n. parasızlık
lack of experience n. acemilik
lack of harmony n. ahenksizlik
lack of proportion n. oransızlık
lack of roads n. yolsuzluk
lack of foresight n. basiretsizlik
lack of understanding n. anlayışsızlık
lack of esteem n. itibarsızlık
lack of experience n. tecrübe eksikliği
lack of control n. başıboşluk
lack of aim n. ereksizlik
lack of employees n. adamsızlık
lack of aim n. gayesizlik
lack of use n. kal olmuş
lack of nourishment n. besinsizlik
lack of taste n. lezzetsizlik
lack of zeal n. gayretsizlik
lack of taste n. tatsızlık
lack of adjustment n. ayarsızlık
lack of need n. gereksizlik
lack of suspicion n. kuşkusuzluk
lack of oil n. yağsızlık
lack of harmony n. uyumsuzluk
lack of means n. çaresizlik
lack of knowledge n. bilgi eksikliği
lack of information n. bilgi eksikliği
lack of nutrition n. beslenme eksikliği
lack of nutrition n. beslenme yetersizliği
lack of nutrition n. beslenme kifayetsizliği
lack of nutrition n. yetersiz beslenme
lack of a devotion to one´s country or family n. hamiyetsizlik
lack of sanitary conditions n. sağlığa elverişsiz
lack of sanitary conditions n. sağlığa elverişsizlik
lack of sanitary conditions n. sağlık şartlarının yetersizliği
lack of comprehension n. anlayışsızlık
lack of concentration n. konsantrasyon eksikliği
lack of energy n. uyuklama
lack of energy n. rehavet
lack of energy n. uyuşukluk
lack of confidence n. adem-i itimat
lack of self-respect n. haysiyetsizlik
lack of inspection n. denetim eksikliği
lack of control n. denetim eksikliği
lack of interest n. ilgisizlik
lack of attention n. dikkat eksikliği
lack of confidence n. güven eksikliği
lack of trust n. güven eksikliği
lack of necessity n. gereksizlik
lack of love n. sevgi eksikliği
lack of success n. muvaffakiyetsizlik
lack of sexual drive n. cinsel isteksizlik
lack of sexual drive n. cinsel soğukluk
lack of necessity n. lüzumsuzluk
lack of time n. vakit darlığı
lack of communication n. haberleşme eksikliği
lack of motivation n. motivasyon eksikliği
lack of unity n. birlik/bütünlük eksikliği/yoksunluğu
lack of capacity n. kapasite yetersizliği
lack of capacity n. kapasitesizlik
lack of capacity n. kapasite eksikliği
lack of knowledge n. bilgisizlik
lack of contentment n. tatminsizlik
lack of contentment n. hoşnutsuzluk
lack of time n. zaman yetersizliği
lack of training n. eğitim eksikliği
lack of communication n. iletişimsizlik
lack of n. mahrumiyet
lack of rain n. yağmur eksikliği
lack of rain n. kuraklık
lack of rain n. yağmur yokluğu
lack of rain n. yağış eksikliği
lack of rain n. yağmursuzluk
lack of expression n. ifade eksikliği
lack of self-confidence n. kendine güvensizlik
lack of self-confidence n. özgüvensizlik
lack of rainfall n. yağış azlığı
lack of water n. su kıtlığı
lack of water n. su yokluğu
lack of self-confidence n. özgüven eksikliği
lack of discipline n. başıbozukluk
lack of experience n. çaylaklık
lack of solution n. çözümsüzlük
lack of sleep n. uykusuzluk
lack of progress n. ilerleme eksikliği
lack of visibility n. görünürlük eksikliği
lack of appetite n. iştahsızlık
lack of efficacy n. tesirsizlik
lack of space n. yer sıkıntısı/darlığı
lack of commitment n. taahhütsüzlük
lack of time n. zaman sıkıntısı
lack of conviction n. inanç eksikliği/yokluğu
lack of conviction n. mahkumiyetin olmaması
lack of familiarity n. aşinalık eksikliği
lack of sample n. yetersiz numune
lack of necessity n. zorunluluğun olmaması
lack of satisfaction n. tatminsizlik
lack of satisfaction n. tatmin eksikliği
lack of satisfaction n. tatmin olmama
lack of satisfaction n. memnuniyetsizlik
lack of oversight n. dikkatsizlik
lack of teamwork n. ekip çalışması eksikliği
lack of character n. karaktersizlik
lack of irony n. ironi olmaması
lack of irony n. ironi eksikliği
lack of irony n. ironinin olmaması
lack of ornamentation n. süssüzlük
lack of thought n. fikirsizlik
lack of transparency n. şeffaflık eksikliği/yoksunluğu
feel the lack of v. eksikliğini hissetmek
show a lack of respect for v. saygıda kusur etmek
show a total lack of comprehension v. tam bir anlayışsızlık göstermek
show a lack of comprehension v. anlayışssızlık sergilemek
show a lack of comprehension v. anlayışsızlık göstermek
show a lack of respect v. saygısızlık göstermek
throw out the case for lack of evidence v. delil yetersizliğinden davayı düşürmek
die from lack of air or oxygen v. havasızlıktan ölmek
for lack of prep. etkisizliğinden
through lack of prep. eksikliğinden dolayı
for lack of prep. yokluğundan
lack of prep. -sizlik
Phrases
for lack of a better word expr. kelimenin tam anlamıyla
Colloquial
lok (lack of knowledge) n. bilgisizlik
for lack of a better word expr. nasıl desem
for lack of a better word expr. tabiri caizse
I find your lack of (something) disturbing expr. bence (bir şey) eksikliğin çok sinir bozucu
I find your lack of (something) disturbing expr. (bir şey) eksikliğinden dolayı sana yazık
I find your lack of (something) disturbing expr. bence (bir şey) eksikliğin çok üzücü

Significados de "lack (of)" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Turco Inglés
Construction
lack of bead edge fusion kaynak dikişi kenarında ergime eksikliği lack of bead edge fusion n.