yoksunluk - Turco Inglés Diccionario

yoksunluk

Significados de "yoksunluk" en diccionario inglés turco : 32 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yoksunluk deprivation n.
As new parents, they suffer from serious sleep deprivation.
Yeni ebeveyn olduklarından ciddi uyku yoksunluğu çekiyorlar.

More Sentences
General
yoksunluk lack of n.
Quite frankly, I have never seen such a lack of reflection.
Açıkçası, hiç bu kadar tefekkür yoksunluğu görmemiştim.

More Sentences
yoksunluk destitution [rare] n.
These are the gateway to hard drugs, which lead to abuse and social destitution.
Bunlar, kötüye kullanım ve sosyal yoksunluğa yol açan ağır uyuşturuculara açılan kapıdır.

More Sentences
Law
yoksunluk deprivation
As new parents, they suffer from serious sleep deprivation.
Yeni ebeveyn olduklarından ciddi uyku yoksunluğu çekiyorlar.

More Sentences
Medical
yoksunluk withdrawal n.
The patient is showing signs of withdrawal.
Hasta yoksunluk belirtileri gösteriyor.

More Sentences
Linguistics
yoksunluk deprivation
As new parents, they suffer from serious sleep deprivation.
Yeni ebeveyn olduklarından ciddi uyku yoksunluğu çekiyorlar.

More Sentences
General
yoksunluk nakedness n.
yoksunluk lack n.
yoksunluk privation n.
yoksunluk defraudation n.
yoksunluk exiguity n.
yoksunluk deprival n.
yoksunluk deficiency n.
yoksunluk disanimation n.
yoksunluk necessitousness n.
yoksunluk necessitude [rare] n.
yoksunluk amission [obsolete] n.
yoksunluk bankruptcy n.
yoksunluk debarment n.
yoksunluk deprivement n.
yoksunluk ignoration n.
yoksunluk dispurveyance [obsolete] n.
yoksunluk destitution n.
yoksunluk pine [obsolete] n.
yoksunluk fault [obsolete] n.
yoksunluk orbity [obsolete] n.
yoksunluk privativeness n.
Law
yoksunluk disqualification
yoksunluk deprival
Medical
yoksunluk abstinence
Logic
yoksunluk privation [obsolete] n.
Archaic
yoksunluk solitude n.

Significados de "yoksunluk" con otros términos en diccionario inglés turco: 61 resultado(s)

Turco Inglés
General
göreli yoksunluk relative deprivation n.
yoksunluk semptomu withdrawal symptom n.
özgürlükten yoksunluk subjection n.
mirastan yoksunluk disinheritance n.
sevgiden yoksunluk lovelessness n.
nemden yoksunluk siccity n.
kültürel yoksunluk cultural deprivation n.
duygusal yoksunluk impersonality n.
yoksunluk veya ihtiyaç nedeniyle hareket etme drive n.
düşünme becerisinden yoksunluk incogitativity n.
düşünme becerisinden yoksunluk incogitancy [obsolete] n.
düşünme becerisinden yoksunluk incogitance n.
yoksunluk, öz disiplin veya kendi kendine acı veya rahatsızlık vererek zayıflatmak mortify v.
yoksunluk çekmek famish v.
yoksunluk duymak spoil v.
yoksunluk ile ilgili deprivative adj.
yoksunluk çeken innocent adj.
yoksunluk çeken pressed adj.
Colloquial
yoksunluk sendromuna benzer durum withdrawal n.
yoksunluk krizinde hurting adj.
Law
yasal hakları kullanmaktan yoksunluk legal disability n.
medeni haklardan yoksunluk loss of civic rights n.
temyiz gücünden yoksunluk mental incapacity n.
mirastan yoksunluk disinheritance n.
mirastan yoksunluk unworthiness to inherit n.
mirastan yoksunluk loss of inheritance rights n.
muvakkaten temyiz gücünden yoksunluk temporary incapacity n.
mirastan yoksunluk disheritance n.
Politics
göreceli yoksunluk relative deprivation n.
Medical
neonatal yoksunluk sendromu neonatal drug withdrawal syndrome n.
(bir ilacın kesilmesi halinde ortaya çıkan) yoksunluk etkisi rebound effect n.
duyusal yoksunluk sensory deprivation n.
yenidoğanın yoksunluk sendromu neonatal withdrawal syndrome n.
duyusal yoksunluk tankı flotation tank n.
yoksunluk sendromu abstinence syndrome
yoksunluk sendromu withdrawal syndrome
Psychology
mutlak yoksunluk absolute deprivation n.
psikososyal yoksunluk psychosocial deprivation n.
duygusal yoksunluk emotional deprivation n.
yoksunluk deliryumu abstinence delirium n.
kültürel yoksunluk cultural deprivation n.
duyusal yoksunluk sensory deprivation n.
alkol yoksunluk sendromu alcohol withdrawal syndrome n.
madde yoksunluk sendromu drug withdrawal syndrome n.
klinik opiyat yoksunluk ölçeği clinical opiate withdrawal scale (cows) n.
koşullu yoksunluk conditioned withdrawal n.
(ilaç veya maddeye karşı) yoksunluk sendromu yaşamak withdraw v.
yoksunluk deneyleri deprivation experiments
Pathology
neonatal yoksunluk sendromu neonatal abstinence syndrome n.
anne karnında veya doğumda bağımlılık yapan ilaçlara maruz kalmış bebekte görülen şiddetli ağlama, titreme, ateş, terleme ve kusma gibi yoksunluk semptomları neonatal abstinence syndrome n.
Pharmaceutics
anksiyete, uykusuzluk ve alkol yoksunluk sendromu için kullanılan sakinleştirici bir ilaç markası serax® n.
Optics
yoksunluk ambliyopisi deprivation amblyopia
Social Sciences
çoklu yoksunluk multiple deprivation n.
göreli yoksunluk kuramı theory of relative deprivation n.
Linguistics
kültürel yoksunluk cultural deprivation n.
kültürel yoksunluk kuramı cultural deprivation n.
sözel yoksunluk verbal deprivation n.
yoksunluk eki privative affix
Slang
alkolü/uyuşturucuyu bırakma sonrası hissedilen yoksunluk whips and jingles n.
yoksunluk krizi ork-orks [dated] n.
yoksunluk krizinde hard-up adj.