lav - Turco Inglés Diccionario

lav

Significados de "lav" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
lav n. tuvalet
lav n. yaka mikrofonu
British Slang
lav n. tuvalet

Significados de "lav" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
lav lava n.
There is toxic dust, and toxic vapours are emerging from the lava.
Ortada zehirli bir toz var ve lavlardan zehirli buharlar çıkıyor.

More Sentences
Geology
lav lava n.
There is toxic dust, and toxic vapours are emerging from the lava.
Ortada zehirli bir toz var ve lavlardan zehirli buharlar çıkıyor.

More Sentences
General
lav pozzuolana n.
lav pozzolana n.
lav lv (lava) abrev.
Marine
lav pozzolan n.

Significados de "lav" con otros términos en diccionario inglés turco: 82 resultado(s)

Turco Inglés
General
lav görünümünde ucuz çömlek lava ware n.
(lav) püskürme flood n.
(lav) akıntı flood n.
lav fışkırtmak erupt lava v.
(lav) püskürtmek extravasate v.
(lav) püskürmek extravasate v.
lav benzeri lavalike adj.
lav şeklinde lavaform adj.
lav formunda lavaform adj.
Phrasals
(lav) püskürmek belch up v.
(yanardağ) lav püskürtmek/çıkarmak belch up v.
Technical
lav deltası lava delta n.
lav tüneli lava tunnel n.
lav konisi lava cone n.
curuf lav külü scoria n.
parçalı lav taxite n.
donmuş lav lava n.
Lighting
lav lambası lava lamp n.
Chemistry
bazı bombalarda ve lav silahında kullanılan, benzinle karıştırıldığında sert bir jöleye dönüşen, muhtelif yağ asitlerinden oluşan bir tür alüminyum içerikli sabun napalm n.
Astronomy
lav gezegeni lava planet n.
Environment
lav platosu lava plateau n.
lav gölü lava lake n.
Geography
lav akıntısı lava flow n.
yastık şekilli lav pillow lava n.
lav püskürtme activity n.
lav domu volcanic dome n.
lav domu dome n.
(özellikle katılaştığında) kalın lav katmanı coulie n.
(özellikle katılaştığında) kalın lav katmanı coulee n.
(meksika ve batı abd) lav sahası pedregal n.
(uzun ve dar) lav akıntısı stream n.
Meteorology
volkanik patlama ile ilişkili olup patlama veya sıcak lav üzerindeki konveksiyon akıntılarından kaynaklanan bir rüzgar volcanic wind n.
Geology
bloklu lav blocky lava n.
lav akıntısı yüzeyinde oluşan kabuk congealed crust n.
bazaltik lav basaltic lava n.
iki ana bazaltik lav akıntısı yüzeyinden biri aa lava n.
lav akıntısı lava flow n.
lav tabakası lava bed n.
lav tabakası lava field n.
lav tabakası lava plain n.
lav yatağı lava bed n.
lav yatağı lava field n.
lav yatağı lava plain n.
lav kayası lava rock n.
eriyik haldeki lav molten lava n.
lav örtüleri lava covers n.
sönmüş volkanın ağzını kapatan ve çevresindeki kayaların aşınmasıyla ortaya çıkan katı lav bloğu neck n.
krater tabanının yüzeyinde yuvarlak kubbe şeklindeki lav kütlesi tholoid n.
bileşimi trakit ile andezit arasında olan bir lav çeşidi trachyandesite n.
lav püskürtme eructation n.
(lav, balçık gibi) yeryüzüne çıkmaya zorlanan şey extrusion n.
volkanlardan çıkan gevşek ve topraklı küçük taş veya lav parçaları volcanic ashes n.
temelinde koyu ve özellikle bazaltik lav bulunan engebeli arazi malpais n.
bazaltik lav malpais n.
yanardağdan püskürmüş ve havada katılaşmış lav kütlesi bomb n.
lav bloğu block lava n.
yastık lav pillow n.
lav akıntısı coulee n.
bazalt yapılı yoğun lav akışı flood basalt n.
bazaltik lav flood basalt n.
plato oluşturan lav akışı flood basalt n.
mafik lav flood basalt n.
cüruf özelliğinde olan lav slag n.
lav tüneli lava tube n.
lav tüpü lava tube n.
lav yerine uçucu madde püskürten yanardağ cryovolcano n.
volkandan püsküren lav parçası pyroclast n.
soğumuş ve katılaşmış lav pahoehoe n.
kubbe biçimli lav birikintisi spine n.
lav çökeltisi spiracle n.
pahoehoe lav pahoehoe n.
lav tortusu spiracle n.
katılaşmış lav içinde olup aynı püskürük kayacın parçası olan (volkanik parçacık) cognate adj.
Military
lav roketi law rocket n.
Hunting
lav silahı flame thrower n.
Star Wars
jawenko lav canavarı jawenko lava beast n.
lav ejderi lava eel n.
lav piresi lava flea n.
lav meerkatı lava meerkat n.
lav perisi lava nymph n.
lav tarlaları lava fields n.
yer altı lav nehri underground lava river n.