linear - Turco Inglés Diccionario

linear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

linear — Definition

Significado:
doğrusal, çizgisel
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlɪniər/ – BrE /ˈlɪnɪə/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
straight, sequential
Antónimos:
nonlinear, complex

Significados de "linear" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
Trade/Economic
linear adj. lineer
A linear effect was found depending on the presence of lycopene in the ration.
Rasyondaki likopen varlığına bağlı olarak lineer bir etki saptanmıştır.

More Sentences
Technical
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
linear adj. lineer
A linear effect was found depending on the presence of lycopene in the ration.
Rasyondaki likopen varlığına bağlı olarak lineer bir etki saptanmıştır.

More Sentences
Telecom
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
Construction
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
linear adj. lineer
A linear effect was found depending on the presence of lycopene in the ration.
Rasyondaki likopen varlığına bağlı olarak lineer bir etki saptanmıştır.

More Sentences
Automotive
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
Math
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
Statistics
linear adj. doğrusal
The figures are given in a linear graph.
Rakamlar doğrusal bir grafikte verilmiştir.

More Sentences
linear adj. lineer
A linear effect was found depending on the presence of lycopene in the ration.
Rasyondaki likopen varlığına bağlı olarak lineer bir etki saptanmıştır.

More Sentences
General
linear adj. çizgisel
linear adj. birinci derece
linear adj. şeritsi
linear adj. çizgili
linear adj. ince ve uzun
linear adj. uzunluğa ilişkin
linear adj. doğrusal (süreç)
Technical
linear adj. çizgisel
Linguistics
linear adj. çizgisel

Significados de "linear" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
linear algebras n. doğrusal cebir
linear topological spaces n. doğrusal topolojik uzaylar
linear integrated circuits n. doğrusal entegre devreler
linear velocity n. lineer hız
linear program n. doğrusal program
linear element n. doğrusal eleman
linear measurement n. doğrusal ölçüm
linear accelerator n. lineer hızlandırıcı
linear representation n. lineer temsil
linear systems n. doğrusal sistemler
linear differential equation n. doğrusal diferansiyel denklem
linear electric circuits n. doğrusal elektrik devreleri
linear measure n. uzunluk ölçüsü
linear algebras n. doğrusal cebır
linear manifold n. doğrusal manifolt
linear regression n. doğrusal uyumlama
linear transformation n. doğrusal dönüşüm
linear associative algebra n. doğrusal birleşmeli cebir
linear lattice n. lineer kafes
linear approach n. doğrusal yaklaşım
linear operators n. doğrusal operatörler
linear algebraic equation n. doğrusal cebirsel denklem
linear form n. lineer form
linear leaf n. doğrusal yaprak
linear models n. doğrusal modeller
linear search n. doğrusal arama
linear oscillator n. doğrusal osilatör
linear programming n. lineer programlama
linear combination n. lineer kombinasyon
linear function n. lineer fonksiyon
linear system n. lineer sistem
linear accelerator n. radyoterapide kullanılan x ışını cihazı
linear inequality n. doğrusal eşitsizlik
linear ordering n. doğrusal sıralama
linear correlation n. linear korelasyon
linear interpolation n. lineer interpolasyon
linear iteration n. doğrusal yineleme
linear time invariant systems n. doğrusal zamanlı değişmez sistemler
non linear molecule n. eğri molekül
linear molecule n. doğrusal molekül
linear subspace n. doğrusal altuzay
linear programming n. doğrusal programlama
linear algebraic groups n. doğrusal cebir grupları
linear bearing n. lineer rulman
linear structure n. linear yapı
linear-shrinkage coefficient n. doğrusal büzülme katsayısı
linear space n. doğru-uzay
linear-shear coefficient n. doğrusal kayma katsayısı
make linear v. doğrusal hale getirmek
got into linear form v. düzgün şekle girmek
non linear adj. doğrusal olmayan
non-linear adj. doğrusal olmayan
linear-shaped adj. doğru şeklinde
lin ft (linear foot) abrev. 12 inç uzunluğuna eşdeğer bir uzunluk birimi
lin. (linear) abrev. çizgisel
lin. (linear) abrev. doğrusal
plf (pounds per linear foot) abrev. bir ağırlık ölçüsü
Idioms
go non-linear v. kontrolden çıkmak
go non-linear v. ateşlenmek (heyecandan)
go non-linear v. heyecanlanmak
go non-linear v. heveslenmek
go non-linear v. kontrolden çıkmak
go non-linear v. yoldan çıkmak
go non-linear v. heyecana kapılmak
go non-linear v. çok sinirlenmek
Trade/Economic
linear reduction of tariffs n. gümrük tarifelerinde linear indirim ya da gümrük tarifelerinde yatay indirim ya da gümrük tarifelerinde eşit yüzde indirimi
linear estimator n. doğrusal tahmin aracı
linear log n. doğrusal logaritmik fonksiyon
linear constraint n. doğrusal yan koşul
best linear and unbiased estimator n. en iyi doğrusal ve sapmasız tahmin edici
linear trend extrapolation n. dışa dönük doğrusal trend tahmini
linear function n. doğrusal fonksiyon
linear trend n. doğrusal eğilim
linear programming n. doğrusal programlama
linear relationship n. doğrusal ilişki
linear trend n. lineer trend
log-linear n. logaritmik doğrusal fonksiyon
non-linear regression n. doğrusal olmayan regresyon
non-linear correlation n. doğrusal olmayan korelasyon
linear scale n. lineer ölçek
linear programming n. lineer programlama
linear inheritance n. tevarüs ettiği miras
linear increase of taxation n. verginin doğrusal artırılması
linear variable expenses n. doğrusal değişken giderler
Tourism
linear organisation n. doğrusal örgütlenme
linear organisation n. doğrusal organizasyon
Technical
linear scan n. lineer tarama
linear units n. uzunluk birimleri
linear rectifier n. doğrusal doğrultmaç
linear accelerator n. doğrusal ivmelendirici
linear displacement n. lineer deplasman
coefficient of linear expansion n. lineer genişleme katsayısı
linear sweep n. lineer süpürme
linear diffuser n. doğrusal menfez
linear measure n. uzunluk ölçme sistemi
linear interpolation (lerp) n. lineer enterpolasyon
linear expansion n. doğrusal genleşme
linear stress distribution n. lineer gerilme dağılımı
linear network n. lineer şebeke
stable linear system n. kararlı doğrusal sistem
linear stress n. lineer gerilme
linear unit n. doğrusal birim
linear differential equation n. lineer diferansiyel denklem
linear distortion n. lineer distorsiyon
linear strain n. lineer deformasyon
linear array n. doğrusal dizilim
linear flow n. lineer drenaj
linear amplifier n. lineer kuvvetlendirici
complex linear space n. karmaşık doğrusal uzay
linear distribution n. lineer dağılım
linear modulation n. lineer modülasyon
linear perspective n. doğrusal perspektif
linear shrinkage n. lineer rötre
stability of a linear system n. doğrusal bir sistemin kararlılığı
linear transducer n. lineer dönüştürücü
linear algebra n. doğrusal cebir
linear drainage n. lineer drenaj
linear integrated circuit n. doğrusal tümdevre
linear regression equation n. lineer regresyon denklemi
linear trend n. lineer trend
linear resistor n. lineer direnç
linear rectification n. lineer doğrultma
linear load n. lineer yük
linear rectifier n. doğrusal redresör
linear strain n. tineer uzama
linear density n. doğrusal yoğunluk
linear transformation n. lineer transformasyon
linear motor n. lineer motor
linear resistance n. çizgisel direnç
coefficient of linear expansion n. doğrusal genleşme katsayısı
linear system n. lineer sistem
linear system n. doğrusal sistem
linear diffuser n. çizgisel-düz menfez
non-linear amplifier n. doğrusal olmayan yükselteç
non-linear control n. doğrusal olmayan denetim
non-linear distortion n. doğrusal olmayan bozunum
non-linear load n. doğrusal olmayan yük
linear dependence n. doğrusal bağımlılık
linear combination n. doğrusal birleşim
linear detector n. doğrusal algılayıcı
linear equation n. doğrusal denklem
linear drive n. düz tahrik
linear vector space n. doğrusal yöney uzayı
linear expansion n. boy uzaması
linear model n. doğrusal model
linear velocity n. lineer hız
linear operator n. doğrusal işleç
linear measure n. uzunluk ölçüsü
linear acceleration n. çizgisel ivme
linear phase n. doğrusal evre