magmatik - Turco Inglés Diccionario

magmatik

Significados de "magmatik" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
magmatik igneous adj.
Unlike many other igneous rocks, gabbro usually contains very little quartz.
Diğer birçok magmatik kayaçtan farklı olarak gabro genellikle çok az kuvars içerir.

More Sentences
magmatik magmatic adj.

Significados de "magmatik" con otros términos en diccionario inglés turco: 56 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
magmatik kayalar igneous rocks n.
magmatik mineraller magmatic minerals n.
magmatik kayaç veya magmada katılaşırken meydana gelen metasomatik değişikliklere ait veya ilgili deuteric adj.
magmatik kayaç veya magmada katılaşırken meydana gelen metasomatik değişikliklerden kaynaklanan deuteric adj.
Mining
magmatik kayada izometrik kristaller olarak bulunan bir mineral noselite n.
magmatik kayada izometrik kristaller olarak bulunan bir mineral nosean n.
oligoklaz, olivin, ortoklaz ve apatit içeren bir magmatik kayaç mugearite n.
magmatik kayaçtan oluşan yassı kütle cill n.
Chemistry
bazik magmatik kayaçların önemli bir bileşeni olan magnezyum demir silikat grupları chrysolite n.
Geography
magmatik asimilasyon magmatic assimilation n.
magmatik yatak magmatic deposit n.
magmatik etkinlik igneous activity n.
magmatik kayaç igneous rock n.
magmatik kaya igneous rock n.
çökelti katmanlarının altında yer alan magmatik ve metamorfik kayaç bloğu basement n.
Geology
başlangıç magmatik faz initial magmatic phase n.
magmatik petroloji igneous petrology n.
magmatik kayaçlar magmatic rocks n.
tortul yatakların arasına sızan ve üst tabakanın kubbe gibi şişmesine neden olan magmatik kaya kütlesi laccolith n.
tortul yatakların arasına sızan ve üst tabakanın kubbe gibi şişmesine neden olan magmatik kaya kütlesi laccolite n.
fenokristallerin ve matrisin kalsiyum, piroksen ve biyotitten oluştuğu, porfirik dokulu koyu renkli bir magmatik kaya lamprophyre n.
tortul kayaçlar ve altında yatan aşınmış magmatik ya da metamorfik kayaçlar arasındaki temas yüzeyi nonconformity n.
magmatik kayanın teorik standart mineral bileşimi norm n.
magmatik kayanın genellikle bulunduğu manyetik alanda soğuduktan veya katılaştıktan sonra manyetik alana sahip olması thermoremanent magnetization n.
okyanus tabanında bulunan, alüminyum yönünden zengin, bazalt benzeri magmatik veya volkanik bir kaya türü tholeiite n.
feldispat, nefelin ve ejirin içeren magmatik bir kayaç tinguaite n.
italyan alplerinde bulunan bir magmatik kayaç tonalite n.
granüler bir tür magmatik kaya tonalite n.
paralel dizili kristallerden oluşan (magmatik kayaç) trachyte n.
nadir bulunan iri taneli magmatik bir kayaç türü troctolite n.
nadir bulunan iri taneli bir magmatik kayaç troutstone n.
birçok magmatik kayaçta bulunan bir feldispat anorthite n.
neredeyse tamamen plajiyoklaz feldispattan oluşan magmatik bir kayaç anorthosite n.
magmatik kayanın eski kayaların içine geçmesi emplacement n.
bir yüzü konkav diğer yüzü konveks olan sütunlu magmatik kayalarda çapraz ayrılma yeri cup and ball n.
magmatik ve metamorfik kayalarda bulunan siyah veya koyu yeşil bir mineral biotite n.
erimiş magma ile yerdeki taşların bir araya gelmesi ile oluşan magmatik kaya hybrid rock n.
volkanik kökenli gri magmatik kaya greystone n.
ardışık bir dizi yatak veya magmatik kayaç topluluğu group n.
mineral çiftinin bir üyesinin diğerinin varlığı sebebiyle magmatik kaya kristalleşmesine dahil olmaması incompatibility n.
mercek biçimli magmatik bir kayaç türü phacolith n.
(hızlı soğuma nedeniyle) camsı görünümdeki magmatik kayaç kenarı selvage n.
magmatik kayaçlar dizisi series n.
silisyumlu magmatik kayaç sial n.
asitli magmatik kayaç sial n.
hornblent ve feldspat içeren magmatik bir kayaç türü sienite n.
magmatik kayacın propilite dönüşmesi propylitisation n.
magmatik kayacın propilite dönüşmesi propylitization n.
fenokristallerin ve matrisin kalsiyum, piroksen ve biyotitten oluştuğu porfirik dokulu koyu renkli magmatik kayalara ait veya ilgili lamprophyric adj.
okyanus tabanında bulunan, alüminyum yönünden zengin, bazalt benzeri magmatik veya volkanik kaya türüyle ilgili tholeiitic adj.
okyanus tabanında bulunan, alüminyum yönünden zengin, bazalt benzeri magmatik veya volkanik kaya türüne benzeyen tholeiitic adj.
paralel dizili kristallerden oluşan (magmatik kayaç) trachytic adj.
suda bulunan sıcak magmatik sızıntı ile ilgili hydrothermal adj.
ince taneli magmatik kayaçlar ile ilgili hypabyssal adj.
ince taneli magmatik kayaca ait hypabyssal adj.
düzensiz şekilli kristallerin birbirine kenetlendiği (magmatik kaya) sutured adj.