| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | minority n. | azınlık | ||
|
The company refused to hire minorities and women despite all objections. Şirket tüm itirazlara rağmen azınlıkları ve kadınları işe almayı reddetti. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | minority n. | reşit olmama | ||
|
The punishment was shortened due to the boy's minority. Çocuğun reşit olmaması nedeniyle ceza süresi kısaltılmıştır. More Sentences |
||||
| General | minority n. | küçük kısım | ||
|
Only a minority of people in town likes our beer. Şehirdeki insanların sadece küçük bir kısmı bizim biramızı seviyor. More Sentences |
||||
| General | minority adj. | azınlık olan | ||
|
The figures some Members have quoted amply demonstrate that the mountains are the minority of minorities in this House. Bazı Üyelerin aktardığı rakamlar, dağlıların bu Mecliste azınlıkların azınlığı olduğunu fazlasıyla göstermektedir. More Sentences |
||||
| Politics | ||||
| Politics | minority n. | azınlık | ||
|
The company refused to hire minorities and women despite all objections. Şirket tüm itirazlara rağmen azınlıkları ve kadınları işe almayı reddetti. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | minority n. | azınlık | ||
|
The company refused to hire minorities and women despite all objections. Şirket tüm itirazlara rağmen azınlıkları ve kadınları işe almayı reddetti. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | minority n. | ekalliyet | ||
| General | minority n. | ergin olmama | ||
| General | minority n. | azlık | ||
| General | minority adj. | azınlığa ait | ||
| General | minority adj. | azınlık ile ilişkili | ||
| Law | ||||
| Law | minority n. | ekalliyet | ||
| Law | minority n. | gayrireşitlik | ||
| Law | minority n. | yetişkin olmama | ||
| Social Sciences | ||||
| Social Sciences | minority n. | nüfusun çoğunluğundan ırk, din veya etnisite açısından farklılık gösteren grup | ||