minutes - Turco Inglés Diccionario

minutes

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

minutes — Definition

Significado:
tutanak, dakikalar
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɪnɪts/ – BrE /ˈmɪnɪts/)
Categoría gramatical:
İsim: minutes (plural)

Significados de "minutes" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
General
minutes n. dakika
You did not even use the full five minutes you were entitled to, which is greatly to your credit.
Hakkınız olan beş dakikanın tamamını bile kullanmadınız ki bu sizin için büyük bir övünç kaynağıdır.

More Sentences
minutes n. tutanak
I should also like this point to be recorded in the minutes.
Bu hususun da tutanaklara geçirilmesini rica ediyorum.

More Sentences
Trade/Economic
minutes n. tutanak
I should also like this point to be recorded in the minutes.
Bu hususun da tutanaklara geçirilmesini rica ediyorum.

More Sentences
minutes n. tutanaklar
The secretary will read out the minutes of the last meeting to us.
Sekreter son toplantının tutanaklarını bize okuyacak.

More Sentences
Law
minutes n. tutanak
I should also like this point to be recorded in the minutes.
Bu hususun da tutanaklara geçirilmesini rica ediyorum.

More Sentences
Computer
minutes n. tutanak
I should also like this point to be recorded in the minutes.
Bu hususun da tutanaklara geçirilmesini rica ediyorum.

More Sentences
Automotive
minutes n. dakika
You did not even use the full five minutes you were entitled to, which is greatly to your credit.
Hakkınız olan beş dakikanın tamamını bile kullanmadınız ki bu sizin için büyük bir övünç kaynağıdır.

More Sentences
General
minutes n. mazbata
minutes n. zabıt
minutes N. dakikalar
Trade/Economic
minutes n. mazbata
minutes n. müzekkere
minutes n. protokol
minutes n. toplantı zabıtları
minutes n. zabıt
Computer
minutes expr. dakika bekle

Significados de "minutes" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
a couple of minutes n. birkaç dakika
ten minutes by the clock n. tam on dakika
meeting minutes n. toplantı tutanağı
minutes of a meeting n. toplantı tutanağı
minutes of the proceedings n. tutanak
minutes of general meeting n. genel kurul tutanağı
the minutes of the meeting n. toplantı zaptı
the minutes of the meeting n. toplantı tutanağı
bonus airtime minutes n. hediye kontör
bonus airtime minutes n. bedava kontör
airtime minutes n. telefon kontörü
free airtime minutes n. bedava kontör
airtime minutes n. kontör
free airtime minutes n. hediye kontör
take minutes v. zabıt tutmak
take the minutes v. tutanak tutmak
take the minutes down v. tutanak tutmak
take the minutes v. zabıt tutmak
take the minutes down v. zabıt tutmak
write minutes v. tutanak tutmak
make the minutes taken v. zabıt tutturmak
take the minutes down v. zabıt tutturmak
record into minutes v. zapta geçirmek
sign minutes v. tutanak imzalamak
run out of minutes on one's cell v. kontörü azalmak
take someone a couple of minutes v. birkaç dakikasını almak
be 30 minutes late v. 30 dakika geç kalmak
be ... minutes behind schedule v. programın ... dakika gerisinde kalmak
extend the time by 5 minutes v. zamanı beş dakika daha uzatmak
after a couple of minutes adv. birkaç dakika sonra
in two minutes flat adv. tam iki dakikada
few minutes later adv. birkaç dakika sonra
a few minutes ago adv. birkaç dakika önce
in a matter of minutes adv. çabucak
in a matter of minutes adv. hemencecik
in a matter of minutes adv. çok çabuk
in a matter of minutes adv. birkaç dakika içinde
within minutes adv. dakikalar içinde
for minutes adv. dakikalardır
for minutes adv. dakikalarca
for another 30 minutes adv. bir yarım saat daha
five minutes later adv. 5 dakika sonra
in these minutes adv. bu dakikalarda
a couple of more minutes adv. bir kaç dakika daha
minutes to the concert adv. dakikalar kala
in the first minutes of prep. ilk dakikalarında
the bus runs every twenty minutes expr. otobüs her yirmi dakikada bir geçer
Phrases
after minutes expr. dakikalar sonra
in two minutes flat expr. sadece iki dakika içinde
in two minutes flat expr. tam iki dakika içinde
a committee is a group of men who keep minutes and waste hours expr. komite, dakikaları sayıp saatleri harcayan bir grup adam demektir
Proverb
a committee is a group of men who keep minutes and waste hours komisyonların bir karara varması çok uzun sürer
a committee is a group of men who keep minutes and waste hours komisyonların bir işi başarması çok uzun zaman alır
Colloquial
5 white-knuckled minutes n. gergin geçen beş dakika
5 white-knuckled minutes n. korku dolu beş dakika
last more than twenty minutes v. 20 dakikadan uzun sürmek
famous for fifteen minutes adj. 15 dakikalığına ünlü (andy warhol'un "bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak" sözüne istinaden kullanılan bir ifade)
famous for 15 minutes adj. 15 dakikalığına ünlü (andy warhol'un "bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak" sözüne istinaden kullanılan bir ifade)
fifteen minutes ago expr. 15 dakika önce
in the next few minutes expr. sonraki birkaç dakikada
fifteen minutes ago expr. on beş dakika önce
wait 10 minutes expr. 10 dakika bekle
wait 10 minutes expr. on dakika bekle
forty minutes ago expr. kırk dakika önce
in three minutes expr. üç dakika içinde
15 minutes of fame expr. kısa süreli ünlülük
15 minutes of fame expr. 15 dakikalığına ünlülük (andy warhol'un "bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak" sözüne istinaden kullanılan bir ifade)
15 minutes of fame expr. geçici ünlülük
15 minutes of fame expr. geçici şöhret
in two minutes flat expr. tam iki dakikada
in two minutes flat expr. tam iki dakika içinde
Idioms
famous for 15 minutes n. geçici ünlülük
famous for fifteen minutes n. geçici ünlülük
15 minutes of fame n. geçici ünlülük
a committee is a group of men who keep minutes and waste hours n. heyetler, boşa zaman harcamaktan başka bir işe yaramaz
15 minutes of fame n. kısa süreli şöhret
famous for fifteen minutes n. kısa süreli şöhret
famous for 15 minutes n. kısa süreli şöhret
15 minutes of fame n. 15 dakikalık ünlülük
famous for fifteen minutes n. 15 dakikalık ünlülük
famous for 15 minutes n. 15 dakikalık ünlülük
forty minutes of hell [us] n. kırk dakikalık dişe dişe mücadele (basketbol)
forty minutes of hell [us] n. kırk dakikayı karşı takımın burnundan getirme
give someone forty minutes of hell [us] v. cehennemi yaşatmak
give someone forty minutes of hell [us] v. hayatlarını zindan etmek
give someone forty minutes of hell [us] v. burunlarından getirmek
a committee is a group of men who keep minutes and waste hours expr. heyetler, boş beleş insan topluluğudur
Speaking
they'll be there in a few minutes n. birkaç dakikaya orada olacaklar
take a seat for a few minutes please interj. birkaç dakika oturun lütfen
how many minutes expr. kaç dakika
you're due in court in ten minutes expr. on dakika sonra mahkemede olmalısın
your table will be ready in a few minutes expr. masanız birkaç dakika içinde hazır olacak
he'll be here in five minutes expr. beş dakikaya burada olacak
please give me five minutes expr. lütfen bana beş dakika verin
do you mind if I have a couple of minutes alone with him/her? expr. onunla birkaç dakika yalnız kalmamın bir mahsuru var mı?
do you mind if I have a couple of minutes alone with him/her? expr. onunla birkaç dakika yalnız kalmam mümkün mü?
I missed it by a few minutes expr. (uçağı vb) kıl payı kaçırdım
I'm almost there I'll be two minutes expr. geldim sayılır iki dakika sonra oradayım
do you have five minutes to spare? expr. ayıracak beş dakikan var mı?
I saw him five minutes ago expr. onu beş dakika önce gördüm
I saw her five minutes ago expr. onu beş dakika önce gördüm
give her a few minutes expr. ona birkaç dakika ver
give him a few minutes expr. ona birkaç dakika ver
it just takes a few minutes expr. bu sadece birkaç dakika sürer
it takes just a few minutes expr. bu sadece birkaç dakika sürer
find out how many minutes left expr. kaç dakika kaldığını öğrenmek
the library will be closing in five minutes expr. kütüphane beş dakika içinde kapanacaktır
the teacher will be here in ten minutes expr. öğretmen on dakikaya burada olacak
the teacher will be here in ten minutes expr. öğretmen on dakikaya buraya gelecek
I'll be back in 30 minutes tops expr. en fazla yarım saate dönerim
we will be there in five minutes expr. beş dakika içinde orada olacağız
we will be there in five minutes expr. beş dakika içinde oradayız
we will be there in five minutes expr. beş dakikaya kadar oradayız
you have five minutes expr. beş dakikanız var
been thirty minutes expr. otuz dakika oldu
it only takes 5 minutes expr. sadece 5 dakika sürer/sürüyor
15 minutes later expr. 15 dakika sonra
you have five minutes expr. beş dakikanız var
you have 5 minutes expr. beş dakikanız var
you have 5 minutes expr. 5 dakikanız var
you have five minutes expr. 5 dakikan var
you have 5 minutes expr. 5 dakikan var
you have five minutes expr. 5 dakikanız var
you have five minutes expr. beş dakikan var
you have 5 minutes expr. beş dakikan var
can you spare 5 minutes? expr. 5 dakikanızı ayırabilir misiniz?
Chat Usage
bbiaf (be back in a few minutes) expr. birazdan geri geleceğim
bbiaf (be back in a few minutes) expr. birazdan dönerim
bbiafm (be back in a few minutes) expr. birkaç dakikaya dönerim
bbiaf (be back in a few minutes) expr. az sonra döneceğim
bbiafm (be back in a few minutes) expr. birazdan geri geleceğim
bbiafm (be back in a few minutes) expr. birazdan dönerim
bbiafm (be back in a few minutes) expr. az sonra döneceğim
bbiaf (be back in a few minutes) expr. birkaç dakikaya dönerim
Trade/Economic
mom minutes of the meeting n. toplantı tutanakları
official minutes book n. resmi karar defteri
board minutes n. yönetim kurulu tutanağı
director of minutes and decisions n. zabıt ve kararlar müdürü
minutes of company meeting n. şirket toplantı tutanağı
minutes clerk n. toplantı yazmanı
minutes of meeting n. toplantı tutanakları
minutes of meeting n. toplantı zabıtları
Law
auction minutes n. müzayede zabıtları
errors and omissions in the minutes n. tutanaklara yansıyan hatalar
minutes of the court meeting n. duruşma tutanağı
extract of minutes n. tutanak özeti
minutes of the hearing n. duruşma tutanağı
Politics
minutes of general meeting n. genel kurul tutanağı
parliamentary minutes n. meclis tutanakları
minutes of the meeting n. toplantı tutanağı