mule) - Turco Inglés Diccionario

mule)

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "mule)" con otros términos en diccionario inglés turco: 129 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mule n. katır
General
mule n. terlik
mule n. traktör
mule n. şıpıdık
mule n. inatçı
drug mule n. uyuşturucu kuryesi
mule car n. katır arabası
pack mule n. yük katırı
mule train n. katır kervanı
mule skinner n. katır çobanı
mule skinner n. katırcı
mule ride n. katır üzerinde yapılan yolculuk
mule n. yasa dışı ilaç kaçakçısı
mule n. melez (kuş)
mule n. mmorpg oyununda yan karakter
mule n. iki farklı basıma ait kalıptan çıkan madeni para
mule n. (nümizmatik) aynı parçada görülmeyen ön ve arka tasarımlarla basılmış madeni para veya madalya
mule n. yasa dışı ilaç dağıtımı yapan kimse
mule n. yasa dışı uyuşturucu kaçakçısı
mule n. ingiltere'nin kuzey kıyılarında kullanılan sivri kıçlı bir kürekli tekne
mule n. yasa dışı uyuşturucu dağıtımı yapan kimse
mule n. (pamuk, yün) kordonları aynı anda çekip kıvırarak ipliğe dönüştürüp masuraya saran makine
mule n. su akıntısını yakalayıp tekneyi akıntı boyunca ilerleten cihaz
spinning mule n. liflerden iplik yapan eğirme tezgahı
mule n. vinçle çekilip tren vagonundan tahıl indirmek için kullanılan büyük tahta
mule [obsolete] n. kızarıklık
mule n. küçük ve genellikle elektrikli lokomotif
mule n. iki farklı basıma ait kalıptan çıkan jeton
mule n. kısır bitki
mule [obsolete] n. şişlik
draft-mule work [us] n. angarya
draft-mule work [us] n. ağır ve sıkıcı iş
draft-mule work [us/canada] n. angarya
draft-mule work [us/canada] n. ağır ve sıkıcı iş
mule v. iki yüzü birbiriyle alakasız madeni para basmak için alakasız kalıpları birleştirmek
mule v. madeni parayı iki yüzü birbiriyle alakasız şekilde basmak
as stubborn as a mule adj. katır gibi inatçı
as obstinate as a mule adj. katır gibi inatçı
mule adj. melez
mule N. aracı
Proverb
none but a mule denies his family ancak bir katır ailesini inkar eder
Colloquial
shoe (one's) mule v. ödenekten çalmak
shoe (one's) mule v. ödeneği kötüye kullanmak
Idioms
mule's stubbornness n. katır inadı
mule's stubbornness n. keçi inadı
forty acres and a mule n. vaat
40 acres and a mule n. vaat
40 acres and a mule n. sadaka
forty acres and a mule n. sadaka
40 acres and a mule n. tutulmayan söz
forty acres and a mule n. tutulmayan söz
forty acres and a mule n. yerine getirilmeyen vaat
40 acres and a mule n. yerine getirilmeyen vaat
forty acres and a mule n. devletin verdiği yardım/bağış
40 acres and a mule n. tutulmayan/yerine getirilmeyen söz
40 acres and a mule n. devletin verdiği yardım/bağış
forty acres and a mule n. boş çıkan vaat
forty acres and a mule n. tutulmayan/yerine getirilmeyen söz
40 acres and a mule n. boş çıkan vaat
forty acres and a mule n. abd’de iç savaş sırasında kölelikten azat edenlere verileceği vaat edilen küçük bir arsa ve bir katır sözü
40 acres and a mule n. abd’de iç savaş sırasında kölelikten azat edenlere verileceği vaat edilen küçük bir arsa ve bir katır sözü
work like a mule v. eşek gibi çalışmak
work like a mule v. köle gibi çalışmak
kick like a mule v. katır gibi tepmek
be as stubborn as a mule v. katır gibi inatçı olmak
be sweating like a mule v. aşırı terlemek
be sweating like a mule v. terden sırılsıklam olmak
sweat like a mule v. aşırı terlemek
be sweating like a mule v. çok terlemek
sweat like a mule v. terden sırılsıklam olmak
sweat like a mule v. kan ter içinde kalmak
sweat like a mule v. çok terlemek
be sweating like a mule v. kan ter içinde kalmak
kick like a mule v. hızlı tesir etmek
kick like a mule v. çok sert olmak
kick like a mule v. öfkeyle karşı çıkmak
kick like a mule v. şiddetle karşı çıkmak
kick like a mule v. hızlı/fena çarpmak
kick like a mule v. bangır bangır itiraz etmek
kick like a mule v. çok etkili olmak
kick like a mule v. kuvvetlice geri tepmek
kick like a mule v. şiddetle itiraz etmek
kick like a mule v. katır gibi geri tepmek
kick like a mule v. yoğun bir tadı olmak
stubborn as a mule adj. katır gibi inatçı
stubborn as a mule adj. keçi gibi inatçı
obstinate as a mule adj. keçi gibi inatçı
stubborn as a mule adj. inatçı keçi
as obstinate as a mule expr. keçi gibi inatçı
as obstinate as a mule expr. katır gibi inatçı
obstinate as a mule expr. keçi inadı
stubborn as a mule expr. keçi inadı
obstinate as a mule expr. katır inadı
stubborn as a mule expr. katır inadı
stubborn mule expr. inatçı katır
Law
money mule n. para kuryesi
Industry
mule driver n. traktör kullanan işçi
mule driver n. traktör süren işçi
Technical
mule skinner n. kanat traktörü kullanan kimse
mule n. selfaktör
selfactor mule n. selfaktör
Mechanic
mule pulley n. birbirine paralel olmayan şaftlar arasında hareketi iletici kayışı yönlendiren avara kasnağı
Textile
mule twist n. masuraya sarılmış pamuk iplik
mule n. liflerden iplik yapan eğirme tezgahı
mule n. liflerden iplik yapan eğirme tezgahı
mule-jenny n. (pamuk, yün) kordonları aynı anda çekip kıvırarak ipliğe dönüştürüp masuraya sarmak için kullanılan makine
Marine
mule n. tekneleri çekmek için kulanılan küçük bir traktör
Biology
mule n. kısır bitki melezi
mule n. kanarya ve başka bir kuşun kısır melezi
Zoology
mule deer n. katır geyiği
mule deer (odocoileus hemionus) n. kuzey amerika'da yaşayan uzun kulaklı bir geyik
mule deer (cariacus macrotis) n. katır geyiği
zebra mule n. zebrat
zebra mule n. zebra-at melezi
mule armadillo (dasypus septemcinctus) n. güney amerika'ya özgü bir armadillo
mule armadillo (tatusia hybrida) n. buenos aires'e özgü uzun kulaklı bir armadillo
mule armadillo (dasypus hybridus) n. buenos aires'e özgü uzun kulaklı bir armadillo
Botanic
mule fat n. bir kaliforniya çalısı
white-rayed mule's ears (wyethia helianthoides) n. abd'nin kuzeybatısına özgü beyaz-krem renginde çiçekleri olan gövdesi tüylü bir ot
white-rayed mule's ears n. abd'nin kuzeybatısına özgü tüylü gövdeli ve beyaz çiçekli bir ot
mule's ears n. abd'nin kuzeybatısına özgü mızraksı yaprakları ve uzun saplı büyük sarı çiçekleri olan bir bitki
mule-ears (wyethia amplexicaulis) n. abd'nin kuzeybatısına özgü mızraksı yaprakları ve uzun saplı büyük sarı çiçekleri olan bir bitki
sunflower mule's ears (wyethia helianthoides) n. abd'nin kuzeybatısına özgü tüylü gövdeli ve beyaz çiçekli bir ot
Military
artillery mule n. top çeken
mule pack n. tevhit semeri
artillery mule n. top çeken katır
Entomology
mule killer [us] n. çeşitli eklembacaklılara verilen ad
Slang
mule n. cezaevine kaçak mal sokan kimse
mule n. uyuşturucu kuryesi