| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | nanny n. | dadı | ||
|
The children love their nanny. Çocuklar dadılarını çok seviyorlar. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | nanny n. | dadı | ||
|
The children love their nanny. Çocuklar dadılarını çok seviyorlar. More Sentences |
||||
| General | nanny n. | nine | ||
|
My nanny used to tell me stories about my grandfather. Ninem bana büyükbabamla ilgili hikayeler anlatırdı. More Sentences |
||||
| General | nanny n. | dişi keçi | ||
| General | nanny n. | eğitici anne | ||
| General | nanny n. | çocuğun bakımında anneye yardımcı olan kimse | ||
| General | nanny n. | çocukların büyükanneyi adlandırmak için kullandığı kelime | ||
| General | nanny n. | insanlara özellikle tepeden bakan ya da aşırı korumacı davrandığı düşünülen kimse | ||
| General | nanny v. | birine karşı aşırı korumacı olmak | ||
| General | nanny v. | başkasının çocuklarına bakmak ya da ilgilenmek | ||
| Inglés | Turco | |
|---|---|---|
| General | ||
| General | nanny goat n. | dişi keçi |
| General | hidden nanny cam n. | gizli dadı kamerası |
| General | live-in nanny n. | yatılı dadı |
| General | nanny tax n. | dadı vergisi |
| General | nanny tax n. | işveren tarafından dadı, bahçıvan veya bir evde çalışan başka bir işçi için ödenen sosyal güvenlik ve tıbbi bakım sigortası vergilerinin bir kısmı |
| Politics | ||
| Politics | nanny state n. | vatandaşların aşırı korumacı ve müdahaleci yönetim sistemiyle idare edildiği devlet |
| Politics | nanny state n. | dadı devlet |
| Telecom | ||
| Telecom | nanny cam n. | dadı kamerası |
| Telecom | nanny cam n. | başka bir yerde olan çocukların görüntülerini izlenmek üzere bilgisayara aktaran kamera |