neşeyle - Turco Inglés Diccionario

neşeyle

Significados de "neşeyle" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
General
neşeyle cheerfully adv.
He walked down the street whistling cheerfully.
Neşeyle ıslık çalarak caddede yürüdü.

More Sentences
neşeyle joyfully adv.
She watched the birds intently and joyfully.
Kuşları dikkatle ve neşeyle izledi.

More Sentences
neşeyle gaily adv.
The children were running gaily through the park, laughing and playing.
Çocuklar parkta neşeyle koşuyor, gülüyor ve oynuyorlardı.

More Sentences
neşeyle merrily adv.
The kid was merrily playing with the toys.
Çocuk oyuncaklarını neşeyle oynuyordu.

More Sentences
neşeyle playfully adv.
Tom and Mary splashed each other playfully.
Tom ve Mary neşeyle birbirine su sıçrattı.

More Sentences
neşeyle cheery adj.
neşeyle jauntily adv.
neşeyle genially adv.
neşeyle chummily adv.
neşeyle sprightly adv.
neşeyle blithely adv.
neşeyle in high spirits adv.
neşeyle lightly adv.
neşeyle cock-a-hoop adv.
neşeyle jovially adv.
neşeyle radiantly adv.
neşeyle airily adv.
neşeyle jubilantly adv.
neşeyle festally adv.
neşeyle sportingly adv.
neşeyle sprightfully adv.
neşeyle spritefully adv.
neşeyle sparkishly adv.

Significados de "neşeyle" con otros términos en diccionario inglés turco: 25 resultado(s)

Turco Inglés
General
büyük coşku ve neşeyle kutlamak maffick v.
neşeyle cesaretlendirmek chear [obsolete] v.
neşeyle hareket etmek breeze v.
neşeyle dolu olmak glow v.
neşeyle söylemek chirp v.
neşeyle atışmak fun v.
neşeyle gülmek chortle v.
neşeyle dolu joyful adj.
coşku ve neşeyle dostluk gösteren back-slapping adj.
neşeyle sallanan (kuyruk) merry adj.
beraber neşeyle bağıran conjubilant adj.
heyecan veya neşeyle bağırmayı belirten bir ünlem whoop interj.
heyecan veya neşeyle haykırmayı belirten bir ünlem whoop interj.
Phrasals
(neşeyle) gülmek chuckle with something v.
(neşeyle) gülmek chortle with something v.
(neşeyle) gülmek chuckle with v.
(bir şeyi) neşeyle çalmak/ilerletmek/prova etmek romp through (something) v.
Phrases
tatilin verdiği neşeyle with holiday glee expr.
Idioms
içi neşeyle dolma a song in (one's) heart n.
içi neşeyle dolmak feel a glow of contentment v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of peacefulness v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of happiness v.
içi neşeyle dolmak feel a glow of satisfaction v.
etrafta neşeyle koşuşturmak cut capers v.
Music
neşeyle ve coşkuyla müzik çalmak cook v.