out of place - Turco Inglés Diccionario
Historia

out of place

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "out of place" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
out of place adj. münasebetsiz
out of place adj. uygunsuz
out of place adj. yersiz
out of place adj. abes kaçmış
Phrases
out of place expr. yakışıksız
out of place expr. yersiz
out of place expr. uygunsuz

Significados de "out of place" con otros términos en diccionario inglés turco: 438 resultado(s)

Inglés Turco
General
be out of place v. yerinde olmamak (fiilen)
be out of place v. abes kaçmak
place something out of someone 's reach v. bir şeyi birinin erişemeyeceği bir yere koymak
be out of place v. yerinde olmamak (her zamanki)
be out of place v. yakışık almamak
place something out of someone 's reach v. bir şeyi biri için imkansız hale getirmek
be out of place v. yakışıksız olmak
feel out of place v. garipsemek
be out of place v. uygun düşmemek
be out of place v. uygunsuz olmak
out-of-place adj. yersiz
Phrasals
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
conduct (someone or something) out of (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yerden) çıkarmak
conduct (someone or something) out of (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yerden) dışarı götürmek
stagger out of some place v. bir yerden sendeleyerek çıkmak
sign someone out of some place v. birinin çıkışını/ayrılışını kaydetmek
slink out of some place v. bir yerden sinsice çıkmak
draw something out of some place v. bir yerden bir şeyi çekip çıkarmak
run out of some place v. bir yerden tüymek
order someone out of some place v. birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek
clear someone out of some place v. birilerini dışarı çıkarmak
sweep out of some place v. bir yerden hızla çıkmak
hurl someone out of some place v. birilerini bir yerden atmak/kovmak
creep out of some place furtively v. bir yerden sinsice çıkmak
usher someone or something out of some place v. birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek
starve someone out of some place v. birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak
chuck someone out of some place v. birini yaka paça dışarı atmak
throw someone out of some place v. birini bir yerden dışarıya atmak
run out of some place v. bir yerden kaçmak
breeze out of some place v. hızla kaçmak
run out of some place v. hızla/koşarak çıkmak
chase someone out of some place v. kovalayarak atmak/kovmak
hound someone out (of something or some place) v. kovalayarak atmak/kovmak
flush someone out of some place v. saklandıkları yuvalarından çıkartmak
steal out of some place v. sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak
breeze out of some place v. sıvışmak
sign someone out of some place v. (kayıt defterine vb) birinin çıkışını/ayrılışını not etmek/yazmak
steam out (of some place) v. (buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak
barrel out (of some place) v. (bir yerden) fırlayıp çıkmak
barrel out (of some place) v. (bir yerden) paldır küldür çıkmak
barrel out (of some place) v. (bir yeri hızla terk etmek
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıvışmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) çıkıvermek
slide out of (something or some place) v. kayarak (bir şeyden/yerden) çıkmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) belli etmeden/görünmeden çıkmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) tüymek
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıyırmak
slide out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı kaydırmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) korkutup (bir şeyden/yerden) kaçırmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) zorla (bir yerden/şeyden) çıkarmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) tehditle (bir şeyden/yerden) çıkarmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) çıkmaya zorlamak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyi/yeri) terk etmek zorunda bırakmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyi/yeri) terk etmeye zorlamak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) korkudan (bir şeyi) yapmamaya itmek
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) korkuyla (bir şeyi) yapmaktan vazgeçirmek
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) korkutup (bir şeyi) yapmaktan uzaklaştırmak
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini) dehşetle (bir şeyi) yapmaktan uzaklaştırmak/vazgeçirmek
terrify (one) out of (something or some place) v. (birini bir şey) yapmaktan caydırmak
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına süpürmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) silmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) süpürmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı itmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına itmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına çekmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı sürüklemek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına sürüklemek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) alıp götürmek
sweep out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) önüne katıp götürmek
sweep out of (something or some place) v. görevine derhal son vermek
sweep out of (something or some place) v. görevine kesin olarak son vermek
sweep out of (something or some place) v. hızlıca bir şey dışı bırakmak
sweep out of (something or some place) v. kesin bir şekilde görev/pozisyon dışı bırakmak
operate out of (some place) v. (bir yerden) çalışmak
place out of (something) v. (bir şeyden) muaf olmak
place out of (something) v. (bir şeyi) atlamaya hak kazanmak
place out of v. -den muaf olmak
place out of v. '-i atlamaya hak kazanmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) firar etmek
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) engelleri aşıp/yıkıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) engelleri/bariyerleri kırıp kaçmak
smash out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) önüne geleni yıkıp/kırıp kaçmak
strut out of (some place) v. (bir yerden) kibirli bir şekilde çıkmak
strut out of (some place) v. (bir yerden) kendini beğenmiş bir tavırla çıkmak
strut out of (some place) v. (bir yerden) kasıla kasıla çıkmak
strut out of (some place) v. (bir yerden) havalı bir tavırla çıkmak
strut out of (some place) v. (bir yerden) salına salına çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden) yerden çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı akmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı sızmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) hızla çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) birden çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) aniden çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) bir hışımla çıkmak
surge out of (someone, something, or some place) v. (bir şeyden/yerden) bir anda çıkmak
swarm out (of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) akın akın çıkmak
swarm out (of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) çil yavrusu gibi dağılmak
swarm out (of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sürü halinde çıkmak
swarm out (of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) bir anda kalabalık bir şekilde çıkmak
swarm out (of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) toplu halde çıkmak/dağılmak
wash (someone) out of (something or some place) v. sel (birini bir şeyi/yeri) terk etmek zorunda bırakmak
wash (someone) out of (something or some place) v. sel (birini bir şeyden/yerden) çıkmak zorunda bırakmak
wash (someone) out of (something or some place) v. sel (birinin bir şeyden/yerden) ayrılmasına neden olmak
wash (someone) out of (something or some place) v. (birini bir programı, kurumu) bırakmak zorunda bırakmak
wash (someone) out of (something or some place) v. (birinin bir programdan, kurumdan) ayrılmasına sebep olmak
wash (someone) out of (something or some place) v. (birini bir programdan, kurumdan) ayrılmaya mecbur etmek
wash (someone) out of (something or some place) v. (birini bir programdan, kurumdan) elemek
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) ayrılmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla (bir şeyi/yeri) terk etmek
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) taşınmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) çıkarmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir şeyin üzerinde (bir şeyden/yerden) çıkarmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla (bir şeyden/yerden) dışarı çıkarmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli bir araçla iterek (bir şeyin/yerin) dışına çıkarmak
wheel out of (something or some place) v. tekerlekli sandalyeyle (bir şeyden/yerden) çıkarmak
worm out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıyrılarak çıkmak
worm out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) içinden debelenerek çıkmak
worm out of (something or some place) v. (dar bir şeyden/yerden) kıvrılarak çıkmak
worm out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sürünerek çıkmak
worm out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıkışarak çıkmak, (bir şeyden/yerden) zar zor çıkmak
worm out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) güç bela çıkmak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) çekip çıkarmak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) çekip almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) söküp almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) koparıp almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) sert bir şekilde çekip almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) tutup çekmek
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zorla çıkarmak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zor kullanarak çıkarmak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zorla almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) zor kullanarak almak
wrench (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden/şeyden) tehditle almak/çıkarmak
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) çıkışına gitmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına gitmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) çıkışına götürmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına götürmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) çıkışına doğru götürmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına doğru götürmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) dışına doğru devam etmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) çıkarmak
lead out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) tahliye etmek
lead out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) dışarı yönlendirmek
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) kapı dışarı etmek
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyin/yerin) dışına atmak
bust out (of some place) v. (bir yerden) kaçmak
bust out (of some place) v. (bir yerden) firar etmek
bust out (of some place) v. (bir yerden) kaçmasına yardım etmek
bust out (of some place) v. (bir yerden) firar etmesine yardım etmek
bust out (of some place) v. hapisten kaçırmak/firar ettirmek
bust out (of some place) v. okuldan uzaklaştırmak
bust out (of some place) v. okuldan atmak
charge out (of some place) v. (bir yerden) hızla çıkmak
charge out (of some place) v. (bir yeren) hızla çıkıp gitmek
charge out (of some place) v. (bir yerden) bir hışımla çıkmak
charge out (of some place) v. (bir yerden) paldır küldür çıkıp gitmek
charge out (of some place) v. (bir yerden) aceleyle çıkmak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovalamak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovmak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) defetmek
chase (someone or something) out of (some place) v. (birinin/bir şeyin bir yerden) gitmesini sağlamak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kaçırmak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) (zorla) göndermek
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chase out of some place v. bir yerden kovalamak
chase out of some place v. bir yerden kovmak
chase out of some place v. bir yerden defetmek
chase out of some place v. bir yerden gitmesini sağlamak
chase out of some place v. bir yerden kaçırmak
chase out of some place v. bir yerden (zorla) göndermek/çıkarmak
chase out of some place v. bir yerden kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovalamak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden defetmek
chase someone or something out of some place v. birinin/bir şeyin bir yerden gitmesini sağlamak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kaçırmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden (zorla) göndermek/çıkarmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chuck out of some place v. bir yerden atmak
chuck out of some place v. bir yerden sepetlemek
chuck out of some place v. bir yerden dışarı atmak
chuck out of some place v. bir yerden kovmak
chuck out of some place v. bir yerden kapı dışarı etmek
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) çıkarmak
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) zorla dışarı sevk etmek
clear (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) dışarı çıkmaya zorlamak
clear (something) out of (some place) v. (bir şeyi bir şeyden) çıkarmak/atmak
clear (something) out of (some place) v. (bir yeri bir şeyden) temizlemek
clear out (of some place) v. (bir yerden) çıkmak
clear out (of some place) v. (bir yerden) ayrılmak
clear out (of some place) v. (bir yeri) terk etmek
clear out (of some place) v. (bir yerden) gitmek
clear out (of some place) v. (bir yerden) defolmak
clear out (of some place) v. (bir yerden) çıkıp gitmek
draw someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden çekip çıkarmak
draw out of some place v. bir yerden çekip çıkarmak
flounce out of (some place) v. (bir yerden) bir hışımla çıkmak
flounce out of (some place) v. (bir yerden) kasıla kasıla çıkmak
flush someone or something out of some place v. birini/bir şeyi saklandığı yerden çıkarmak
flush someone or something out of some place v. birini/bir şeyi gizlendiği yerden çıkarmak
flush (someone or something) out of (some thing or place) v. (birini/bir şeyi saklandığı şeyden/yerden) çıkarmak
flush (someone or something) out of (some thing or place) v. (birini/bir şeyi gizlendiği şeyden/yerden) çıkarmak
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi bir şeyden/yerden) akıtmak
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi) suyla (bir şeyden/yerden) temizlemek/yıkamak/akıtmak
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi) bol su ile (bir şeyden/yerden) temizlemek
flush (something) out of (some thing or place) v. (bir şeyi bir şeyden/yerden) durulamak
flush out of some place v. saklandığı/gizlendiği yerden çıkarmak
fly out of (some place) v. (bir yerden) uçurmak
fly out of (some place) v. (bir yerden) uçakla götürmek
fly out of (some place) v. (bir yerden) uçmak/havalanmak
fly out of (some place) v. (bir yerden) apar topar çıkmak
fly out of (some place) v. (bir yeri) acilen terk etmek
fly out of (some place) v. (bir yerden) hemen ayrılmak
hound (someone) out (of some place) v. (birini bir yerden) çıkarmak/kovalamak
hurl (someone or something) out of (some place or thing) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden) dışarı atmak/fırlatmak
hurl (someone) out of (some place or thing) v. (birini bir yerden) kovmak
hurl (someone) out of (some place or thing) v. (birini bir yerden) dışarı atmak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden) çekip çıkarmak/almak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden) zorla çekip çıkarmak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden) sert bir şekilde çekmek
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden) cart diye çekip çıkarmak/almak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birinin/bir şeyin bir şeyden/yerden/durumdan) hızla/hemen çıkmasına neden olmak/çıkmasını sağlamak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birinin/bir şeyin bir şeyi/yeri) hemen/derhal terk etmesine sebep olmak/terk etmesini sağlamak
jerk (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/yerden/durumdan) hemen/hızlıca çıkarmak
let out of (something or some place) v. (bir şeyden/yerden) çıkmak
let out of (something or some place) v. (bir yerden) salınmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) zorla çıkarmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) zor kullanarak çıkarmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) güç kullanarak dışarı atmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini) zorla (bir şeyin/yerin) dışında bırakmak
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini) zorla (bir şeyden/yerden) ekarte etmek
muscle (one) out (of something or some place) v. (birini konumunu/bir şeyi) bırakmak zorunda bırakmak
order (one) out (of some place) v. (birinin bir yerden) çıkmasını emretmek
order (one) out (of some place) v. (birinin bir yeri) terk etmesini emretmek
order (one) out (of some place) v. (birini bir yerden) çıkarmak/atmak
permit (one) out (of something or some place) v. (birinin bir yerden/bir şeyden) çıkmasına izin vermek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeye bir yerden/bir şeyden dışarı doğru) kılavuzluk/pilotluk/kaptanlık etmek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeye bir yerden/bir şeyden dışarı doğru) rota vermek
pilot (something) out (of something or some place) v. (bir şeyi bir şeyden/bir yerden dışarı) yönlendirmek
root (someone or something) out of (something or some place) v. (birinin/bir şeyin bir şeyden/bir yerden) kökünü kazımak
root (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) yok etmek
root (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) tamamıyla çıkarmak/atmak
rout out of some place v. bir yerden çıkarmak
rout out of some place v. bir yerden dışarı atmak
rout out of some place v. bir yerden uzaklaştırmak
rout out of some place v. bir yerden kovmak
rout out of some place v. bir yerden def etmek
rout out of some place v. bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kaçmak
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) koşarak kaçmak/çıkmak
run out of (something or some place) v. (bir şeyi/bir yeri) koşarak terk etmek
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kovmak/kovalamak
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) defetmek
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) zorla göndermek
run out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) önüne katıp kovalamak
run out of (something or some place) v. bir aracı (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
run out of (something or some place) v. bir aracı (bir şeyden/bir yerden) dışarı sürmek
run out of (something or some place) v. koşarak (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
rush out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) fırlayıp çıkmak
rush out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlamak
rush out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) hızla çıkarmak
rush out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) hemen çıkmasını sağlamak
rush out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) hızla tahliye etmek
screen out of (something or some place) v. (bir şeyin/bir yerin) dışında bırakmak
screen out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) elemek
screen out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
screen out of (something or some place) v. (bir şeyin/bir yerin) dışında kalmasını sağlamak
screen out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışlamak
screen out of (something or some place) v. (bir şeyin/bir yerin) içine almamak
screen out of (something or some place) v. (bir şeye/bir yere) kabul/dahil etmemek
send (one) out of (some place) v. (birine bir yerden) çıkmasını söylemek
send (one) out of (some place) v. (birini bir yerden) dışarı göndermek
sign out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkarken deftere imza atmak
sign out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkışını bildirmek/kaydettirmek
sign out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkışını kaydetmek
sign out of (something or some place) v. (dijital bir hesapta/ağda) oturumu kapatmak
sign out of (something or some place) v. (dijital bir hesaptan/ağdan) ayrılmak
sign out of (something or some place) v. (dijital bir hesapta/ağda) başka birinin oturumunu kapatmak
sign out of (something or some place) v. (dijital bir hesaptan/ağdan) çıkarmak
skip out of (some place) v. (bir yerden) kaçmak
skip out of (some place) v. (bir yerden) tüymek
skip out of (some place) v. (bir yerden) sıvışmak
skip out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kaçmak
skip out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) tüymek
skip out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) sıvışmak
smoke (someone or something) out of (some place) v. bir yeri dumanla doldurarak (birini/bir şeyi bir yerden) çıkarmak
smuggle (someone or something) out (of some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kaçak olarak çıkarmak
smuggle (someone or something) out (of some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) gizlice çıkarmak
sneak out (of some place) v. (bir yerden) sessizce çıkmak
sneak out (of some place) v. (bir yerden) sıvışmak
sneak out (of some place) v. (bir yerden) fark ettirmeden/gizlice çıkmak
stalk out of (some place) v. (bir yerden) dışarı fırlamak
stalk out of (some place) v. (bir yerden) hızla çıkıp gitmek
stalk out of (some place) v. (bir yerden) bir hışımla çıkmak
stalk out of (some place) v. (bir yerden) kızgın bir şekilde/öfkeyle çıkmak
stampede out of (some place) v. (bir yerden) panik halinde kaçışmak
stampede out of (some place) v. (bir yerden) dışarı sökün etmek
stampede out of (some place) v. (bir yerden) akın akın gitmek/çıkmak/ayrılmak
stampede out of (some place) v. (bir yerden) güruh halinde gitmek/çıkmak/ayrılmak
stampede out of (some place) v. (bir yerden) çil yavrusu gibi dağılmak
starve (one) out of (something or some place) v. (birini) aç bırakarak (bir şeyden/bir yerden) çıkmaya zorlamak
starve (one) out of (something or some place) v. (birini) aç bırakarak (bir şeyi/bir yeri) terk etmesini sağlamak
starve (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyden/bir yerden) çıkmak zorunda kalana kadar aç bırakmak
steam out of (something or some place) v. (buharlı bir araç bir şeyden/bir yerden) uzaklaşmak/yola çıkmak/ayrılmak
steam out of (something or some place) v. öfkeyle/bir hışımla (bir şeyden/bir yerden) çıkıp gitmek
steam out of (something or some place) v. öfkeyle/bir hışımla (bir şeyden/bir yerden) ayrılmak
steam out of (something or some place) v. buharla/buhar tutarak (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
steam out of (something or some place) v. buharla/buhar tutarak (bir şeyden/bir yerden) gidermek
step out of (something or some place) (and) into (some place) v. (bir şeyden/bir yerden çıkıp bir yere) girmek
step out of (something or some place) (and) into (some place) v. (bir şeyden/bir yerden çıkıp bir yere) adım atmak
storm out of (some place) v. (bir yerden) hiddetle ayrılmak
storm out of (some place) v. (bir yerden) hışımla çıkıp gitmek
storm out of (some place) v. (bir yerden) öfkeyle çıkıp gitmek
stride out of (some place) v. (bir yerden) uzun adımlarla yürüyerek çıkmak
stride out of (some place) v. (bir yerden) kararlılıkla çıkmak
stride out of (some place) v. (bir yerden) aceleyle/telaşla çıkmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yırtıp almak/ayırmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çekip almak/ayırmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çekip çıkarmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yaka paça çıkarmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) zorla çıkarmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden) uyandırmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden) ayıltmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden) uzaklaştırmak
tear out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) zorla/zor kullanarak almak/çıkarmak/ayırmak
tear out of (something or some place) v. (bir yeri) hızla terk etmek
tear out of (something or some place) v. (bir yerden) bir hışımla çıkmak
throng out of (some place) v. (bir yerden) güruh halinde çıkmak/ayrılmak
throng out of (some place) v. (bir yerden) dışarı akın etmek
throng out of (some place) v. (bir yerden) kalabalık halde çıkmak/ayrılmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlatmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) zorla atmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) zorla çıkarmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) defetmek
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
throw (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir grubu bir şeyden/bir yerden) atmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkıntı yapmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı doğru uzanmak/çıkmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı uzatmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı itmek
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kaldırmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) alıp saklamak
thrust out of (something or some place) v. göz önünden almak/saklamak/kaldırmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) defetmek
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
thrust out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kovmak
toss out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
toss out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlatmak
toss out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
toss out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) kovmak
toss out of (something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) defetmek
tow (something) out of (something or some place) v. (bir aracı bir şeyden/bir yerden) çekmek
tow (something) out of (something or some place) v. (bir aracı) çekiciyle veya başka bir araçla (bir şeyden/bir yerden) çekip çıkarmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı sızmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı akmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı damlamak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yavaşça çıkmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) birer ikişer çıkmak/ayrılmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) zamanla erimek (para, kaynak)
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) zamanla akıp gitmek (para, kaynak)
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yavaş yavaş tükenmek (para, kaynak)
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) sızmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yayılmak
trickle out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) yavaş yavaş gelmek/akmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı düşmek
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı dökülmek
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı doğru yıkılmak/yuvarlanmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlamak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) hızla dışarı çıkmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dağılmak
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) çıkarmak
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı atmak
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) tahliye etmek
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) defetmek
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) attırmak
turn (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) kovmak
usher (someone or something) out of (something or some place) v. (birine/bir şeye bir şeyden/bir yerden) dışarı eşlik etmek
usher (someone or something) out of (something or some place) v. (birine/bir şeye bir şeyden/bir yerden) dışarı yol göstermek
usher (someone or something) out of (something or some place) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı yönlendirmek
usher out of some place v. bir yerden dışarı eşlik etmek
usher out of some place v. bir yerden dışarı yol göstermek
usher out of some place v. bir yerden dışarı yönlendirmek
venture out of (some place) v. (bir yerden) cesurca çıkmak
venture out of (some place) v. (bir yerden) temkinli çıkmak
venture out of (some place) v. (bir yerden) dikkatlice çıkmak
Colloquial
hotfoot it out of (some place) v. (bir yerden) sıvışmak
hotfoot it out of (some place) v. (bir yerden) kaçmak
hotfoot it out of (some place) v. (bir yerden) topuklamak
hotfoot it out of (some place) v. (bir yeri) hemen/hızla terk etmek
Idioms
starve out of some place v. aç bırakarak bir yeri terketmelerini sağlamak
rout someone out of some place and rout someone out v. birisini bir yerden zorla çıkarmak
bolt out of some place v. hızla kaçmak
feel out of place v. kendini bulunduğu yerdeymiş gibi hissetmemek
feel out of place v. kendini yuvada hissedememek
feel out of place v. kendini oralı hissetmemek
feel out of place v. rahatsız hissetmek
bolt out of some place v. sıvışmak
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden kaçmak
feel out of place v. yabancı hissetmek
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden sıvışmak
steam out (of some place) v. (bir yerden) hışımla çıkmak
crash out of some place v. (hapishane vb gibi) bir yerden firar etmek
bowler hat (one) out (of something or some place) [dated] [uk/australia] v. (birini bir şeyden/yerden) çıkarmak
bowler hat (one) out (of something or some place) [dated] [uk/australia] v. (birini bir şeyden/yerden) defetmek
bowler hat (one) out (of something or some place) [dated] [uk/australia] v. (birini bir şeyden/yerden) kovmak
bowler hat (one) out (of something or some place) [dated] [uk/australia] v. (birini bir şeyden/yerden) atmak
order out of some place v. dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek
order out of some place v. bir yerden atmak/çıkarmak
not a hair out of place expr. derli toplu
not a hair out of place expr. her şeyi yerli yerinde
not a hair out of place expr. saçı bile bozulmadan (bozulmamış)
hair out of place expr. darmadağın
Speaking
let's get out of this place! expr. hadi çıkalım buradan!
let's get out of this place! expr. hadi gidelim buradan!
Food Engineering
cleaning out of place n. yerinden sökülerek temizlik
Slang
shag ass (out of something or some place) v. kıçını kaldırmak
shag ass (out of something or some place) v. kıçını kıpırdatmak
shag ass (out of something or some place) v. bir yerden hızla/çabucak/bir an önce ayrılmak/uzaklaşmak
shag ass (out of something or some place) v. bir yerden yavaş yavaş/sürüne sürüne/tembelce kalkmak/ayrılmak/uzaklaşmak
shag ass (out of something or some place) v. defolup gitmek
shag ass (out of something or some place) v. bir yeri hızla terk etmek
bust ass out of some place v. bir yerden siktir olup gitmek
bust ass out of some place v. bir yerden defolup gitmek
bust someone out of some place v. hapisten kaçmasına yardım etmek
bust someone out of some place v. birinin hapisten kaçmasına/firar etmesine yardım etmek
bust someone out of some place v. birini okulu bırakmaya zorlamak
bust someone out of some place v. birini okuldan soğutmak
bust someone out of some place v. birini okuldan uzaklaştırmak
get the hell out (of some place) v. (bir yerden) toz olup/defolup gitmek
get the hell out (of some place) v. (bir yerden) hemen defolup gitmek
get the hell out (of some place) v. (bir yerden) defol git
get the hell out (of some place) v. (bir yerden) derhal çık git
haul ass (out of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) hızla uzaklaşmak
haul ass (out of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) kaçmak
haul ass (out of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) sıvışmak
haul ass (out of something or some place) v. (bir şeyden/yerden) toz olmak