| Turco | Inglés | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | piyanist | pianist n. | ||
|
It influenced me enormously as a pianist. Bir piyanist olarak beni çok etkiledi. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | piyanist | piano player n. | ||
|
Chico is a young piano player with big dreams. Chico büyük hayalleri olan genç bir piyanisttir. More Sentences |
||||
| Music | ||||
| Music | piyanist | pianist n. | ||
|
It influenced me enormously as a pianist. Bir piyanist olarak beni çok etkiledi. More Sentences |
||||
| Turco | Inglés | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | geç barok döneminde yaşamış alman bestekar ve piyanist | bach johann sebastian n. | ||
| General | piyanist parmak egzersiz aleti | chirogymnast n. | ||
| Medical | ||||
| Medical | piyanist krampı | pianist cramp n. | ||
| Music | ||||
| Music | piyanist veya orgcuların ellerini çalıştırmak için kullandıkları egzersiz aleti | techniphone n. | ||
| Music | piyanist parmak egzersiz aleti | chiroplast n. | ||
| Music | piyanist, kemancı ve çellistten oluşan grup | piano trio n. | ||