poultry - Turco Inglés Diccionario

poultry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

poultry — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈpoʊltri/ – BrE /ˈpəʊltri/)
Categoría gramatical:
İsim: poultry (uncountable)
Sinónimo:
fowl

Significados de "poultry" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
poultry n. kümes hayvanları
The family keeps the poultry in the backyard.
Aile, kümes hayvanlarını arka bahçede besliyor.

More Sentences
poultry n. kümes hayvanlarının eti
Poultry is out of stock in all the local shops.
Bölgedeki tüm dükkanlarda kümes hayvanı etlerinde stoklar tükenmiş.

More Sentences
poultry v. kümes hayvanlarının eti
What happens to the shrimps, poultry meat and turkey that is imported into the Union and does not meet our requirements?
Birliğe ithal edilen ve gereksinimlerimizi karşılamayan karides, kümes hayvanı eti ve hindiye ne olacak?

More Sentences
Agriculture
poultry n. kümes hayvanları
The family keeps the poultry in the backyard.
Aile, kümes hayvanlarını arka bahçede besliyor.

More Sentences
Breeding
poultry n. kümes hayvanları
The family keeps the poultry in the backyard.
Aile, kümes hayvanlarını arka bahçede besliyor.

More Sentences
General
poultry n. topluluk
poultry n. cheapside ve cornhill arasında yer alan bir cadde
poultry N. tavukçuluk
Breeding
poultry n. kanatlı kümes hayvanları

Significados de "poultry" con otros términos en diccionario inglés turco: 51 resultado(s)

Inglés Turco
General
poultry rearing n. tavukçuluk
poultry raising n. kümes hayvancılığı
poultry farm n. tavuk çiftliği
poultry products n. kümes hayvanları ürünleri
poultry husbandry n. tavukçuluk
poultry industry n. kümes hayvanları endüstrisi
poultry house n. kümes
poultry sector n. tavukçuluk sektörü
cage for poultry n. hayvan kafesi
poultry-house n. kümes
backyard poultry n. kümes tavukçuluğu
backyard poultry n. bahçe tavukçuluğu
poultry and hunting animals n. kümes ve av hayvanları
poultry netting n. kümes teli
Idioms
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. kendine hayrı dokunmamak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. kendine bile hayrı olmamak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. beceriksiz olmak
couldn't organise a chook raffle at a poultry farm v. en kolay işi bile becerememek
Institutes
department of poultry, lagomorphs and apiculture n. kanatlılar ve küçükevciller daire başkanlığı
department of poultry and small domestic animals n. kanatlılar ve küçükevciller daire başkanlığı
Technical
poultry defeathering machine n. tavuk yolma makinesi
Parasitology
poultry tick n. insanlara ve hayvanlara saldıran zehirli bir kene
poultry tick n. kümes kenesi
Gastronomy
coid poultry n. piliç söğüş
poultry shear n. tavuk makası
Zoology
poultry louse n. tavukbiti
Agriculture
poultry husbandry n. tavukçuluk
poultry yard n. tavuk avlusu
poultry farm n. tavuk çiftliği
poultry raising n. kümes hayvancılığı
poultry house n. kümes
intensive poultry keeping n. yoğun tavuk barmdırma
intensive poultry keeping n. yoğun tavuk barındırma
Breeding
poultry feeder n. yemlik (kümes hayvanları için)
poultry products n. kümes hayvanları ürünleri
perch for poultry n. kümes hayvanları tünek çubuğu
poultry slaughter n. kanatlı hayvan itlafı
mass poultry slaughter n. kanatlı hayvan itlafı
poultry cull n. kanatlı hayvan itlafı
domesticated poultry n. evcil kümes hayvanları
domesticated poultry n. evcil kanatlılar
poultry manure n. tavuk gübresi
poultry meal n. tavuk unu
poultry farming n. kanatlı hayvan yetiştiriciliği
poultry farming n. kümes hayvancılığı
poultry farmer n. kümes hayvancılığı yapan kimse
poultry keeping n. kümes hayvancılığı
poultry keeper n. kümes hayvancılığı yapan kimse
poultry farmer n. kümes hayvancılığı ile uğraşan kimse
poultry keeper n. kümes hayvancılığı ile uğraşan kimse
egg poultry n. yumurta tavukçuluğu