priest - Turco Inglés Diccionario

priest

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

priest — Definition

Significado:
rahip, din görevlisi
Pronunciación (IPA):
(AmE /priːst/ – BrE /priːst/)
Categoría gramatical:
İsim: priest (priests)
Sinónimo:
cleric
Antónimos:
layperson

Significados de "priest" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
priest n. papaz
Is he a priest or a witch doctor?
Adam papaz mı kabile büyücüsü mü?

More Sentences
priest n. rahip
His grandfather was a priest in the local church.
Büyükbabası yerel kilisede rahipti.

More Sentences
General
priest n. din adamı
The old priest prepared the scents for the ceremony.
Yaşlı din adamı tören için kokuları hazırladı.

More Sentences
priest n. keşiş
priest n. karabaş
priest n. roma katolik ve doğu ortodoks kiliselerinde en yüksek ruhban sınıfının üyesi
priest n. profesyonel din adamı
priest n. din bakanı
priest n. mormon kilisesi üyesi
priest n. (hristiyanlık öncesinde) din görevlisi
priest n. kabilede dini statüsü olan kimse
priest n. avı sersemletip öldürmeye yarayan kısa balıkçı sopası
priest n. süslü bir güvercin ırkı
priest N. din görevlisi
Religious
priest n. (yahudilikte) harun soyundan gelen kimse
priest v. (birini) papaz tayin etmek
priest v. (birini) rahip yapmak
priest v. rahiplik etmek

Significados de "priest" con otros términos en diccionario inglés turco: 37 resultado(s)

Inglés Turco
General
high priest n. öncü/önder
voodoo priest n. büyücü doktor
muslim religious leader or priest in a mosque n. imam
high priest n. başrahip
high priest n. başpapaz
high priest n. yüce rahip
worker-priest n. fransız katolik kilisesi tarafından işçilerin günlük hayatını anlamaları amacıyla fabrikada çalıştırılan rahip
voodoo priest n. vudu rahibi
become a priest v. rahip olmak
Proverb
once a priest, always a priest alışmış kudurmuştan beterdir
once a priest, always a priest huylu huyundan vazgeçmez
once a priest, always a priest can çıkar, huy çıkmaz
a dumb priest never got a parish ağlamayana meme vermezler
a dumb priest never got a parish bir şeye ulaşmak için istemek gerekir
a dumb priest never got a parish bir şeyi elde etmek için onu istemek gerekir
a dumb priest never got a parish isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara
Law
priest-penitent privilege n. din adamının günah çıkarma sırasında öğrendiği mahrem bilgileri gizli tutma hakkı
Politics
priest-ridden adj. papazların hükmü altında
priest-ridden adj. rahip yönetimine bağlı
Botanic
priest's hood n. ortadoğu'da süs bitkisi olarak yetiştirilen, koyu mor renkli spatası olan bir bitki
priest's pintle n. avrupa'da yaygın yetişen, mızrak şeklinde dik spatası ve mor çiçeği olan bir ilkbahar bitkisi
priest's pintle n. yılan yastığı
History
priest hole n. rahip çukuru
priest-hole n. (ingiltere'de) katolik rahiplerin yasaklı olduğu dönemde evlerde saklandıkları oda
priest's hole n. (ingiltere'de) katolik rahiplerin yasaklı olduğu dönemde evlerde saklandıkları oda
Religious
non-christian priest n. hristiyan olmayan rahip
high priest n. başhaham
high priest n. modern cadılıkta üçüncü veya dördüncü derece erkek
high priest n. yom kippur'da yıllık kurbanı sunmakla görevli erkek
high priest n. hahambaşı
high priest n. isa mesih
high priest n. melchizedek rahipliğinde ikinci en düşük makam
hedge priest n. cahil papaz
parish priest n. kendi kilisesi ve cemaati olan bölgenin baş rahibi
priest-doctor n. (şamanizm) ruh dünyaları arasında aracı kimse
spoiled priest [ireland] n. papazlık okulundan atılan öğrenci
Geography
priest river n. idaho eyaletinde şehir