public order - Turco Inglés Diccionario

public order

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "public order" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
public order n. asayiş
Trade/Economic
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
Law
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
Politics
public order n. kamu düzeni
But public order should not be maintained at the expense of freedom of expression or of peaceful assembly.
Ancak kamu düzeni, ifade ya da barışçıl toplanma özgürlüğü pahasına sağlanmamalıdır.

More Sentences
Law
public order n. amme intizamı
Politics
public order n. asayiş

Significados de "public order" con otros términos en diccionario inglés turco: 19 resultado(s)

Inglés Turco
General
ottoman constabulary-official for public order n. muhtesib
ottoman constabulary-official for public order n. ihtisab emini
collapse of public order n. kamu düzeninin çökmesi
public health and order n. kamu sağlığı ve düzeni
Speaking
we should use public transport in order to prevent air pollution expr. hava kirliliğini önlemek için toplu taşıma kullanmalıyız
Law
crimes against public order n. kamu düzenine karşı suçlar
crimes against public order n. kamu düzenine karşı işlenmiş suçlar
crimes against public order n. amme intizamına karşı suç
offenses against public order n. kamu düzeni aleyhinde işlenen cürümler
misdemeanor related with public order n. kamu düzenine yönelik kabahatler
offenses against public morality and family order n. genel ahlak ve aile düzeni aleyhinde cürümler
public order police n. asayiş polisi
public order crime n. asayiş suçu
crime against public order n. asayiş suçu
Politics
public order ministry n. kamu düzeni bakanlığı
Institutes
department of public order n. asayiş dairesi başkanlığı
undersecretariat of public order and security n. kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığı
undersecretariat of public order and security n. kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığı
Military
gendarmerie public order commando unit n. jandarma asayiş komando birliği