reprimands - Turco Inglés Diccionario

reprimands

reprimands — Definition

Significado:
azarlama, resmî uyarı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈrɛprɪˌmænd/ – BrE /ˈrɛprɪˌmɑːnd/)
Categoría gramatical:
İsim: reprimand (reprimands); Fiil: reprimand (reprimands – reprimanded – reprimanding)
Sinónimo:
censure, admonish
Antónimos:
praise

Significados de "reprimands" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
reprimand v. kınamak
In specific cases, we are justified in repeatedly reprimanding all our governments.
Belirli durumlarda tüm hükümetlerimizi tekrar tekrar kınamakta haklıyız.

More Sentences
reprimand v. azarlamak
The boys were reprimanded by their teacher for fighting each other.
Çocuklar birbirleriyle kavga ettikleri için öğretmenleri tarafından azarlandılar.

More Sentences
reprimand n. kınama
reprimand n. azarlama
reprimand n. azar
General
reprimand n. kınama cezası
The Commission accepts this reprimand.
Komisyon bu kınama cezasını kabul etmektedir.

More Sentences
reprimand n. kınayış
reprimand n. paylama
reprimand n. tekdir
reprimand n. serzeniş
reprimand v. tekdir etmek
reprimand v. paylamak
reprimand v. fırça atmak
reprimand v. fırça çekmek
reprimand N. resmî uyarı
Law
reprimand n. tekdir
reprimand v. tekdir etmek
Politics
reprimand n. resmi kınama

Significados de "reprimands" con otros términos en diccionario inglés turco: 22 resultado(s)

Inglés Turco
General
verbal reprimand n. sözlü kınama cezası
written reprimand n. yazılı kınama
reprimand severely v. azarlamak
worthy of reprimand adj. azarı hak eden
worthy of reprimand adj. kınanması gereken
worthy of reprimand adj. suçlanmayı hak eden
worthy of reprimand adj. ayıp
worthy of reprimand adj. menfur
worthy of reprimand adj. ayıplanacak
Phrasals
reprimand someone for something v. birini bir şey için azarlamak
reprimand (someone or something) for (doing) (something) v. (birini/bir şeyi bir şey için/bir şey yaptığı için) azarlamak
reprimand (someone or something) for (doing) (something) v. (birini/bir şeyi bir şey için/bir şey yaptığı için) paylamak
reprimand for v. için paylamak
reprimand for v. için fırça atmak
reprimand for v. için azarlamak
reprimand for v. için kınamak
reprimand (someone or something) for (doing) (something) v. (birine/bir şeye bir şey için/bir şey yaptığı için) fırça atmak
reprimand (someone or something) for (doing) (something) v. (birini/bir şeyi bir şey için/bir şey yaptığı için) kınamak
Trade/Economic
reprimand letter n. ihtar mektubu
letter of reprimand n. ihtar mektubu
Law
judicial reprimand n. adli tevbih
Politics
severe reprimand n. ağır kınama