rumouring - Turco Inglés Diccionario

rumouring

rumouring — Definition

Significado:
söylenti, dedikodu
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈruːmər/ – BrE /ˈruːmə/)
Categoría gramatical:
İsim: rumor/rumour (rumors/rumours)
Sinónimo:
gossip, hearsay
Antónimos:
fact

Significados de "rumouring" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rumour n. söylenti
The rumour machine says a great deal about the true relationship between civilian and military authorities.
Söylenti makinesi, sivil ve askeri yetkililer arasındaki gerçek ilişki hakkında çok şey söylüyor.

More Sentences
General
rumour n. rivayet
There are some rumours about the source of their wealth.
Zenginliklerinin kaynağı hakkında bazı rivayetler bulunmaktadır.

More Sentences
rumour n. söylenti
The rumour machine says a great deal about the true relationship between civilian and military authorities.
Söylenti makinesi, sivil ve askeri yetkililer arasındaki gerçek ilişki hakkında çok şey söylüyor.

More Sentences
rumour n. dedikodu
Look, kid, I told you, it is a rumour.
Bak evlat, sana söyledim, bu bir dedikodu.

More Sentences
rumour n. şayia
rumour n. söz
rumour n. tevatür
rumour n. tevatur
rumour n. havadis
rumour v. yaymak
rumour v. dedikodu yapmak
rumour v. söylenti çıkarmak
Technical
rumour n. şayia

Significados de "rumouring" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Inglés Turco
General
unfounded rumour n. asılsız söylenti
unsubstantiated rumour n. asılsız söylenti
foundationless rumour n. dayanaksız söylenti
rumour without foundation n. dayanaksız şayia
foundationless rumour n. dayanaksız şayia
rumour without foundation n. dayanaksız söylenti
baseless rumour n. asılsız söylenti
rumour-monger n. dedikodu yayan kimse
rumour-monger n. dedikoducu
rumour-mongering [uk] n. söylenti tellallığı
rumour [obsolete] [uk] n. velvele
rumour [uk] n. mırıltı
rumour [obsolete] [uk] n. sesli itiraz
rumour [uk] n. alçak, yumuşak ve belirsiz ses
rumour [uk] n. uğultu
rumour-mongering [uk] n. söylenti yayma
rumour-mongering [uk] n. dedikodu yayma
spread by rumour v. ağızdan ağıza yayılmak
be circulated as a rumour v. ağızdan ağıza yayılmak
rumour has it that conj. söylentiye göre
rumour has it that conj. şayialara göre
rumour has it that conj. rivayete göre
rumour has it that conj. söylentilere bakılırsa
Phrases
rumour has it expr. şayialara göre
rumour has it expr. söylentiye göre
rumour has it expr. söylentilere bakılırsa
rumour has it expr. söylentilere göre
Colloquial
rumour has it that expr. söylentilere göre
rumour has it that expr. söylenenlere göre
rumour has it that expr. söylenene göre
rumour has it that expr. dedikodulara göre
Idioms
rumour mill n. dedikodu kazanı
idle rumour n. ağızdan ağza dolaşan söylenti
rumour campaign n. karalama kampanyası
rumour campaign n. fısıltı gazetesi
rumour campaign n. dedikodu kampanyası
Trade/Economic
false rumour trading v. yanlış bilgiler yayarak haksız kazanç sağlamak
Media
hear an unconfirmed rumour v. duyum almak
Archaic
rumour [uk] n. feryat
rumour [uk] n. yaygara
rumour [uk] n. hengame
rumour [uk] n. tanınmış biri veya bilinen bir olay hakkında yapılan konuşma veya haber
rumour [uk] n. şöhret
rumour [uk] n. curcuna
rumour [uk] n. sürekli devam eden belirsiz gürültü
Slang
rumour-monger n. ayaklı gazete