sakince - Turco Inglés Diccionario

sakince

Significados de "sakince" en diccionario inglés turco : 30 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sakince calmly adv.
The rapporteur rightly says that we still have plenty of time to look calmly at a better system.
Raportör haklı olarak daha iyi bir sisteme sakince bakmak için hala bolca zamanımız olduğunu söylüyor.

More Sentences
General
sakince evenly adv.
Emily evenly said "Get out."
Emily sakince "Çık dışarı" dedi.

More Sentences
sakince calmly adv.
The rapporteur rightly says that we still have plenty of time to look calmly at a better system.
Raportör haklı olarak daha iyi bir sisteme sakince bakmak için hala bolca zamanımız olduğunu söylüyor.

More Sentences
sakince saturninely adv.
sakince equably adv.
sakince complacently adv.
sakince taciturnly adv.
sakince unspeakingly adv.
sakince peaceably adv.
sakince doucely adv.
sakince restfully adv.
sakince unaggressively adv.
sakince sedately adv.
sakince serenely adv.
sakince unperturbably adv.
sakince mildly adv.
sakince tranquilly adv.
sakince unhysterically adv.
sakince untroubledly adv.
sakince quiet adv.
sakince comfortably adv.
sakince fatly adv.
sakince still adv.
sakince stilly adv.
sakince suent [dialect] adv.
sakince smoothly adv.
sakince quietly adv.
Phrases
sakince by easy stages in easy stages adv.
Idioms
sakince without turning a hair expr.
sakince not turning a hair expr.

Significados de "sakince" con otros términos en diccionario inglés turco: 37 resultado(s)

Turco Inglés
General
insanların kendi sıralarını sakince ve örgütlü (toplu) bir biçimde bekledikleri kuyruklar orderly queues n.
sakince hareket etmek pad v.
sakince ilerlemek pad v.
sakince yüzmek paddle v.
sakince gezinmek potter v.
sakince tur atmak potter v.
Phrasals
sakince girmek ease in v.
sakince alıştırmak ease in v.
sakince çıkmak ease out v.
sakince sokmak ease in v.
(birinden/bir şeyden) sakince uzaklaşmak ease away (from someone or something) v.
birini sakince bir şeyden/yerden çıkarmak ease someone out v.
birini sakince çıkarmak ease someone out v.
birine sakince el çektirmek ease someone on out v.
birini sakince bir şeyden/yerden çıkarmak ease someone out of something v.
(bir yerden/şeyden) sakince çıkmak ease out of (something) v.
sakince çıkmak ease on out v.
sakince ayrılmak ease on out v.
birine sakince bir şeyden el çektirmek ease someone out of something v.
sakince çıkarmak ease on out v.
sakince bir yerden çıkmak ease out of v.
birini sakince çıkarmak ease someone on out v.
(bir şeyden) sakince el çektirmek ease out of (something) v.
sakince çıkarmak ease out v.
sakince ayrılmak ease out v.
birine sakince bir şeyden el çektirmek ease someone out v.
birine sakince el çektirmek ease someone out v.
sakince durmak lay back v.
(bir şey) üzerinde sakince düşünmek meditate on (something) v.
(bir şey) üzerinde sakince düşünmek meditate upon (something) v.
bir tekneyle veya uçakla sakince ilerlemek sail along v.
Idioms
sakince düşünme quiet reflection n.
sakince düşünmeye ayrılan süre quiet reflection n.
sakince karşılamak take (something) on the chin v.
sakince bir şeyin olmasını beklemek marinate v.
sakince düşünüldüğünde/bakıldığında seen in the cold light of day expr.
sakince bekle keep your shorts on expr.