salesman - Turco Inglés Diccionario

salesman

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

salesman — Definition

Significado:
satış görevlisi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈseɪlzmən/ – BrE /ˈseɪlzmən/)
Categoría gramatical:
İsim: salesman (salesmen)
Sinónimo:
vendor, seller
Antónimos:
buyer

Significados de "salesman" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
salesman n. satıcı (erkek)
The salesman quickly unrolled the carpet.
Satıcı halıyı çabucak açtı.

More Sentences
salesman n. satıcı
General
salesman n. tezgahtar
I work as a salesman.
Tezgâhtar olarak çalışıyorum.

More Sentences
Trade/Economic
salesman n. satış elemanı
Tom started out as a salesman.
Tom satış elemanı olarak başladı.

More Sentences
salesman n. tezgahtar
I work as a salesman.
Tezgâhtar olarak çalışıyorum.

More Sentences
General
salesman n. satıcı
salesman N. satış görevlisi
Trade/Economic
salesman n. menkul değer simsarı
salesman n. satışçı
salesman n. satış memuru
salesman n. satış temsilcisi
salesman n. satıcı
salesman n. toptancı

Significados de "salesman" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Inglés Turco
General
door salesman n. ev ev dolaşarak satış yapan satıcı
traveling salesman n. gezici satış temsilcisi
doorstep salesman n. kapı kapı dolaşarak satış yapan pazarlamacı
doorstep salesman n. kapı kapı dolaşarak satış yapan kimse
paint salesman n. boya satıcısı
threaten the salesman to go elsewhere v. satıcıyı başka yere gitmekle tehdit etmek
threaten the salesman to go elsewhere v. tezgahtarı başka yere gitmekle tehdit etmek
Idioms
a snake-oil salesman n. madrabaz
a snake-oil salesman n. üçkağıtçı
a snake-oil salesman n. sağlığa yararlı mucizevi ürünler satan sahtekar kimse
floor salesman n. satış görevlisi
floor salesman n. mağazada kat görevlisi
floor salesman n. tezgahtar
Speaking
no salesman will call expr. satıcı tacizinde bulunulmayacaktır
are you an insurance salesman? expr. sigorta satıcısı mısın?
Trade/Economic
wholesale salesman n. toptan satış elemanı
travelling salesman n. seyyar satış memuru
specialty salesman n. uzman satıcı
missionary salesman n. imalatçı ile toptancı arasında ilişki sağlayan şahıs
general salesman n. genel satıcı
salesman's salaries n. tezgahtar ücretleri
travelling salesman's expenses n. gezici satış görevlisi masrafları
travelling salesman n. gezici satış görevlisi
travelling salesman n. seyyar satış görevlisi
door-to-door salesman n. plasiyer
door to door salesman n. kapıdan kapıya satış yapan kimse
door to door salesman n. kapıdan kapıya satış yapan satıcı
door to door salesman n. halk dilinde pazarlamacı
insurance salesman n. sigorta satıcısı
travelling salesman n. gezici satış temsilcisi
Automotive
general line salesman n. satış temsilcisi
car salesman n. otomobil satıcısı
Statistics
travelling salesman problem n. gezgin satıcı problemi
Slang
snake oil salesman n. üçkağıtçı
snake oil salesman n. sahte tedaviler/çözümler/ilaçlar satan/pazarlayan kimse
snake oil salesman n. madrabaz
snake oil salesman n. dolandırıcı
snake oil salesman n. sahtekar satıcı
snake oil salesman n. işe yaramaz tedaviler/çözümler/ilaçlar satan/pazarlayan kimse