seductive - Turco Inglés Diccionario

seductive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seductive — Definition

Significado:
baştan çıkarıcı, cazip
Pronunciación (IPA):
(AmE /sɪˈdʌktɪv/ – BrE /sɪˈdʌktɪv/)
Categoría gramatical:
Sıfat: seductive
Sinónimo:
alluring, enticing
Antónimos:
repellent

Significados de "seductive" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
seductive adj. ayartıcı
Winnie is kind of a chick who is never shy to be overtly seductive.
Winnie, alenen ayartıcı davranmaktan asla çekinmeyen bir kızdır.

More Sentences
General
seductive adj. baştan çıkarıcı
To a young woman, this dream warns her against seductive pleasures.
Genç bir kadın için bu rüya onu baştan çıkarıcı zevklere karşı uyarır.

More Sentences
seductive adj. çekici
Mr. Powell illustrated the benefits of his offer in a seductive manner.
Bay Powell yaptığı teklifin getirilerini çekici bir biçimde anlattı.

More Sentences
seductive adj. baştan çıkaran
seductive adj. şuh
seductive adj. iç gıcıklayıcı
seductive adj. tahrik eden
seductive adj. karşı konulmaz
seductive adj. günaha çağıran
seductive adj. cazip