sentinels - Turco Inglés Diccionario

sentinels

sentinels — Definition

Significado:
nöbetçi, gözcü
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsɛntɪnəl/ – BrE /ˈsɛntɪnəl/)
Categoría gramatical:
İsim: sentinel (sentinels)
Sinónimo:
guard, watchman
Antónimos:
intruder

Significados de "sentinels" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
sentinel n. nöbetçi
The availability of sentinel sites for the terminal virus wasn't feasible.
Terminal virüs için nöbetçi bölgelerin bulunması mümkün değildi.

More Sentences
Military
sentinel n. nöbetçi
The availability of sentinel sites for the terminal virus wasn't feasible.
Terminal virüs için nöbetçi bölgelerin bulunması mümkün değildi.

More Sentences
General
sentinel n. başlangıç simgesi
sentinel n. koruyucu
sentinel n. gözcü
sentinel n. asker
sentinel v. gözetlemek
sentinel v. nöbetçi yerleştirmek
Technical
sentinel n. başlangıç/bitiş simgesi
Computer
sentinel n. belirli bir bilgi bloğunun başını veya sonunu göstermek için kullanılan karakter
Geography
sentinel n. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Military
sentinel n. gözcü

Significados de "sentinels" con otros términos en diccionario inglés turco: 33 resultado(s)

Inglés Turco
General
misbehaviour of sentinel n. nöbetçinin uygunsuz davranışı
sentinel [obsolete] n. nöbetçi kulesi
sentinel [obsolete] n. gözetleme kulesi
stand sentinel v. nöbet beklemek
stand sentinel v. nöbet tutmak
Technical
sentinel valve n. gözcü valf
Medical
sentinel node biopsy n. öncül lenf düğümü biyopsisi
sentinel lymph node n. öncül lenf düğümü biyopsisi
sentinel lymph node dissection n. sentinel lenf nodu disseksiyonu
sentinel lymph node biopsy n. sentinel lenf nodu biyopsisi
Biology
sentinel surveillance n. koruyucu izlenmesi
Botanic
red sentinel (astilbe japonica) n. japon'da yetişen spiraea cinsi bitkilere benzeyen, birçok renkte yoğun çiçek açan salkımları olan bir çalı
Environment
sentinel animal n. bekçi hayvan
Geography
sentinel butte n. kuzey dakota eyaletinde şehir
north sentinel island n. kuzey sentinel adası
north sentinel island n. hint okyanusu'nda bulunan sadece yerlilerin yaşadığı bir ada
Military
special gas sentinel n. özel gaz gözcüsü
gas sentinel n. gaz gözcüsü
air sentinel n. hava gözcüsü
air sentinel n. hava nöbetçisi
rocket sentinel n. işaret fişeği gözcüsü
sentinel bleed n. öncül kanama
stand sentinel v. nöbet beklemek
stand sentinel v. gözetlemek
Star Wars
87th sentinel corps n. 87. gözcü kolordusu
irizmark-8 sentinel-class military cruiser n. irizmark-8 gözcü-sınıfı askeri kruvazör
pyke sentinel n. pyke gözcü
sentinel bases n. gözcü üsleri
sentinel base n. gözcü üssü
sentinel-class landing craft n. gözcü-sınıfı çıkartma gemisi
sentinel outpost n. gözcü karakolu
sentinel-class n. gözcü-sınıfı
tie sentinel n. tie gözcü