sleeping - Turco Inglés Diccionario

sleeping

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "sleeping" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
sleeping n. uyku
But you don’t have to live with a sleeping problem.
Ancak uyku problemiyle yaşamak zorunda değilsiniz.

More Sentences
sleeping adj. uyuyan
Wake not a sleeping lion.
Uyuyan bir aslanı uyandırma.

More Sentences
sleeping n. uyuma
Computer
sleeping expr. uyuyor

Significados de "sleeping" con otros términos en diccionario inglés turco: 148 resultado(s)

Inglés Turco
General
sleeping cabin n. uyku kabini
sleeping saloon n. yataklı vagon
sleeping beauty n. uyuyan güzel
sleeping car n. yataklı vagon
sleeping pill n. uyku hapı
sleeping pill n. uyku ilacı
sleeping tablet n. uyku hapı
sleeping pills n. uyku hapları
sleeping-bag n. uyku tulumu
sleeping room n. yatak odası
sleeping potion n. uyuşturucu ilaç
sleeping princess n. uyuyan prenses
sleeping giant n. uyuyan dev
sleeping aids n. uyku ilacı
sleeping aid n. uyku ilacı
sleeping basket n. uyku sepeti
sleeping tablet n. uyku ilacı/hapı
sleeping capsule n. uyku ilacı/hapı
sleeping draught n. uyku ilacı/hapı
sleeping pill n. uyku ilacı/hapı
sleeping pattern n. uyku düzeni
sleeping position n. uyku pozisyonu
sleeping posture n. uyku pozisyonu
sleeping habits n. uyku alışkanlıkları
sleeping accommodation n. uyku odası
sleeping around n. önüne gelenle düşüp kalkma
sleeping berth n. yatak mekanizmalı araç koltuğu
sleeping quarters n. (gemide, binalarda) insanların toplu uyuduğu odalar
sleeping accommodation n. yatak odası
sleeping porch n. yatak odası olarak kullanılan camlı veranda
prone sleeping n. yüz üstü uyuma
wake up the sleeping giant v. uyuyan devi uyandırmak
spend most of one's time sleeping v. zamanının çoğunu uyuyarak geçirmek
have trouble sleeping v. uykusuzluk çekmek
have trouble sleeping v. uyku sorunu yaşamak
have trouble sleeping v. uyku sorunu olmak
have trouble sleeping v. uyku sorunu çekmek
Phrases
let the sleeping dogs lie expr. işi oluruna bırak
Proverb
let sleeping dogs lie bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın
let sleeping dogs lie uyuyan yılanın kuyruğuna basma
let sleeping dogs lie uyandırma kerizi
let sleeping dogs lie bana dokunmayan yılan bin yaşasın
Colloquial
a couple of sleeping bags n. iki tane uyku tulumu
Idioms
sleeping partner n. gizli ortak
sleeping partner n. sessiz ortak
sleeping partner (brit) n. gizli ortak
sleeping giant n. potansiyeli yüksek olan ülke
let sleeping dogs lie v. olayların akışını durdurmamak
let sleeping dogs lie v. meseleyi kurcalamamak
let sleeping dogs lie v. fincancı katırlarını ürkütmemek
let sleeping dogs lie v. işleri kendi haline bırakmak
let sleeping dogs lie v. işi kurcalamamak
let sleeping dogs lie v. başına bela almamak
let sleeping dogs lie v. işi oluruna bırakmak
to let sleeping dogs lie v. işi kurcalamamak
be sleeping on the job v. işte gaflet uykusu basmak/dalga geçmek
be sleeping on the job v. işten kaytarmak
be sleeping on the job v. işi savsaklamak
be sleeping at the switch v. yeterince uyanık olmadığından fırsatı kaçırmak
be sleeping at the wheel v. uyanık olmamak
be sleeping at the switch v. görevini yerine getirmemek
be sleeping at the switch v. ayakta uyumak
be sleeping on the job v. sorumluluklarını yerine getirmemek
be sleeping at the switch v. dikkatsiz davranmak
be sleeping at the switch v. uyanık olmamak
be sleeping at the wheel v. dikkatsiz davranmak
be sleeping on the job v. yeterince çok çalışmamak
be sleeping on the job v. sorumluluklarından kaçmak
be sleeping at the wheel v. görevini yerine getirmemek
be sleeping at the wheel v. yeterince uyanık olmadığından fırsatı kaçırmak
be sleeping at the wheel v. ayakta uyumak
be sleeping on the job v. ayakta uyumak
be sleeping on the job v. dikkatsiz davranmak
be sleeping on the job v. görevini yerine getirmemek
be sleeping on the job v. yeterince uyanık olmamak
sleeping at the switch adj. görevini yerine getirmeyen
sleeping at the switch adj. yeterince uyanık olmayan
sleeping at the switch adj. dikkatsiz davranan
sleeping at the switch adj. ayakta uyuyan
sleeping at the switch adj. uyanık olmayan
let the sleeping dog lie expr. uyuyan yılanın kuyruğuna basma
Speaking
I am sleeping expr. uyuyorum
you haven't been sleeping much expr. son zamanlarda pek uyumuyorsun
I won't be sleeping expr. uyumayacağım
did you know his girlfriend was sleeping over? expr. kız arkadaşının burada gecelediğini biliyor muydun?
I was sleeping expr. uyuyordum
I'm having trouble sleeping expr. uyku problemi yaşıyorum
why aren't you sleeping? expr. neden uyumuyorsun?
are you sleeping? expr. uyuyor musun?
please don't make any noise the baby is sleeping expr. lütfen ses yapmayın bebek uyuyor
please don't make any noise the baby is sleeping expr. lütfen gürültü yapmayın bebek uyuyor
before sleeping expr. uyumadan önce
I like sleeping expr. uyumayı severim
Trade/Economic
sleeping partner n. gayrı faal ortak
sleeping partner n. komanditer ortak
sleeping partner n. pasif ortak
sleeping partner n. yönetime karışmayan ortak
sleeping partner n. işin idaresine karışmayan ortak
sleeping partner n. komanditer
sleeping partner n. faal olmayan ortak
Law
sleeping partner n. komandite ortak
Technical
sleeping mode n. uyku kipi
sleeping berth lamp n. baş ucu lambası
lower sleeping compartment n. alt yataklı kompartımanı
Computer
sleeping mode n. uyku durumu
sleeping hour n. uyku saati
Informatics
sleeping mode n. uyku durumu
Textile
sleeping bag n. uyku tulumu
dimensional characteristics of sleeping bag n. uyku tulumu boyut karakteristikleri
load of sleeping bag n. uyku tulumu yükü
sleeping bag n. (bebek) tulum
Traffic
sleeping policeman n. tümsek
sleeping policeman n. kasis
Railway
sleeping car n. yataklı vagon
attendants sleeping berth n. kondüktör yatağı
upper sleeping compartment n. yataklı kompartıman
Mining
sleeping table n. sabit cevher yunağı
Medical
sleeping sickness n. uyku rahatsızlığı
sleeping sickness n. uyku hastalığı
african sleeping sickness n. uyku rahatsızlığı
african sleeping sickness n. uyku hastalığı
sleeping sickness n. afrika tripanosomiyazisi
Psychology
co-sleeping n. çocuğun anne baba ile uyuması
Parasitology
rhodeslan sleeping sickness n. rodezya uyku hastalığı
Marine Biology
sleeping sickness n. uyku hastalığı
Botanic
sleeping hibiscus n. malvaviscus cinsi bitki
Literature
draco dormiens nunquam titillandus (never tickle a sleeping dragon) expr. asla uyuyan bir ejderhayı gıdıklama
Military
sleeping bag n. uyku tulumu
sleeping mat n. su geçirmez serme yatak
sleeping quarter n. yatma yeri
sleeping quarter n. yatakhane
sleeping quarter n. yatak odası
Sport
sleeping bag n. uyku tulumu
Slang
sleeping rough n. barınacak yeri olmama
sleeping rough n. evsizlik
be sleeping with the fishes v. denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak
be sleeping with the fishes v. öldürülüp suya atılmak
be sleeping with the fishes v. öldürülüp denizin, nehrin, okyanusun, gölün dibini boylamak
be sleeping with the fishes v. öldürülüp balıklara yem edilmek
be sleeping with the fishes v. öldürülüp nehre, okyanusa, denize, göle atılmak
be sleeping with the fishes v. öldürülüp suyun dibini boylamak
be sleeping on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) değerini bilmemek
be sleeping on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) savsaklamak
be sleeping on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz ardı etmek
stop sleeping on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yok saymayı bırakmak
stop sleeping on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) görmezden gelmeyi bırakmak
Star Wars
dooku's sleeping chamber n. dooku'nun uyku odası
sleeping rose n. uyuyan gül