smiling - Turco Inglés Diccionario

smiling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "smiling" en diccionario turco inglés : 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
smiling n. gülümseme
Smiling plays an important role in your daily interactions.
Gülümsemek günlük etkileşimlerinizde önemli bir rol oynar.

More Sentences
smiling adj. güleryüzlü
Tom always seems to be happy and smiling.
Tom her zaman mutlu ve güleryüzlü görünüyor.

More Sentences
smiling adj. gülen
They want to see a smiling face.
Gülen bir yüz görmek istiyorlar.

More Sentences
smiling adj. tebessüm eden
smiling adj. gülümseyen
smiling adj. güleç
smiling adj. mütebessim

Significados de "smiling" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
General
smiling face n. güler yüz
smiling face n. gülümseyen yüz
Phrases
keep smiling expr. gülümsemeye devam edin
Proverb
a man without a smiling face must not open a shop güler yüzlü bir tutum insanı iş hayatında başarılı kılar
a man without a smiling face must not open a shop gülümsemeyi bilmeyen dükkan açmasın
a man without a smiling face must not open a shop güler yüzlü olmayan dükkan açmasın
a man without a smiling face must not open a shop gülmeyi bilmeyen dükkan açmasın
Colloquial
good to see you smiling expr. gülümsediğini görmek güzel
keep smiling whatever happens expr. ne olursa olsun gülümse
Idioms
smiling like a cheshire cat n. pişmiş kelle gibi sırıtma
smiling like a cheshire cat n. otuz iki dişini göstererek gülme
come up smiling v. yüzünün akıyla çıkmak
come up smiling v. zor bir durumdan kurtulmak
come up smiling v. yenilgi karşısında soğukkanlılığını yitirmemek
come up smiling v. yenilgiyi gülerek karşılamak
come up smiling v. yenilgi karşısında yıkılmamak
fortune is smiling upon (someone) v. talih (birinin) yüzüne gülmek
fortune is smiling on (someone) v. şans (birinin) yüzüne gülmek
fortune is smiling on (someone) v. talih (birinin) yüzüne gülmek
fortune is smiling on (someone) v. (birinin) şansı yaver gitmek
fortune is smiling upon (someone) v. (birinin) şansı yaver gitmek
fortune is smiling upon (someone) v. (birinin) şansı açık olmak
fortune is smiling upon (someone) v. şans (birinin) yüzüne gülmek
fortune is smiling on (someone) v. (birinin) şansı açık olmak
be smiling like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak/gülmek
be smiling like a cheshire cat v. sinsi sinsi gülmek
be smiling like a cheshire cat v. ağzı kulaklarında olmak
be smiling like a cheshire cat v. ağzı kulaklarına vararak gülmek
be smiling like a cheshire cat v. otuz iki dişini göstererek gülmek
be smiling like a cheshire cat v. sırıtıyor olmak
stay smiling v. pozitif kalmak
stay smiling v. gülümsemeye devam etmek
stay smiling v. moralini bozmamak
smiling like a cheshire cat expr. ağzı kulaklarına vararak gülme
Speaking
I couldn't help smiling expr. kendimi gülümsemekten alamadım
why are you smiling? expr. neden gülümsüyorsun?
I don't feel like smiling expr. canım gülümsemek istemiyor
whatever happens just keep smiling expr. ne olursa olsun gülümse
I can't stop smiling I can't lie to you expr. yüzüme bir gülümseme oturdu yalan yok
Technical
smiling curve n. gülen eğri
smiling curve n. gülümseme eğrisi