Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
profit maximization
sweep clean
benalaksil
adapté
electrode arms
Spotted sicklefish
end trimming
night guard
brown rice
tracheary elements
balance box
Southern Boobook
e%2Fa (gitmek)
pólice
clientèle
stationary machine
shoe scraper
subject field
station carburant
dynamic penetrometer
spontaneous activity
tek telli devre
have gone
puerta de librillo
incrustations salines
some place
Historia
Frases
Significados de
"some place"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
some other place
n.
başka bir yer
2
General
some other place
n.
bir başka yer
3
General
go to (some place) very often
v.
yol etmek
4
General
sail from some place to some place else
v.
yelken açmak
5
General
immigrate to some place from some place
v.
bir yerden başka bir yere göç etmek
6
General
immigrate into some place from some place
v.
bir yerden başka bir yere göç etmek
7
General
receive something from some place
v.
bir yerden bir şey almak
8
General
beam someone up (to some place)
v.
birisini bir yere ışınlamak
9
General
bed down some place
v.
gece uyuyacak bir yer bulmak
10
General
bed down some place
v.
bir yerde uyumak
11
General
commute from some place
v.
(bir yerden/evden vb) işe gelmek
12
General
come home from some place
v.
(bir yerden) eve gelmek/dönmek
13
General
depart from some place
v.
bir yerden ayrılmak
14
General
depart for some place
v.
bir yere gitmek için ayrılmak
15
General
dock at some place
v.
iskeleye demirlemek
16
General
eject someone from some place
v.
birini bir yerden atmak/çıkarmak
17
General
embark for some place
v.
(bir yere gitmek için) yola çıkmak
18
General
emigrate from some place to some place
v.
bir yerden başka bir yere göç etmek
19
General
come home from (some place or something)
v.
(bir yerden/şeyden) evine dönmek
20
General
come home from (some place or something)
v.
(bir yerden/şeyden) eve gelmek
21
General
in some other place
adv.
başka bir yerde
Phrasals
22
Phrasals
hail from (some place)
n.
(bir yerden) gelmek
23
Phrasals
hail from (some place)
n.
(bir yer) kökenli olmak
24
Phrasals
hail from (some place)
n.
(bir yerli) olmak
25
Phrasals
ask someone into (some place)
v.
birisini içeriye davet etmek
26
Phrasals
ask someone in (some place)
v.
birisini içeriye davet etmek
27
Phrasals
bar someone from some place
v.
birisinin bir yere girmesini engellemek
28
Phrasals
bar someone from some place
v.
birisinin bir yere girişini engellemek
29
Phrasals
barge in to some place
v.
paldır küldür girmek
30
Phrasals
barge in to some place
v.
(kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
31
Phrasals
barge in some place
v.
birden içeri dalmak
32
Phrasals
barge in some place
v.
(kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
33
Phrasals
barge in to some place
v.
birden içeri dalmak
34
Phrasals
barge in some place
v.
paldır küldür girmek
35
Phrasals
breeze in to some place
v.
içeriye dalıvermek
36
Phrasals
breeze out of some place
v.
sıvışmak
37
Phrasals
breeze in to some place
v.
içeriye dalmak
38
Phrasals
breeze out of some place
v.
hızla kaçmak
39
Phrasals
retrieve someone from some place
v.
birisini bir yerden almak
40
Phrasals
bundle someone off to some place
v.
birisini bir yere göndermek
41
Phrasals
call someone over (to some place)
v.
birisini çağırmak
42
Phrasals
cast something back some place
v.
bir şeyi bir yere geri atmak
43
Phrasals
cross over into some place
v.
(sınırdan vb geçerek) bir yere girmek
44
Phrasals
drop up (some place)
v.
(kuzeyde/daha yüksek bir yerde) bir yeri ziyaret etmek
45
Phrasals
hurl someone out of some place
v.
birilerini bir yerden atmak/kovmak
46
Phrasals
invite someone into some place
v.
birini içeri buyur etmek
47
Phrasals
invite someone into some place
v.
birini içeri davet etmek
48
Phrasals
lay over in some place
v.
bir yerde duraklamak/durmak
49
Phrasals
lead back to some place
v.
bir yerin dönüş yolu olmak
50
Phrasals
leave for some place
v.
bir yere gitmek için yola çıkmak
51
Phrasals
leave for some place
v.
bir yere gitme için (bir yerden) ayrılmak
52
Phrasals
mail something from some place
v.
posta ile birine bir yerden bir şey göndermek
53
Phrasals
migrate (from some place) (to some place)
v.
(bir yerden başka bir yere) göç etmek
54
Phrasals
move (from some place) (to some place)
v.
bir yerden başka bir yere taşınmak
55
Phrasals
move to some place
v.
bir yere taşınmak
56
Phrasals
order someone out of some place
v.
birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek
57
Phrasals
pipe something into some place
v.
boru ile taşımak/iletmek
58
Phrasals
bustle about some place
v.
bir yere koşturmak
59
Phrasals
carry someone into some place
v.
birini bir yere taşımak
60
Phrasals
chase someone (or an animal) in(to) some place
v.
kovalayarak bir yere sokmak
61
Phrasals
chuck someone out of some place
v.
birini yaka paça dışarı atmak
62
Phrasals
clear something from some place
v.
bir yerden bir şeyleri kaldırmak/temizlemek/toplamak
63
Phrasals
clear someone out of some place
v.
birilerini dışarı çıkarmak
64
Phrasals
cross from some place to some place
v.
bir yerden bir yere geçmek
65
Phrasals
cross over into some place
v.
(sınırı/köprüyü/nehri vb geçerek) bir yerden bir yere geçmek /gitmek
66
Phrasals
draw something out of some place
v.
bir yerden bir şeyi çekip çıkarmak
67
Phrasals
haul something from some place (to some place)
v.
bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
68
Phrasals
haul something (from some place) to some place
v.
bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
69
Phrasals
hound someone out (of something or some place)
v.
kovalayarak atmak/kovmak
70
Phrasals
hound someone from some place
v.
kovalayarak atmak/kovmak
71
Phrasals
chase someone out of some place
v.
kovalayarak atmak/kovmak
72
Phrasals
block (someone or something) in some place
v.
birinin geçiş yolunu tıkamak
73
Phrasals
bring someone or something in(to) some place
v.
birini bir yere getirmek/içeri almak
74
Phrasals
bring someone over from some place
v.
birini (yakın veya uzak bir yerden) getirmek
75
Phrasals
usher someone into some place
v.
(konser/sinema vb) birini bir yere getirmek
76
Phrasals
usher someone into some place
v.
birine bir yere kadar eşlik etmek
77
Phrasals
uproot something from some place
v.
(çiçeği/bitkiyi) -den sökmek
78
Phrasals
usher someone or something out of some place
v.
birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek
79
Phrasals
leave for some place
v.
(belirli bir yere gitmek üzere) yola çıkmak
80
Phrasals
send someone over to some place
v.
birini bir yere göndermek
81
Phrasals
take something into some place
v.
bir yere bir şey getirmek
82
Phrasals
sweep out of some place
v.
bir yerden hızla çıkmak
83
Phrasals
race someone to some place
v.
'e kadar yarışmak
84
Phrasals
ride to some place
v.
(bisikletle/atla vb) bir yere gitmek
85
Phrasals
repatriate someone to some place
v.
birini (ülkesine vb) geri göndermek
86
Phrasals
run out of some place
v.
hızla/koşarak çıkmak
87
Phrasals
sign someone out of some place
v.
(kayıt defterine vb) birinin çıkışını/ayrılışını not etmek/yazmak
88
Phrasals
ticket someone for some place
v.
birine bir yere gitmesi için bilet vermek
89
Phrasals
chase someone away from some place
v.
birini bir yerden defetmek/kovmak
90
Phrasals
chase someone away from some place
v.
birinin bir yerden gitmesini sağlamak
91
Phrasals
flush someone out of some place
v.
saklandıkları yuvalarından çıkartmak
92
Phrasals
track something (mud etc) into some place
v.
bir yere çamurlu ayakkabılarıyla girmek
93
Phrasals
pull in(to some place)
v.
arabayı bir yere sürmek/çekmek
94
Phrasals
race someone to some place
v.
biriyle bir yere kadar yarışmak
95
Phrasals
remember someone from some place
v.
birini bir yerden hatırlamak/anımsamak
96
Phrasals
run out of some place
v.
bir yerden kaçmak
97
Phrasals
run out of some place
v.
bir yerden tüymek
98
Phrasals
sail for some place
v.
-e yelken açmak
99
Phrasals
sail for some place
v.
-e yola çıkmak
100
Phrasals
sign someone out of some place
v.
birinin çıkışını/ayrılışını kaydetmek
101
Phrasals
sleep over (with someone) (some place)
v.
başkasında uyumak
102
Phrasals
creep out of some place furtively
v.
bir yerden sinsice çıkmak
103
Phrasals
slink out of some place
v.
bir yerden sinsice çıkmak
104
Phrasals
slope down (to something or some place)
v.
aşağıya doğru uzanmak
105
Phrasals
slip off (to some place)
v.
sıvışmak
106
Phrasals
snug down (some place)
v.
bir yere kurulmak/oturmak
107
Phrasals
stagger into some place
v.
bir yere sendeleyerek girmek
108
Phrasals
stagger out of some place
v.
bir yerden sendeleyerek çıkmak
109
Phrasals
stampede in(to some place)
v.
panikle bir yere kaçışmak
110
Phrasals
start back (to some place)
v.
(bir yere geri dönmek için) yola çıkmak
111
Phrasals
start off from some place
v.
bir yerden yola çıkmak/koyulmak
112
Phrasals
starve someone out of some place
v.
birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak
113
Phrasals
steal out of some place
v.
sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak
114
Phrasals
steam out (of some place)
v.
(buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak
115
Phrasals
start from some place
v.
bir yerden yola çıkmak
116
Phrasals
throw someone out of some place
v.
birini bir yerden dışarıya atmak
117
Phrasals
winter over (some place)
v.
bir yerde kışı geçirmek
118
Phrasals
winter over (some place)
v.
bir yerde kışlamak
119
Phrasals
winter over (some place)
v.
kışı bir yerde geçirmek
120
Phrasals
leave from some place
v.
bir yerden hareket etmek/ayrılmak
121
Phrasals
route (someone or something) around (something or some place)
v.
problemli bölgeye girmeyip etrafından geçecek şekilde yönlendirmek
122
Phrasals
route (someone or something) around (something or some place)
v.
yan/tali yola yönlendirmek
123
Phrasals
book someone through (to some place)
v.
rezervasyon yaptırmak
124
Phrasals
book someone through (to some place)
v.
biletini almak
125
Phrasals
book someone through (to some place)
v.
yer ayırtmak
126
Phrasals
burst in (to some place)
v.
odaya pat diye girmek/dalmak
127
Phrasals
burst in (to some place)
v.
içeri dalmak
128
Phrasals
put (one) out of (something or some place)
v.
(birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
129
Phrasals
put (one) out of (something or some place)
v.
(birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
130
Phrasals
burst in (to some place)
v.
birden/kapıyı çalmadan/münasebetsizce içeri girmek
131
Phrasals
run by (some place)
v.
(bir yere) uğramak/gidip gelmek/girip çıkmak
132
Phrasals
run by (some place)
v.
kısa süreliğine (bir yerde) durmak
133
Phrasals
come on into (some place)
v.
kibarca içeri girin demek
134
Phrasals
come on into (some place)
v.
içeri buyurun demek
135
Phrasals
come on into (some place)
v.
buyurun demek
136
Phrasals
come on into (some place)
v.
(içeri) buyurmaz mısınız demek
137
Phrasals
come on into (some place)
v.
'-e gelsenize demek
138
Phrasals
conduct (someone or something) into (some place)
v.
(birini ya da bir şeyi bir yere) götürmek
139
Phrasals
conduct (someone or something) out of (some place)
v.
(birini ya da bir şeyi bir yerden) çıkarmak
140
Phrasals
conduct (someone or something) out of (some place)
v.
(birini ya da bir şeyi bir yerden) dışarı götürmek
141
Phrasals
conduct (someone or something) into (some place)
v.
(birini ya da bir şeyi bir yere) yöneltmek
142
Phrasals
carry in (some place)
v.
(kapalı bir yere) götürmek
143
Phrasals
carry in (some place)
v.
(bir şeyin içine) koymak
144
Phrasals
carry (someone or something) over to (some place)
v.
(bir şeyin yanına) götürmek
145
Phrasals
carry (someone or something) over to (some place)
v.
(bir yere kadar) taşımak
146
Phrasals
carry someone or something into some place
v.
(kapalı bir yere) götürmek
147
Phrasals
carry into (some place)
v.
(kapalı bir yere) götürmek
148
Phrasals
carry in (some place)
v.
(bir yere) taşımak
149
Phrasals
carry someone or something into some place
v.
(bir yere) taşımak
150
Phrasals
carry someone or something into some place
v.
(bir şeyin içine) koymak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of some place
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy