some place - Turco Inglés Diccionario

some place

Significados de "some place" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
some other place n. başka bir yer
some other place n. bir başka yer
go to (some place) very often v. yol etmek
sail from some place to some place else v. yelken açmak
immigrate to some place from some place v. bir yerden başka bir yere göç etmek
immigrate into some place from some place v. bir yerden başka bir yere göç etmek
receive something from some place v. bir yerden bir şey almak
beam someone up (to some place) v. birisini bir yere ışınlamak
bed down some place v. gece uyuyacak bir yer bulmak
bed down some place v. bir yerde uyumak
commute from some place v. (bir yerden/evden vb) işe gelmek
come home from some place v. (bir yerden) eve gelmek/dönmek
depart from some place v. bir yerden ayrılmak
depart for some place v. bir yere gitmek için ayrılmak
dock at some place v. iskeleye demirlemek
eject someone from some place v. birini bir yerden atmak/çıkarmak
embark for some place v. (bir yere gitmek için) yola çıkmak
emigrate from some place to some place v. bir yerden başka bir yere göç etmek
come home from (some place or something) v. (bir yerden/şeyden) evine dönmek
come home from (some place or something) v. (bir yerden/şeyden) eve gelmek
in some other place adv. başka bir yerde
Phrasals
hail from (some place) n. (bir yerden) gelmek
hail from (some place) n. (bir yer) kökenli olmak
hail from (some place) n. (bir yerli) olmak
ask someone into (some place) v. birisini içeriye davet etmek
ask someone in (some place) v. birisini içeriye davet etmek
bar someone from some place v. birisinin bir yere girmesini engellemek
bar someone from some place v. birisinin bir yere girişini engellemek
barge in to some place v. paldır küldür girmek
barge in to some place v. (kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
barge in some place v. birden içeri dalmak
barge in some place v. (kapıyı vb. çalmadan) lappadak girmek
barge in to some place v. birden içeri dalmak
barge in some place v. paldır küldür girmek
breeze in to some place v. içeriye dalıvermek
breeze out of some place v. sıvışmak
breeze in to some place v. içeriye dalmak
breeze out of some place v. hızla kaçmak
retrieve someone from some place v. birisini bir yerden almak
bundle someone off to some place v. birisini bir yere göndermek
call someone over (to some place) v. birisini çağırmak
cast something back some place v. bir şeyi bir yere geri atmak
cross over into some place v. (sınırdan vb geçerek) bir yere girmek
drop up (some place) v. (kuzeyde/daha yüksek bir yerde) bir yeri ziyaret etmek
hurl someone out of some place v. birilerini bir yerden atmak/kovmak
invite someone into some place v. birini içeri buyur etmek
invite someone into some place v. birini içeri davet etmek
lay over in some place v. bir yerde duraklamak/durmak
lead back to some place v. bir yerin dönüş yolu olmak
leave for some place v. bir yere gitmek için yola çıkmak
leave for some place v. bir yere gitme için (bir yerden) ayrılmak
mail something from some place v. posta ile birine bir yerden bir şey göndermek
migrate (from some place) (to some place) v. (bir yerden başka bir yere) göç etmek
move (from some place) (to some place) v. bir yerden başka bir yere taşınmak
move to some place v. bir yere taşınmak
order someone out of some place v. birine dışarıya çıkmasını söylemek/emretmek
pipe something into some place v. boru ile taşımak/iletmek
bustle about some place v. bir yere koşturmak
carry someone into some place v. birini bir yere taşımak
chase someone (or an animal) in(to) some place v. kovalayarak bir yere sokmak
chuck someone out of some place v. birini yaka paça dışarı atmak
clear something from some place v. bir yerden bir şeyleri kaldırmak/temizlemek/toplamak
clear someone out of some place v. birilerini dışarı çıkarmak
cross from some place to some place v. bir yerden bir yere geçmek
cross over into some place v. (sınırı/köprüyü/nehri vb geçerek) bir yerden bir yere geçmek /gitmek
draw something out of some place v. bir yerden bir şeyi çekip çıkarmak
haul something from some place (to some place) v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
haul something (from some place) to some place v. bir şeyi bir yerden başka bir yere sürüklemek/taşımak
hound someone out (of something or some place) v. kovalayarak atmak/kovmak
hound someone from some place v. kovalayarak atmak/kovmak
chase someone out of some place v. kovalayarak atmak/kovmak
block (someone or something) in some place v. birinin geçiş yolunu tıkamak
bring someone or something in(to) some place v. birini bir yere getirmek/içeri almak
bring someone over from some place v. birini (yakın veya uzak bir yerden) getirmek
usher someone into some place v. (konser/sinema vb) birini bir yere getirmek
usher someone into some place v. birine bir yere kadar eşlik etmek
uproot something from some place v. (çiçeği/bitkiyi) -den sökmek
usher someone or something out of some place v. birine (bir yerden çıkarken) eşlik etmek
leave for some place v. (belirli bir yere gitmek üzere) yola çıkmak
send someone over to some place v. birini bir yere göndermek
take something into some place v. bir yere bir şey getirmek
sweep out of some place v. bir yerden hızla çıkmak
race someone to some place v. 'e kadar yarışmak
ride to some place v. (bisikletle/atla vb) bir yere gitmek
repatriate someone to some place v. birini (ülkesine vb) geri göndermek
run out of some place v. hızla/koşarak çıkmak
sign someone out of some place v. (kayıt defterine vb) birinin çıkışını/ayrılışını not etmek/yazmak
ticket someone for some place v. birine bir yere gitmesi için bilet vermek
chase someone away from some place v. birini bir yerden defetmek/kovmak
chase someone away from some place v. birinin bir yerden gitmesini sağlamak
flush someone out of some place v. saklandıkları yuvalarından çıkartmak
track something (mud etc) into some place v. bir yere çamurlu ayakkabılarıyla girmek
pull in(to some place) v. arabayı bir yere sürmek/çekmek
race someone to some place v. biriyle bir yere kadar yarışmak
remember someone from some place v. birini bir yerden hatırlamak/anımsamak
run out of some place v. bir yerden kaçmak
run out of some place v. bir yerden tüymek
sail for some place v. -e yelken açmak
sail for some place v. -e yola çıkmak
sign someone out of some place v. birinin çıkışını/ayrılışını kaydetmek
sleep over (with someone) (some place) v. başkasında uyumak
creep out of some place furtively v. bir yerden sinsice çıkmak
slink out of some place v. bir yerden sinsice çıkmak
slope down (to something or some place) v. aşağıya doğru uzanmak
slip off (to some place) v. sıvışmak
snug down (some place) v. bir yere kurulmak/oturmak
stagger into some place v. bir yere sendeleyerek girmek
stagger out of some place v. bir yerden sendeleyerek çıkmak
stampede in(to some place) v. panikle bir yere kaçışmak
start back (to some place) v. (bir yere geri dönmek için) yola çıkmak
start off from some place v. bir yerden yola çıkmak/koyulmak
starve someone out of some place v. birini aç bırakarak bir yerden çıkmaya zorlamak
steal out of some place v. sinsice bir yerden kaçmak/sıvışmak
steam out (of some place) v. (buhar gücü ile çalışan gemi) bir yerden çıkmak
start from some place v. bir yerden yola çıkmak
throw someone out of some place v. birini bir yerden dışarıya atmak
winter over (some place) v. bir yerde kışı geçirmek
winter over (some place) v. bir yerde kışlamak
winter over (some place) v. kışı bir yerde geçirmek
leave from some place v. bir yerden hareket etmek/ayrılmak
route (someone or something) around (something or some place) v. problemli bölgeye girmeyip etrafından geçecek şekilde yönlendirmek
route (someone or something) around (something or some place) v. yan/tali yola yönlendirmek
book someone through (to some place) v. rezervasyon yaptırmak
book someone through (to some place) v. biletini almak
book someone through (to some place) v. yer ayırtmak
burst in (to some place) v. odaya pat diye girmek/dalmak
burst in (to some place) v. içeri dalmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
burst in (to some place) v. birden/kapıyı çalmadan/münasebetsizce içeri girmek
run by (some place) v. (bir yere) uğramak/gidip gelmek/girip çıkmak
run by (some place) v. kısa süreliğine (bir yerde) durmak
come on into (some place) v. kibarca içeri girin demek
come on into (some place) v. içeri buyurun demek
come on into (some place) v. buyurun demek
come on into (some place) v. (içeri) buyurmaz mısınız demek
come on into (some place) v. '-e gelsenize demek
conduct (someone or something) into (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yere) götürmek
conduct (someone or something) out of (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yerden) çıkarmak
conduct (someone or something) out of (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yerden) dışarı götürmek
conduct (someone or something) into (some place) v. (birini ya da bir şeyi bir yere) yöneltmek
carry in (some place) v. (kapalı bir yere) götürmek
carry in (some place) v. (bir şeyin içine) koymak
carry (someone or something) over to (some place) v. (bir şeyin yanına) götürmek
carry (someone or something) over to (some place) v. (bir yere kadar) taşımak
carry someone or something into some place v. (kapalı bir yere) götürmek
carry into (some place) v. (kapalı bir yere) götürmek
carry in (some place) v. (bir yere) taşımak
carry someone or something into some place v. (bir yere) taşımak
carry someone or something into some place v. (bir şeyin içine) koymak