somon - Turco Inglés Diccionario

somon

Significados de "somon" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
somon salmon n.
Salmon can also be farmed in many parts of the world.
Somon dünyanın birçok yerinde yetiştirilebilmektedir.

More Sentences
General
somon tan n.
Marine Biology
somon atlantic salmon n.

Significados de "somon" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
somon füme smoked salmon n.
General
somon rengi salmon pink n.
somon rengi salmon color n.
somon rengi salmon n.
somon balığı salmon n.
somon pembesi salmon pink n.
somon çağlayanı salmon falls n.
somon balığı yağı salmon oil n.
kral somon balığı quinnat salmon n.
somon eti salmon n.
somon rengi otter [obsolete] n.
yavru somon olmak smolt v.
Idioms
meşale ışığında somon mızraklamak burn the water v.
Technical
somon rengi salmon color n.
somon tuğla salmon brick n.
Dyeing
somon rengi anatto n.
somon rengi arnatto n.
somon rengi anatta n.
somon rengi arnatta n.
somon rengi arnotto n.
somon rengi arnotta n.
somon rengi terra orellana n.
somon rengi anato n.
somon rengi annatto n.
somon renginde salmon adj.
Medical
somon kalsitonin somon calcitonine n.
somon kalsitonini somon calcitonin n.
Food Engineering
füme somon smoked salmon n.
füme somon balığı smoked salmon n.
dumanlanmış somon balığı smoked salmon n.
Gastronomy
somon balığı ızgara broiled salmon steak n.
somon fileto salmon fillet n.
somon poşe poached salmon n.
somon füme nova salmon n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova scotia salmon n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova salmon n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova lox n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova style salmon n.
somon füme nova scotia lox n.
somon füme nova n.
somon füme nova style salmon n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova scotia lox n.
somon füme nova lox n.
az tuzla hafifçe salamura edilmiş ve tütsülenmiş somon balığı nova n.
somon füme nova scotia salmon n.
genellikle tuz, biber, dereotu ve iskandinavya'ya özgü alkollü bir içecekle kurutulan somon gravadlax n.
genellikle tuz, biber, dereotu ve iskandinavya'ya özgü alkollü bir içecekle kurutulan somon gravlaks n.
genellikle tuz, biber, dereotu ve iskandinavya'ya özgü alkollü bir içecekle kurutulan somon gravlax n.
hamurunda somon balığı kullanılan ekmek salmon loaf n.
rulo biçimli ince somon dilimi cornet n.
ince somon rulosu cornet n.
Chemistry
somon yumurtasının sarısında bulunan bir madde ichthulin n.
Marine Biology
kızıl somon sockeye salmon n.
kızıl somon onchorynchus nerka n.
kızıl somon red salmon n.
kızıl somon blueback salmon n.
kızıl somon sockeye n.
somon balığı danube salmon n.
somon balığı hucho hucho n.
somon balığı huchen n.
kral somon chinook salmon n.
kral somon chinook n.
kral somon king salmon n.
somon balığı salmon fish n.
kral somon balığı tchawytcha n.
dişi balık (ringa veya somon) raun [scottish] n.
somon, alabalık, vb. balıkların yaptığı yumurtlama yuvası redd n.
yeni yavrulamış erkek somon balığı redfish n.
abd'nin new england bölgesindeki ve kanada'nın güneydoğusundaki göllerde yaşayan somon balığı türü lake salmon (salmo salar) n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı sockeye n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı nerka (oncorhynchus nerka) n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı red salmon n.
kral somon tyee n.
kral somon tyee salmon n.
henüz yumurta sarısına bağlı durumdaki yavru somon alevin n.
atlantik okyanusunun kuzey kıyılarında bulunan yağlı pembe eti olan bir somon atlantic salmon (salmo salar) n.
yeni yumurtlamış somon baggit [uk] n.
yumurtlamayan somon baggit n.
pembe somon humpback salmon (oncorhynchus gorbuscha) n.
pembe somon humpbacked salmon (oncorhynchus gorbuscha) n.
pembe somon humpback (oncorhynchus gorbuscha) n.
göç etmemiş genç erkek somon jack n.
yumurtadan yeni çıkmış ve genelde kötü durumda olan somon balığı kelt n.
bir somon balığı türü keta (oncorhynchus keta) n.
erkek somon ve denizalası balıklarının üreme mevsimi sırasında ve hemen sonrasında aldıkları isim kipper n.
ömrünün son evresinde spermleri bırakmak için tatlı sulara dönen erkek somon balığının alt çenesinde oluşan çıkıntı kipe n.
kuzeybatı amerika'nın göllerine özgü, deniz ile bağlantısı olmayan uzak sularda yaşayan bir kızıl somon kokanee (oncorhynchus nerka kennerlyi) n.
ömrünün son evresinde spermleri bırakmak için tatlı sulara dönen erkek somon balığının alt çenesinde oluşan çıkıntı kype n.
yeni yumurtlamış bir dişi somon blackfish n.
büyük okyanus'un batısına özgü, eti değerli bir somon balığı masu (oncorhynchus masou) n.
kuzey yarımküredeki soğuk göllere özgü somon veya alabalık benzeri soğuk su balıklarının eti whitefish n.
beş yaşında somon half-fish n.
bir tür somon winninish n.
kral somon quinnat n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon blue jack n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon coho salmon n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon cohoe n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon coho n.
galler'de görülen bir tür somon bluepoll (salmo cambricus) n.
yavru somon balığı hepper n.
yavru somon botcher n.
yavru somon brandling n.
enine siyah şeritli aşamada olan yavru somon veya par branlin n.
tuna nehri'nde yaşayan büyük bir somon huch n.
tuna nehri'nde yaşayan büyük bir somon huch n.
tuna nehri'nde yaşayan büyük bir somon salmo hucho n.
tuna nehri'nde yaşayan büyük bir somon salvelinus hucho n.
üç yaşındaki somon balığı mort n.
somon balığı huso n.
kolumbiya nehri ve kaliforniya'ya özgü bir somon chouicha n.
denizden ikinci kez dönen somon gerlind n.
erkek somon balığı gibfish [dialect] [uk] n.
erkek somon balığı gib fish [dialect] [uk] n.
kışı denizde geçirdikten sonra tatlı suya dönen yavru somon grilse n.
kızıl somon, kral somon ve gümüş sombalığı gibi pasifikte yaşayan çeşitli balıkları içeren bir cins genus oncorhynchus n.
kızıl somon, kral somon ve gümüş sombalığı gibi balıkları içeren bir cins onchorynchus n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı oncorhynchus nerka n.
kızıl somon, kral somon ve gümüş sombalığı gibi pasifikte yaşayan çeşitli balıkları içeren bir cins oncorhynchus n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı sockeye salmon n.
kırmızı etli ve besin kaynağı olarak değerlendirilen bir pasifik somon balığı blueback salmon n.
oncorhynchus cinsi somon balığı pink salmon n.
büyük okyanus'a özgü olup soluk pembe eti bulunan somon balıklarına verilen ad pink salmon n.
yumurtadan yeni çıkmış somon pink [uk] n.
büyük okyanus'a özgü bir somon balığı pink n.
kışı denizde geçirdikten sonra tatlı suya dönen yavru somon salmon peal n.
küçük somon salmonet n.
kışı denizde geçirdikten sonra tatlı suya dönen yavru somon salmon peel n.
pasifik okyanusu'na özgü bir somon coho n.
(somon harici) balık yavrusu parr n.
somon, ringa, sazan ve yayın balıklarını içeren balık takımı physostomi n.
yumurtlamış dişi somon shedder n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon silver n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon silversides n.
kuzey pasifik kıyılarında görülen küçük bir somon silverfish n.
küçük somon skirling [dialect] [uk] n.
japonya'ya özgü bir somon skowitz n.
üreme hücrelerini aktarmış somon slat [ireland] n.
yumurtlamış somon slat [ireland] n.
henüz tatlı sudan denize göç etmiş olan genç somon balığı smelt [uk] n.
yavru somon smout n.
yavru somon smowt n.
yavru somon balığı sprag n.
kuzey amerika'ya özgü kıymetli bir somon spring n.
tatlı suya yeni dönmüş (anadrom somon) fresh-run adj.
Zoology
somon benzeri tatlı su balığı gwyniad n.
bir tür somon balığı bluecap n.
değerli bir sofra ve av balığı olan, thymallus cinsi çeşitli somon benzeri balıklara verilen ad grayling n.
avustralya ve tazmanya'ya özgü, prototroctes cinsi somon benzeri bir balık grayling n.
somon ve alabalıklarda bakteriden kaynaklı ülseratif bir hastalık furunculosis n.
Fishery
somon avında kullanılan katamaran trow [dialect] n.