sonbaharda - Turco Inglés Diccionario

sonbaharda

Significados de "sonbaharda" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
sonbaharda in the autumn adv.
We will be discussing these proposals in the autumn.
Bu teklifleri sonbaharda tartışacağız.

More Sentences
sonbaharda in the fall adv.
HPIV-2 infections occur more commonly in the fall.
HPIV-2 enfeksiyonları sonbaharda daha sık görülür.

More Sentences

Significados de "sonbaharda" con otros términos en diccionario inglés turco: 78 resultado(s)

Turco Inglés
General
hayvanları ilkyaz yaylaya çıkarıp sonbaharda yayladan indirme transhumance n.
sonbaharda düzenlenen oktoberfest benzeri çeşitli festivallere verilen ad octoberfest n.
sonbaharda meydana gelen autumn adj.
yazın ve sonbaharda görülen estivo-autumnal adj.
yazın ve sonbaharda görülen (sıtma) estivo-autumnal adj.
Idioms
baharda ileri, sonbaharda geri spring forward, fall back expr.
Tourism
sonbaharda değişen yaprak renklerini görmek için ormanlık yerlere seyahat etme leaf peeping n.
Technical
sonbaharda ekilen pancar fall-planted beets n.
Pathology
yaz ve sonbaharda meydana gelen, ciddi kramp, ishal ve kusma ile kendini gösteren akut bir bağırsak enfeksiyonu cholera morbus n.
yazın ve sonbaharda görülen (sıtma) aestivo–autumnal adj.
yazın ve sonbaharda görülen aestivo–autumnal adj.
Gastronomy
hindistan'ın bazı bölgelerinde sonbaharda yetişen bir siyah çay autumnal tea n.
Biology
yaz sonu ve sonbaharda genellikle ağaç köklerinde yetişen yenebilir bir mantar honey fungus (armillariella mellea) n.
yaz sonu ve sonbaharda genellikle ağaç köklerinde yetişen yenebilir bir mantar honey mushroom n.
Zoology
birçok omurgasız hayvan tarafından sonbaharda yumurtlanıp kış koşullarında hayatta kalan bir yumurta winter egg n.
Botanic
kalp şeklindeki yapraklarını dökmeyen sonbaharda morumsu olan çiçek galax n.
sonbaharda kırmızı-turuncuya dönüşen mavi-yeşil yapraklı, gri kabuklu büyük bitki american hornbeam (carpinus caroliniana) n.
gümüş mavi yapraklı, sonbaharda sarı çiçekler açan bir çalı chamisa (ericameria nauseosa) n.
ilkbahar ve sonbaharda çiçek açan bir süs vişnesi all saints' cherry (prunus cerasus semperflorens) n.
parlak mavi-siyah meyveleri olan sonbaharda kırmızı yapraklarını döken tırmanıcı bir çalı black bearberry n.
parlak mavi-siyah meyveleri olan sonbaharda kırmızı yapraklarını döken tırmanıcı bir çalı alpine bearberry n.
parlak mavi-siyah meyveleri olan sonbaharda kırmızı yapraklarını döken tırmanıcı bir çalı mountain bearberry n.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü sonbaharda yaprakları kırmızıya dönen yaprak döken bir çalı american barberry (berberis canadensis) n.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü sonbaharda yaprakları kırmızıya dönen yaprak döken bir çalı allegheny barberry n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki wire grass n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki little bluestem n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki schizachyrium scoparium n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki broom beard grass n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki prairie grass n.
alplerde yetişen, siyah veya mavi-siyah meyveleri olan, sonbaharda yaprak döken tırmanıcı bir çalı black bearberry n.
alplerde yetişen, siyah veya mavi-siyah meyveleri olan, sonbaharda yaprak döken tırmanıcı bir çalı alpine bearberry n.
alplerde yetişen, siyah veya mavi-siyah meyveleri olan, sonbaharda yaprak döken tırmanıcı bir çalı alpine bearberry (arctostaphylos alpina) n.
abd'ye sonradan getirilen, sarı çiçekleri sonbaharda açan bir avrupa bitkisi arnica bud (scorzoneroides autumnalis) n.
abd'ye sonradan getirilen, sarı çiçekleri sonbaharda açan bir avrupa bitkisi autumn hawkbit n.
abd'ye sonradan getirilen, sarı çiçekleri sonbaharda açan bir avrupa bitkisi fall dandelion n.
abd'ye sonradan getirilen, sarı çiçekleri sonbaharda açan bir avrupa bitkisi leontodon autumnalis n.
kayın ağacının sonbaharda zemine düşen yemişleri beech mast n.
sonbaharda yaprakları kırmızıya dönen, kırmızı meyveli bir kuzey amerika çalısı berberis canadensis n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki kochia scoparia n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki summer cypress n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki fire bush n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki fire-bush n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki bassia scoparia n.
amerika'ya özgü sonbaharda yetişen kırmızı bir elma çeşidi wealthy n.
kestane kabağı ve bal kabağı türlerinden olup sonbaharda olgunlaşan sert kabuklu çeşitli kabaklar winter squash plant n.
kabakgiller familyasından olup sonbaharda olgunlaşan yenilebilir sarı-turuncu etli çeşitli meyveler winter squash n.
kuzey amerika'ya özgü yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki wiregrass n.
kuzey amerika'ya özgü yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki wire grass n.
abd'ye özgü, fothergilla cinsinden olup ilkbaharda beyaz sonbaharda kırmızı-turuncu çiçekleri olan yavaş büyüyen çalı witch alder n.
abd'ye özgü, fothergilla cinsinden olup ilkbaharda beyaz sonbaharda kırmızı-turuncu çiçekleri olan yavaş büyüyen çalı fothergilla n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki mexican fireweed n.
avrasya'ya özgü, sonbaharda kızıl- mor renge bürünen çok dallı bir bitki mexican fire plant n.
abd'nin güneydoğusuna özgü, huni şeklinde pembe lekeli beyaz çiçekleri ve sonbaharda kırmızıya dönen parlak yeşil yaprakları bulunan bir bitki oconee bells (shortia galacifolia) n.
yaprakları sonbaharda morumsu kırmızıya dönen bir avrasya bitkisi fire-bush n.
yaprakları sonbaharda morumsu kırmızıya dönen bir avrasya bitkisi firebush n.
parlak mavi-siyah meyveleri olan sonbaharda kırmızı yapraklarını döken tırmanıcı bir çalı arctostaphylos alpina n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki andropogon scoparius n.
parlak mavi-siyah meyveleri olan sonbaharda kırmızı yapraklarını döken tırmanıcı bir çalı bearberry n.
kuzey amerika'da yetişen yaprakları sonbaharda soluk bronz renge dönen dayanıklı bir bitki beard grass n.
sonbaharda çiçek açan late-blooming adj.
sonbaharda çiçek açan fall-blooming adj.
sonbaharda çiçek açan autumn-flowering adj.
sonbaharda çiçek açan fall-flowering adj.
sonbaharda çiçek açan autumn-blooming adj.
sonbaharda çiçek açan late-flowering adj.
sonbaharda olgunlaşan (bitki) late-ripening adj.
Agriculture
sonbaharda veya kış başında olgunlaşan, amerika'ya özgü, kırmızı şeritli elma çeşidi northern spy n.
sonbaharda ekilen bir tür çavdar winter rye n.
sonbaharda ekilip takip eden ilkbaharda veya yaz başında hasat edilen buğday winter wheat n.
bir önceki baharda yeni sürülmüş olan çayırı sonbaharda ikinci kez sürmek backset v.
sonbaharda toplanan autumnal adj.
sonbaharda üretilen autumnal adj.
sonbaharda olgunlaşan autumnal adj.
baharda veya yaz başında hasat edilmek için sonbaharda ekilen (ekin) winter adj.
Breeding
hayvanları baharda yaylaya çıkarıp sonbaharda yayladan indirmek transhume v.
Religious
(eski yunan'da) sonbaharda diyonysos onuruna düzenlenen ve yunan dramasının ortaya çıktığı rivayet edilen dini festival dionysia n.
Geography
sonbaharda yaşanan aşırı sıcak dönem saint martin's summer n.
sonbaharda yaşanan aşırı sıcak dönem saint luke's summer n.